KAYGUSUZ ABDAL


Beylerimiz elvan gülün üstüne
Ağlar gelir şahım Abdal Musaya
Urum Abdalları postun eğnine
Bağlar gelir şahım Abdal Musaya

Urum Abdalları gelir dost deyi
Eğnimizde aba hırka post deyi
Hastaları gelir derman isteyi
Sağlar gelir şahım Abdal Musaya

Hintten bezirganlar gelir yayınır
Pişer lokmaları açlar doyunur
Bunda aşıkları gelir soyunur
Erler gelir şahım Abdal Musaya

Meydanında dara durmuş gerçekler
Çalınır koç kurbanlara bıçaklar
Döğülür kudüm açılır sancaklar
Tuğlar gelir şahım Abdal Musaya

Her matem ayında kanlar saçarlar
Uyandırıp Hak çerağın yakarlar
Demine Hu deyip gülbang çekerler
Nurlar gelir şahım Abdal Musaya

İkrarıdır koçyiğidin yuları
Muannidi çeksem gelmez ileri
Akpınarın yeşil gölün suları
Çağlar gelir şahım Abdal Musaya

Alim almış Züfikarı destine
Sallar durmaz Yezidlerin kasdına
Tümen tümen gene Alinin üstüne
Sırlar gelir şahım Abdal Musaya

Benim bir isteğim vardır Kerimden
Münkir bilmez evliyanın sırrından
Kaygusuzum ayrı düştüm Pirimden
Ağlar gelir şahım Abdal Musaya



Bir kaz aldım ben karıdan
Boynu da uzun borudan
Kırk abdal karnın doyuran
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kaza verdik birkaç akça
Eti kemiğinden pekçe
Ne kazan kaldı ne kepçe
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kaz değilmiş bu be azmış
Kırk yıl Kafdağında gezmiş
Kanadın kuyruğun düzmüş
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kazı koduk bir ocaga
Uçtu gitti bir bucağa
Bu ne haldir Hacı Ağa
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın kanadı selki
Dişi koyun emmiş tilki
Nuh Nebiden kalmış belki
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın ayağı sarı
Kemiği etinden iri
Sağlık ile satma karı
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kazımın kanadı ala
Var yürü git güle güle
Başımıza kalma bela
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Suyuna biz saldık bulgur
Bulgur Allah deyi kalgır
Be yarenler bu ne haldır
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Sekizimiz odun çeker
Dokuzumuz altın yakar
Kaz kaldırmış başın bakar
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz

Kaygusuz Abdal nidelim
Aht ile vefa güdelim
Kaldırıp postu gidelim
Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz



Cümle kaplumbağalar
Kanatlanmış uçmaya
Kertenkele derilmiş
Kırım suyun içmeye

Kelebek ok yay almış
Ava şikara çıkmış
Domuzlan korkutur
Ayı başlar kaçmaya

Ergenenin köprüsü
Susuzluktan bunalmış
Edirne minaresi
Eğilmiş su içmeye

Allahımın dağında
Üç bin balık kışlamış
Susuzluktan bunalmış
Kağnı ister göçmeye

Leylek koduk doğurmuş
Ovada zurna çalar
Balık kavağa çıkmış
Söğüt dalın biçmeye

Çekirge buğday ekmiş
Manisa ovasına
Sivrisinek derilmiş
Irgat olup biçmeye

Bir sinek bir devenin
Çekmiş budun koparmış
Salınıban seğirtir
Bir yâr ister koçmaya

Bir aksacık karınca
Bir batman tuz yüklenmiş
Gah yorgalar gah seker
Şehre gider satmaya

Domuz düğün eylemiş
Ayıya kızın vermiş
Maymun sındı getirmiş
Kaftan gömlek dikmeye

Deve hamama girmiş
Dana dellallık eder
Susığrı natır olmuş
Nöbet ister çıkmaya

Kaygusuz'un sözleri
Hindistan'ın kozları
Bunca yalan söyledin
Girer misin uçmağa