BEŞ DENİZ YAYLASINDA DOĞUŞ
IV. Anadolu'daki Çocukluk
2.Osmanlılara Özgü Kuruluş Üstünlükleri

    Buraya kadar üzerinde durulan özellikler, Bazı Anadolu bölgesinde kurulan Türkmen beyliklerinin hemen hemen tümü için geçerlidir. Bu yüzden, Osmanlıları güçlü kılan ve büyük, uzun ömürlü bir imparatorluk kurmalarını sağlayan başka ve Osmanlılara özgü özellikler ortaya konmalıdır.
    Bunların başında coğrafya öğesi gelir. Osmanlılar, Bizans'la, yani Hıristiyan dünya ile sınırdaş bir yerde kuruldular. Bunun en önemli sonucu, Osmanlıların "kâfire" karşı Müslüman davasını yürüten bir "Gazi topluluğu" haline gelerek Müslüman dünyada büyük prestij sağlamalarıdır. Bu prestijlerinin hakkını da vermesini bildiler; hâlâ göçebe değerlerle doluydular ve Türk savaşçılarının savaşma yeteneklerine sahiptiler. Dolayısıyla, "kâfire" karşı önemli bir davanın en başta gelen savunucuları oldular.
İkinci olarak, devletin kurucusu olan Osman'ın, askeri fetihlerin meyvelerini etkin bir siyasal yapı biçimine dönüştürmesindeki başarısı, Osmanlı beyliğini öteki Anadolu beyliklerinden ayıran önemli bir üstünlük sayılabilir. Kurucu Osman, iyi bir asker olduğu kadar iyi bir yöneticiydi; akıllı, sakin; sabırlr ve etkileyici kişilikliydi. İnanmış bir Müslümandı ve adaşı Halife Osman gibi ilk Müslüman önderlerin saf dinsel hevesi ile doluydu (Hammer, I, 1983: 77-8). Taraftarları kendisine çok bağlı olup, bölünmemiş kişisel hükümranlığa sahipti. Bunların sonucu olarak, Osmanlılar, Selçuklu beyliklerinin çoğundaki hanedanlık çatışmalanndan uzak, birleşik bir beylik olarak doğdular. Kısaca, siyasal yapılan güçlüydü (Kinross, 1977: 25).
    Osmanlılann bir başka üstünlüğü, daha önceki Müslüman-Arap fetihlerinin yarattığı imgenin aksine, Osmanlıların düşmanlanna, yani Hıritiyan Avrupa halklanna, dinsel bağnazliktan uzak bir biçimde bakmalarıdır. Osmanlılarda kural olarak Hıristiyanların zorla Müslümanlaştırılmaları yoktu. Komşu oldukları Bizans'ı, bu son Roma İmparatorluğu'nu yakından inceleyip, onların yönetim yeteneklerinden ve deneylerinden yararlandılar. Üstelik, Bizans'ın merkezi otoritesi bozulunca, güvenlikleri kalmayan ve vergi yükü altında ezilen Bizans halkının bir kısmı Osmanlı tabiyetine geçti ve Osmanlı yaşamına uyum gösterdi; dinler arası evlilik yaygınlaştı (Kinross, 1977: 26). Dolayısıyla, Osmanlıların Hıristiyan halklarla ilişkisindeki bu toplumsal hoşgörü, devletin kuruluşunun önemli üstünlüklerinden biri oldu.
    Belirtilmesi gereken bir başka nokta da, yine coğrafya özelliğine bağlı olarak, Osman Gazi'ye bağlananların aynı zamanda ek ekonomik avantaj da sağlamalarıydı. Ganimetin, tutsak ticaretinin ve at yetiştiriciliğinin yanısıra, Osmanlı beyliği, önemli Konya-İstanbul kervanyolu üzerinde bulunuyordu {Itzkowitz, 1972: 11). Bütün bu özellikleri üzerinde toplayan Osmanlılar, Asya ile Avrupa, göçebelik ile yerleşiklik öğelerini biraraya getirmişler ve dünyaya bakışlarında pragmatik, daha doğudaki beyliklerin katı kültürel ve toplumsal sınırlamalarından uzak bir devlet oluşturmuşlardır. Kısacası onlar, Bizans'ı miras olarak alabilecek ve dönüştürebilecek bir toplum kurmuşlardı (Kinross, 1977: 26).
    Osmanlılar; dört büyük uygarlığın, dört büyük askeri ve siyasal gücün bıraktığı boşluğun ortasında kuruldular ve dolayısıyla bu dört güç boşluğun tam sınırlarının içini dolduracak kadar genişleyecekleri, en az onların gücüne erişebilecek bir devlet kuracakları, belki de daha başlangıcında belliydi. Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasından doğan boşluğu Bizans, Arap devletlerinin yıkılmasından doğan boşluğu da Selçuklular doldurmuştu. Şimdi Selçuklu ile Bizans'ın yıkılmasından doğan geniş güç boşluğunu Osmanlılar dolduruyordu.


| BEŞ DENİZ
YAYLASINDA DOĞUŞ
IV. Anadolu'daki Çocukluk
1.Anadolu'da Üstünlük
| BEŞ DENİZ
YAYLASINDA DOĞUŞ
IV. Anadolu'daki Çocukluk
3. Türkler ve Bizans
|