EMRAH


Sabahtan uğradım ben bir fidana
Dedim mahmur musun dedi ki yok yok
Ak elleri boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır söyledi yok yok

Dedim inci nedir dedi dişimdir
Dedim kalem nedir dedi kaşımdır
Dedim on beş nedir dedi yaşımdır
Dedim daha var mı söyledi yok yok

Dedim ölüm vardır dedi aynımda
Dedim zulüm vardır dedi boynumda
Dedim gül memeler dedi koynumda
Dedim ver ağzıma söyledi yok yok

Dedim Erzurum nen dedi ilimdir
Dedim gider misin dedi yolumdur
Dedim Emrah nendir dedi kulumdur
Dedim satar mısın dedi ki yok yok



Dedim dilber didelerin işlenmiş
Dedi çok ağladım sel yaresidir
Dedim dilber yanakların dişlenmiş
Dedi zülfüm değdi tel yaresidir

Dedim dilber lebin şeker bal olmuş
Dedi bugün bana başka hal olmuş
Dedim ak gerdanın al olmuş
Dedi çiçek soktu gül yaresidir

Dedim dilber Emrah aklımı aldın
Dedi şu cihanda beni mi buldun
Dedim dilber niçin sararıp soldun
Dedi çekticeğim dil yaresidir



Ağalar gurbetten geldim
Gel diyen güzelim gitmiş
Bir daha saz atmam ele
Sallanıp gezenim gitmiş

Aynasın verin dizine
Sürmeler çeksin gözüne
Siyah zülfün mah yüzüne
Tarayıp düzenim gitmiş

İçmişem ezel şarabı
Yine kavuştum Yarâbbi
Destinde aşkın kitabı
Okuyup yazanım gitmiş

Bir daha içmenem bade
Sırrımı vermenem yade
Uçtu gövel kaldı yade
Çöllerde gezenim gitmiş

Emrahım ben de varırsam
Düşmandan hayıf alırsam
Vadem yeter ben ölürsem
Kabrimi kazanım gitmiş



Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez

Yüğrüktür bizim atımız
Yardan atlattı zatımız
Gurbet elde kıymetimiz
Ya bilinir ya bilinmez

Bahçenizde nar ağacı
Kimi tatlı kimi acı
Gönüldeki dert ilacı
Ya bulunur ya bulunmaz

Deryalarda olur bahri
Doldur da ver içim zehri
Sunam gurbet elin kahrı
Ya çekilir ya çekilmez

Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz



Şu karşıki karlı dağlar
Pare pare duman şimdi
Sevişmesi bir hoş amma
Ayrılması yaman şimdi

Gülün çevresi har m'ola
Çektiğim ahu zar m'ola
Aceb beni arar m'ola
Ol kaşları keman şimdi

Arasam yari bulurum
Yoluna serim veririm
Bir kez görmesem ölürüm
Gör neyledi zaman şimdi

Emrahi kapıya çıkar
Çıkar da yollara bakar
Aşıkı odlara yakar
Boyu uzun fidan şimdi