HATAYİ


Önüme bir çığır geldi
Bir ucu var şar içinde
Attarları dükkân açmış
Her ne dersen var İçinde

Gir dükkâna pazar eyle
Hışmı yenip hazer eyle
Aya güne nazar eyle
Ay Muhammed nur içinde

Ay Ali'dir gün Muhammed
Öç yüz altmış altı âyet
Balıklardır suya hasret
Çarhı döner göl içinde

Kudretinden verdi balı
Bahanesi oldu arı
Men kılarım âh ü zarı
Arı inler bal içinde

Can Hatayi'm adın hezar
Aynımızda ak yazılar
Talipler pirin arzular
Bülbül oynar gül içinde

Gevherin geçmeyen yerde
Satma kardaş kerem eyle
La'l taşını çay taşına
Katma kardaş kerem eyle

Gördün bir yerde âşinâ
Her ne dersen öz başına
Yol taşını yol kuşuna
Atma kardaş kerem eyle

Gördünse bir yerde rakib
Neylersin yüzüne bakıb
Münkiri katara cekib
Yedme kardaş kerem eyle

Firdevs güllerinden misin
İmam kullarından mısın
Ali oğulundan mısın
Gitme kardaş kerem eyle

Hatayi'm çağırır ere
Dünya böyle gelmiş zira
Arif okun abes yere
Atma kardaş kerem eyle



Vücûdum şehrin seyr edüb gezerim
Didar ile mahabbete aşk olsun
Hemen bir nesnede kaldı nazarım
Didar ile mahabbete aşk olsun

Aşkın cûş eyledi geçti serimden
Artup gelür mahabbetin nurundan
Niyazımız budur Gani kerimden
Didar ile mahabbete aşk olsun

Kudret kandilinden attı dâneyi
İndi levhi üzre tuttu binayı
Cünbüşe getüren çerh-i fenayı
Didar ile mahabbete aşk olsun

Fil yükün yükletme karınca çekmez
Dürlü reyhan çoktur gül gibi kokmaz
Dünya malın versen bize gerekmez
Didar ile muhabbete aşk olsun

Yücelerde olur ol hümâ kuşu
Dostun mahabbettîr âşıka işi
Pîrim Hatayî'dir cümlenin başı
Didar ile mahabbete aşk olsun



Karşıki karlıca dağı gördün mü
Yoldurmuş eyyamın eriyüb gider
Akan sulardan sen ibret aldın mı
Yüzünü yerlere seriyüb gider

Kadirsin hey ulu şahım kadirsin
Her nereye baksam anda hazırsın
Üstümüzde dört köşeli çadırsın
Cüm|emizi birden bürüyüb gider

Sıra sıra gelen ol ulu kuşlar
Sırlı olur yakmaz anı güneşler
Evvel ezel meyva veren ağaçlar
Anlar da kalmayub çürüyüb gider

Derindir bizim deryamız boylanmaz
Bin bir-kelâm desem, biri anlanmaz
Kişi ikrarsız yulara bağlanmaz
Yuları koynunda yürüyüb gider

Şah Hatayi'm söyler sözü özünden
Dervişlerin sakınuptur gözünden
Olur olmaz münkirlerin sözünden
Esriyib gönlümüz farıyıb gider



Mü'min müslim gelin seyran edelim
Muhammed Ali'nin göçü geliyor
Keselim ciğeri biryân edelim
Muhammed Ali'nin göçü geliyor

Men de bellü deyem anın ucunu
Nur ile doldurmuşlardır içini
Cennete doğru çekerler göçünü
Muhammed Ali'nin göçü geliyor

Nura gark olmuş Fatma ana'nın saçı
Al yeşil bezenmiş cennetin içi
Sevdiğini almış çekiyor göçü
Muhammed Ali'nin göçtü geliyor

Yanı sıra yüz bin evliya bile
Mü'min müslim ana devaha ine
Kubbesinin üstü güvercin kona
Muhammed Ali'nin göçü geliyor

Ali Muhammed'dir Muhammed Ali
Devah eder ana cümlenin varı
Alemler serveti anlar Hatayi
Muhammed Ali'nin göçü geliyor



Şah-ı mordan kullarıyız
Kolayına iş değilüz
Kanaat ile yürürüz
İllâ tokuz aç değilüz

Evliya gönlümüz aldı
Kalbimiz nur ile doldu
Gözlerimiz didar gördü
Cennete muhtaç değilüz

Evvel biziz ahır biziz
Heman leyl ü nehar biziz
Gül açılmış bahar biziz
Yaz oldu biz kış değilüz

Binlerden kırklara erdik
Tarikat evinde durduk.
Yedilerden haber verdik
Öçlerdeniz hiç değilüz

Şah Hatayi'm göçür göcün
Dünyayı terk etmek içün
Sızdık eridik Hak içün
Altun olduk tunç değilüz



Şah Hatayı yeri göğü yaradan
Men akdan okudum bilmem karadan
Sürün çıksın hal bilmezi aradan
Mümin müslim al rengine boyandır