NEJAT GÜLEN
ŞANLI
BAHRİYE
Nejat Gülen, Şanlı Bahriye (Türk Bahriyesinin İkiyüz Yıllık Tarihçesi 1773-1973)



Kapak
Birinci Baskıya Önsöz
İkinci Baskıya Önsöz

I. Bölüm
MODERN TÜRK
BAHRİYESİNİN KURULUŞU
1. Giriş
2. Yelken Devri
3. Osmanlı Devleti'nde Yelken Devri Gemi Tipleri
4. Osmanlı Devleti'nde İlk Deniz Hareketleri
5. Çeşme Faciası ve Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Mora Ayaklanmaları ve Rusların Akdeniz'e İnme Emelleri,
— Koyun Adaları Muharebesi,
— Çeşme Faciası,
— Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın Faaliyetleri.
6. İlk Eğitim Hareketleri ve 1773'de Bahriye Okulunun Kuruluşu

II. Bölüm
III. SELİM DÖNEMİ (1789-1807)
1. 1789'da Ülkenin Genel Durumu
2. Bahriyede Islahat
3. 3. Selim Dönemi Gemileri
4. Dış İlişkiler
5. İngiliz Donanması İstanbul'a Hücum Ediyor
6. III. Selim Tahttan İndiriliyor
7. Bahriye Okulu ve Küçük Hüseyin Paşa

III. Bölüm
II. MAHMUT DÖNEMİ (1807-1839)
1. Devrimci Padişah
2. Bahriye'de Reform Çabaları
3. 1821, 1822 Yıllarında Mora, Sisam, Sakız Olayları
4. Navarin Faciası
5. Tersane, Donanma ve Personel Durumu
6. İlk Modern Gemiler
7. II. Mahmut Dönemi Gemileri
8. İlk Buharlı Gemi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İlişkiler
9. Bahriye Okulu'nun Durumu

IV. Bölüm
TANZİMAT DÖNEMİ
VE KIRIM HARBİ (1839-1861)
1. Dönemin Önemli Olayları
2. Firari Ahmet Fevzi Paşa'nın Donanmayı Mısır'a Kaçırması
3. Genel Olarak Bahriye'de Yapılan Islahat
4. Buharlı Gemi Devri Başlıyor
5. Sivil denizcilik Örgütleri
6. Kırım Harbi
7. Kırım Harbi Arifesinde İstanbul
8. Sinop Baskını
9. Sivastapol Savaşı
10. Destan Gemiler
11. Bahriye Okulunun Durumu

V. Bölüm
ABDÜLAZİZ DÖNEMİ (1861-1875)
1. Donanma Tutkunu Padişah
2. Abdülaziz'in Fransa ve İngiltere Gezileri
3. Abdülaziz Dönemi Gemileri
4. Abdülaziz'in Tahttan İndirilişi
5. Bahriye Okulunun Durumu
VI. Bölüm
MAKİNELİ GEMİLER
VE MODERN SİLAHLAR
1. İlk Makineli Gemiler
2. Makineli Savaş Gemileri
3. Ağaç Tekneden Demir Tekneye ve Zırhlıya Geçiş
4. Savaş Gemilerindeki Büyük Gelişme
5. Mayın ve Torpidonun Gelişimi
6. Denizaltının Gelişimi
7. İlk Türk Denizaltıları
8. 1860-1914 Dönemi Savaş Gemisi Tipleri

VII. Bölüm
ABDÜLHAMİT DÖNEMİ (1875-1908)
1. Abdülhamit'in Kişiliği
2. Abdülhamit'in İlk Saltanat Yılları
3. Abdülhamit Donanmayı Niçin Haliç'e Hapsetti?
4. Girit Sorunu ve 1897 Osmanlı-Yunan Harbi
5. Donanmanın Haliç'ten Çıkış Fiyaskosu
6. Yeni Gemiler Alınışı ve Abdülhamit Dönemi Gemileri
7. Ertuğrul Faciası
8. Bahriye Okulunun Durumu

VIII. Bölüm
BAHRİYEDE YABANCI UZMANLAR VE BAZI ÖNEMLİ PAŞALAR, ALBAYLAR
A- Bahriyede Yabancı Uzmanlar
— Jan Baptiste Benoit
— Baron de Totte
— Sir Adolphus Slade
— Hobart Paşa
— Henry Felix Woods
— Amiral Buckham
— Amiral Douglas Gamble
— Amiral Williams
— Amiral Limpus
— Amiral Souchon
B- Bazı Önemli Paşalar, Albaylar
— Cezayirli Gazi Hasan Paşa
— Abdullah Ramiz Paşa
— Çengeloğlu Tahir Paşa
— Firari Ahmet Paşa
— Hacı Ahmet Vesim Paşa
— Morali Eyüp Arif Paşa
— Ateş Mehmet Paşa
— Kayserili Ahmet Paşa
— Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa
— İngiliz Sait Paşa
— Hasan Rami Paşa
— Süleyman Faik Paşa
— Hüseyin Hüsnü Paşa
— Arif Hikmet Paşa
— Osman Paşa
— Mehmet Raşit Paşa
— Albay Hüseyin Rauf Bey (Orbay)
— Albay Ramiz Numan
— Albay Tahir Burak

IX. Bölüm
MEŞRUTİYET
VE SONRASI (1908-1914)
1. Meşrutiyetin İlânında Donanmamızın Durumu
2. Donanma Cemiyeti
3. Barbaros ve Turgut Reis Zırhlılarının Satın Alınışı
4. Padişah Mehmet Reşat'ın Gemi Gezileri
5. Reşadiye ve Sultan Osman Dretnotlarının İngiltere'ye Siparişi ve İngilizlerin Bu Gemilere Elkoyması
6. İtalyan Savaşları - Trablus ve 12 Adanın Kaybı
7. Balkan Harbi Felaketi
8. Balkan Harbinde Donanma
9. İmroz ve Mondros Muharebeleri
10. İmroz ve Mondros Muharebelerinde Yenilginin Muhasebesi
11. Balkan Harbinde "Kötü Yönetim" Tartışmaları
12. Destan Gemi Hamidiye Akdeniz'de
13. Babıâli Baskını
14. Şarköy Çıkartması
15. Edirne'nin Düşmesi, Barbaros ve Turgut Reis Zırhlılarının Çatalca'daki Savaşları
16. Meşrutiyet Döneminde Bahriye Okulu

X. Bölüm
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE MÜTAREKE DÖNEMİ (1914-1920)
1. Savaşa Giriyoruz
— Fenerbahçe Futbol Takımı Rusya'da
— Goeben ve Breslau Kruvazörlerinin Gelişi
— Savaş Başlıyor
— Savaşın Başında Gemilerimiz
2. Çanakkale Savaşları
— Çanakkale Geçilmez
— 18 Mart 1915 Zaferi
— Mayınların Yerleştirilmesi
— Düşman Zırhlıları Batıyor
3. Çanakkale'de Deniz Savaşları
— Donanmamızın Durumu
— Muavenet-i Milliye Muhribi İngilizlerin Goliath Zırhlısını Batırıyor
4. Marmara'da Denizaltı Savaşları
— Denizaltı Savaşları
— Boğazı İlk Geçme Girişimleri, Saphire ve E-15 Denizaltılarının Batışı
— Sultanhisar Torpidobot'unun AE-2 Denizaltısını Batırışı
— Fransızların Başarısızlıkları
— Alman Denizaltılarının Eylemleri
— İngiliz Denizaltılarının Başarıları
— Denizaltı E-11 ve Yüzbaşı Nashmith
— Denizaltı Savaşı Kızışıyor, E-7 ve E-14'ün Saldırıları
— E-l1 Barbaros Zırhlısını Batırıyor
— E-7 ve E-20'nin Batırılışı, Turquoise'ın Esir Alınışı.
5. Karadeniz'de Savaş
— Karadeniz'de Ruslarla Savaş
— Karacılar Yüzünden Batan Gemilerimiz
— Ruslar Yavuz'dan Korkuyor
— Mecidiye Odesa'da Batıyor
— Karadeniz'de Yeni Rus Zırhlıları ve Rusya'da İhtilal
6. İmroz ve Limni Adalarına Baskın
— Limni'de Midilli'nin Batışı, Yavuz'un Yaralanışı
7. Savaş Bitiyor
— Mütareke ve İstanbul'un İşgali
— Donanma Yok Oluyor
— Savaşta Batan Gemilerimiz
8. Birinci Dünya Savaşı'nda ve Mütarekede Bahriye Okulu

XI. Bölüm
KURTULUŞ SAVAŞI VE CUMHURİYET DÖNEMİ
1. Kurtuluş Savaşı Sırasında Donanma'nın Durumu
2. Cumhuriyet'in İlk Yılları
— 1925 Yılı, Bahriye Vekâleti
— İlk Topçu Atışları
— Rize İsyanı
— Şapka Devrimi'nin Donanmadan Başlayışı
3. Bahriye, Fantezi Kuvvet
4. 1928 Yılı ve Atatürk'ün Donanmaya Verdiği Ani Görev
5. İtalya'dan Yeni Muhripler ve Denizaltılar Alınıyor
6. Almanya'dan Denizaltılar Alınıyor
7. 1935-1937 ve İkinci Dünya Savaşı Yılları
- 1936-1937 Yılları
- Montrö Anlaşması
- Niyon Anlaşması
- 1938, ATA'nın Cenaze Töreni
- İkinci Dünya Savaşı Başlıyor
- 1940-1950 Yılları
8. 1950-1973 Yıllarında donanmamız
9. Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'dan Yeni Deniz Harp Okulu'na
10. Şanlı Bahriye

KAYNAKÇA

www.1001Kitap.com





II. Bölüm
III. SELİM DÖNEMİ (1879-1807)
  1. 1789'da Ülkenin Genel Durumu
  2. Bahriye'de Islahat
  3. III. Selim Dönemi Gemileri
  4. Dış İlişkiler
  5. İngiliz Donanması İstanbul'a Hücum Ediyor
  6. III. Selim Tahttan İndiriliyor
  7. Bahriye Okulu ve Küçük Hüseyin Paşa




III. SELİM DÖNEMİ (1879-1807)


    1. 1789'da Ülkenin Genel Durumu

    Devrimci Padişahların en büyüklerinden biri olan III. Selim gerek yönetimde, gerek kara ordusunda ıslahat ile uğraşırken kuşkusuz denizciliğin gelişmesi için de gayret gösterdi.
    III. Selim Fransız İhtilâlinin başladığı 1789'da tahta çıktı ve 1807'de Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu tahttan indirildi. Alemdar Mustafa Paşa'nın Rumeli'den kendisini yeniden tahta çıkartmak için İstanbul'a girdiği sırada isyancılar tarafından öldürüldü ve Alemdar, II. Mahmut'u tahta çıkardı.
    III. Selim'in 18 yıl süren padişahlığı sırasında Rusya, Avusturya, Fransa, İngiltere ile savaşıldı, çeşitli ittifaklar yapıldı. Napolyon Mısır'ı işgal etti, sonra Mehmet Ali Paşa Mısır'a hâkim oldu.
    Nizam-ı Cedit askeri teşkilatı kuruldu, Denizcilikte de bazı İslahat hareketlerine girişildi.
    Reformcu ve aynı zamanda bir bestekâr olan III. Selim, kendisinden sonra gelen II. Mahmut'un büyük reformlarının hemen hepsinin temelini attı.
    Her ne kadar Kasımpaşa'da 1773'de Bahriye Okulu kurulmuş, Tersanede ve okulda yabancı uzmanlar çalıştırılarak Bahriye'de yenilik hareketlerine başlanılmış ise de Çeşme Felâketinden sonra geçen 20 yıl boyunca Bahriyede pek önemli bir değişiklik olmamıştı.
    III. Selim tahta çıktığında kara ordusunun perişanlığı aynen Bahriye'de de mevcuttu. Padişah reformlara girişmek gereğini duyuyor, fakat yerleşmiş bulunan tutucu ve gerici güçler reformlara karşı çıkıyordu. Kaldı ki, denizcilikte belki de herşeye yeniden başlamak gerekti. Denizcilikte eğitimli personelin, teknik bilginin ve sanayiye dayalı modern gemi tezgahlarının gereği kara ordusundan çok daha fazla idi.
    111. Selim iş başına geldiğinde, Deniz ve Kara Mühendis Mektepleri faaliyette idi, ancak Bahriye Okulundan çok uzun yıllar sonra, (Okul Heybeliada'ya taşındıktan sonra), randıman alınmaya başlandı ki, bu sırada III. Selim ve hattâ II'nci Mahmut dönemleri bitmişti.
    III. Selim iş başına geldiğinde, Osmanlı Donanması şu gemilerden oluşuyordu:

    18 adet Kalyon
    24 adet Firkateyn
    6 adet Kırlangıç
    10 adet Şehdiye
    8 adet Şalupe
    24 adet Bülbülce, Çamlıca, Kerpe ve Rum Tırhandili
    Toplam 90 adet gemi

    Kalyonların en büyükleri 600-750 mürettebatlı idi. Diğer gemilerin çoğu 150-250 personele sahipti ve ticaret gemilerinden bozmaydı. Çoğu eski ve bakımsızdı.
    Gemilerin esas subaylardan başka, aylıkçı gemicileri, taşra neferleri vardı. Gemi ustalarının % 95'i, gemicilerin % 75'i, gemici erlerinin yarısı hıristiyan idi. Bunlara bakmak için bir (Ser Aylak) bulunuyordu. Gemilerin mutfağı yoktu. Erat kendi yemeğini geminin güvertesinde yaktığı maltızlarda kendisi pişirirdi.
    Gemi kaptanlıkları rüşvetle alınıp satılıyordu. Gemilerde barut dahil her türlü malzeme, alet edavat çalınıyor, satılıyor, devlet malı açıkça talan ediliyordu.


    2. Bahriye'de İslahat

    III. Selim, Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın yerine önce Giritli Hüseyin Paşayı, 1792'de sütkardeşi ve çocukluk arkadaşı olan Damat Küçük Hüseyin Paşa'yı Kaptan-ı Derya olarak tayin etti.
    Küçük Hüseyin Paşa, Kaptan-ı Deryalıkta 12 yıl kaldı. 45 yaşında öldü. Ege Denizindeki korsanların kökünü kazıdı, Donanmayı ve Tersaneyi İngiliz ve Fransız örneklerine göre, yabancı uzmanların da yardımı ile ıslâha çalıştı. Önce bozulan tersaneyi bir nizamname ile düzen altına aldı, rüşvetle kaptan olmayı önledi, gemi cephanelerini satmak gibi ahlaksızlıklarla mücadele etti.
    Gemiler büyüklük ve küçüklüklerine göre, sonra da Kalyon-Firkateyn ve Şehdiye diye cinslerine göre üç gruba ayrıldı. Her gemiye liyakatli kaptanlar tayin edildi, kaptan ve personelin ücretleri yükseltildi.
    Harp gemilerine mutfak teşkilatı kuruldu, gemi personelinin beraberce yemek yemesi sağlandı, ayrı ayrı yemek pişirme, dışarıdan malzeme getirme usulü kaldırıldı.
    III. Selim ve Küçük Hüseyin Paşa, deniz gücünün ve mektepli denizcinin önemini biliyorlardı.
    1798'de gemi inşaiye sınıfı kuruldu ve Mühendishane-i Berri ile Mühendishane'i Bahri birbirinden ayrıldı.



    III. Selim, gerek kara ve gerek deniz ordusunda reformları gerçekleştirebilmek için yabancı uzmanlardan yardım almanın şart olduğunu anlamıştı.
    III. Selim topçuluk, istihkam, denizcilik ve bunlarla ilgili yardımcı bilim dallarında eğitimin ne kadar önemli olduğunu biliyordu. Eğitim için Fransız uzmanlara bel bağlamıştı. Bahriyede eğitim ve gemi yapımında hep Fransızlardan yardım alınıyordu.
    1798'de Napolyon'un Mısır'a hücum etmesi üzerine Fransızlarla işbirliği bozuldu, tersanedeki Fransız uzmanları memleketlerine döndüler. Ancak bir süre sonra Fransa ile aramız düzeldi. İstanbul'daki Fransız Sefiri General Sebastien bu konuda çok yapıcı rol oynadı.
    III. Selim döneminde, tam bir çöküntü halinde devir alınan donanma ve tersane büyük bir gelişme gösterdi. 1789-1796 yılları arasında, 7 yıl zarfında, 15 tersane ıslâh edilerek Kalyon, Firkateyn inşa edilir hale getirildi ve bu süre içinde tam 45 gemi inşa edildi.
    Bu tersaneler: İstanbul'da Tersane-i Amire, Bodrum, Gemlik, Çanakkale, Midilli, Sinop, Karadeniz Ereğlisi, Limni, Kıbrıs, Kemer, Eflak-Boğdan'da Kalas, Silistire gibi tersanelerdi.
    Gemi İnşa Mühendisi Fransız Le Brun, Jean Baptiste Benoit, İsveçli Klenberg, Lokrinini, Havuz Mühendisi İsveçli Rhode, Fransız Yakom, Venedikli Yüzop, İsveçli Mimar Kalgran, Velson gibi yabancı uzmanlara ilâveten Mimar Kara Yorgi, Anton Dimitri, Noholi Kalfa gibi pek çok yerli Rum ve Mimar İsmail, Çakır Ali, Molla Mustafa, Fidanoğlu Mehmet, Kalash Ali gibi müslüman gemi inşaiyecileri vardı.
    3 ambarlı, 122 toplu, 1200 mevcutlu büyük Selimiye Kalyonu bu dönemde inşa edilmiştir.
    1791'de Hollanda'dan 6 adet harp gemisi satın alınması kararlaştırıldı. Bu, tarihimizde ilk kez bir yabancı devletten harp gemisi satın alma kararı idi. Ancak bu karar gerçekleşemedi.
    III. Selim devrinde tersane ve donanmayı islâh için girişilen faaliyetler, yapılan atılım, Osmanlı Bahriyesinin durumunu Avrupa'nın deniz devletleri düzeyine biraz yaklaşmasını sağladı ise de sorun yine çözülemedi.
    Sorun, personeldi. Gerekli yetenekte ve gerekli sayıda subay, astsubay ve deniz eri olmadıkça denizcilikte problem çözülemezdi. İşin esası eğitimdi.
    Kara Kuvvetlerinde Nizam-ı Cediti bozmak için gericiler, tutucular vargüçleri ile çılışıyorlardı. Padişah, Nizam-ı Cedit askerini kurmuş, yeni düzende karacı askerleri yetiştirmeye başlamıştı. Yeniçeriler ise durumdan hiç memnun değildiler.
    Denize gelince; denizde okullarda eğitim, tersanelerin ıslâhı ve genişletilmesi, yeni gemilerin inşası ile uğraşılıyordu.


    3. III. Selim Dönemi Gemileri

Kalyonlar

Selimiye
Tavusubahri
Heybetendaz
Besaretnuma
Bediinüsret
Arslanıbahri
Şehbazıbahri
Sayyadıbahri
Ejderibahri
Ziveribahri
Pernevinusret
Asarınusret
Kaplanıbahri
Seddülbahir
Fatihibahri
Bahrizafer
Fevzihüda
Hilalizafer
Pers. Sayısı
1200
900
850
850
900
850
850
850
850
700
700
800
800
850
550
750
650
650
Top Sayısı
62
82
76
76
82
76
74
74
74
68
68
74
76
76
60
72
72
66
İnşa Yılı
1796
1798
1796
1796
1797
1794
1793
1793
1793
1796
1793
1793
1799
-
1791
1789
1789
1790
İnşa Edildiği Tersane
İstanbul
İstanbul
Bodrum
Bodrum
İstanbul
İstanbul
Bodrum
Çanakkale
Gemlik
Midilli
Sinop
İstanbul
Rodos
İstanbul
Sinop
İstanbul
Sinop
Bodrum
Firkateynler

Merkenigazi
Şahiniderya
Bedrizafer
Hümayızafer
Şehperizafer
Şevketnüma
Şiarınusret
Nesimizafer
Gazailibahri
Bülheves
Hediyetülmülk
Tizhareket
Ferahnüma
Küşadıbahri
Pers. Sayısı
450
450
450
450
450
450
450
375
375
275
200
200
150
250
Top Sayısı
50
50
50
50
50
50
50
40
40
40
46
32
24
40
İnşa Yılı
1796
1797
1799
1793
1796
1796
1793
1793
1798
1797
1797
1797
-
-
İnşa Edildiği Tersane
İstanbul
K.Deniz Ereğli
Ereğli
İstanbul
Rodos
Limni
Rodos
Rodos
Kemer
Kalas
Sinop
Rodos
Fransa
Fransa
Korvetler

Zaferküşa
Cengaver
Sucaibahri
Saika
Ateşfeşan
Selâbetnüma
Rehberinüsret
Meserretibahri
Rüzgarıbahri
Hediye-i Hakimi Fas
Pers. Sayısı
200
200
200
175
175
160
200
150
120
24
Top Sayısı
26
26
26
26
26
26
26
22
22
İnşa Yılı
1796
1797
1797
1798
1798
1795
1796
1799
1796
İnşa Edildiği Tersane
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Rodos
Rodos
-
Fas Sultanının Hediyesi


    Bu dönemde yapılan en önemli yenilik, 1804 yılında, tersanenin ve donanmanın ıslâhı için özel bir Kanunname çıkartılmasıdır.
    Padişahın çıkarttığı bu kanunname ile bahriyedeki reform hareketleri birtakım yeni esaslara bağlanıyor ve düzenli bir şekilde çalışılması öngörülüyordu. Kanunnamenin en büyük yeniliği, reformlar için gerekli olan paranın nasıl, nereden temin edileceği hususunun tesbit edilmiş olması idi.
    Diğer önemli bir yenilik de Tersane Emirliği'nin kaldırılarak yerine "Umur-u Bahriye Nezareti"nin -Deniz İşleri Bakanlığı- kurulması idi.
    Donanmada görevli olan her sınıf gerek ücret gerek görev ve yetki bakımından düzene sokuldu.
    Gemiler de şu şekilde sınıflandı:

    1- Üç Ambarlı Kalyon
    2- Kalyon
    3- Firkateyn
    4- Küçük Firkateyn
    5- Korvet
    6- Diğer

    1804 Kanunnamesinde eğitime büyük önem verildi. Bahriye Okulunda Fenni Harita, Coğrafya ve Fenni İnşaiye Bölümleri oluşturuldu. Talim gemileri tahsis edildi, Batıda olduğu gibi ciddi eğitim düzenlemelerine girişildi.
    Yeni kurulan Bahriye Nezaretine (Bakanlığına) eski Paris Safiri Moralı Essayid Ali Efendi getirildi. Böylece ilk Bahriye Bakanı Essayid Ali Efendi oldu. Bu kişi 1806 yılına kadar Nazırlık görevini sürdürdü, sonra yerine başka Nazırlar geldi ve en son 1808'de yeniden Bahriye Nazırı oldu.
    Ancak 1808'de patlayan Kabakçı İsyanı hem III. Selim'i, hem de Bahriye Nazırlığını ortadan kaldırdı.


    4. Dış İlişkiler

    III. Selim'in saltanat yılları bir yandan reform yapmak, bir yandan da Rusya, İngiltere, Avusturya ve Fransa gibi devletlerle kâh savaşmak, kâh dostluk içinde yaşamak çabaları ile geçti.
    Osmanlıdan başka üç büyük devlet birbiri ile rekabet halinde idi. Napolyon'un Fransası, Dünyanın bir numaralı deniz gücüne sahip olan İngiltere ve Karadeniz'i kendi gölü haline getirmek, Akdeniz'e inmek çabasında olan Rusya.
    III. Selim'in tahta çıktığı yıl Fransız İhtilâli olmuştu. General Napolyon 1798'de Mısır'ı işgal etmiş, Suriye'ye gelmiş, Akkâ Kalesinde yenilerek 1799'da Fransa'ya dönmüş ve nihayet 1804'de Fransa İmparatoru olmuştu.
    İngilizler daha önce Cebelitarık'ı ele geçirmişlerdi. Hindistan yolunu emniyet altına almak için Akdeniz'de hakimiyet kurmaya çalışıyorlardı. Amiral Nelson, 1798'de, Akdenizdeki Fransız donanmasını yoketmişti.
    Napolyon Mısır'ı kaybetti ve Mısır'da bir Osmanlı Valisi olan Mehmet Ali Paşa hakimiyet kurdu.
    Evvelce, Napolyon'un Mısır'ı işgali üzerine III. Selim Fransa'ya harp ilân etmişti ama, Napolyon memleketine döndükten sonra Fransızlarla Osmanlı arasında herhangi bir çatışma olmamıştı. Birkaç yıl sonra, 1806'da III. Selim Napolyon'un imparatorluğunu tanıdı. 18O5'de, Napolyon'un Deniz Kuvvetleri Trafalgar Deniz Savaşında İngiliz Amirali Nelson tarafından yok edildi.
    Buna karşılık, Napolyon'un Osterliç Zaferini kazanması, Napolyon'un kara ordularının bütün Avrupayı silindir gibi ezmesi, bütün dünyada dehşet yarattı.
    Kara ordularının gücü ve önemi ortadaydı. İngilizler ise denizlere önem veriyorlar, donanmalarının savaş gücünü olabildiğince yükseltiyorlardı.
    1798'de, III. Selim, Napolyon'un ani bir baskınla Mısır'ı ele geçirmesi üzerine İngilizler ve Ruslarla Fransa'ya karşı birleşmek zorunluluğunu duymuştu. Yapılan anlaşmaya göre Ruslar, Osmanlılara 12 savaş gemisinden oluşan bir filo verecekler ve Rus - Osmanlı Birleşik Donanması Akdeniz'de Fransa'nın yerleşmesini, gelişmesini önleyecekti.
    İlk kez Boğazlar Rus savaş gemilerine açıldı ve Amiral Uçakoff komutasındaki bir Rus filosu 5 Eylül 1798'de Beykoz önüne demirledi.
    Rus ve Osmanlı gemileri birlikte Akdeniz'e çıktılar ve Ekim 1798'de Ege'deki yedi Yunan adasından bazılarını işgal ettiler. Bu adaların en büyüğü olan ve Fransızların elinde bulunan Korfu Adası da işgal edildi ve bu adada bulunan 5 Firkateyn ve 11 ufak gemi de ele geçirildi.
    Bu arada Rus Amirali Uçakoff ile İngiliz Amirali Nelson arasında görüşmeler oldu, Mısır'a ve Malta Adasına karşı müşterek hareket etme konuları tartışıldı.
    Ancak 22 Aralık 1799'da Rus Çarı, Amiral Uçakoff'un donanmasını Karadeniz'e çağırdı. Rus Çarı, İngilizlerin Avrupa'nın ve diğer ülkelerin menfaati için değil, sadece kendi çıkarı için hareket ettiklerini düşünüyor ve bu nedenle donanmasını geri çağırıyordu.
    Uçakoff komutasındaki Rus Donanması Temmuz 1800'de Sivastapol'a döndü. Böylece Fransızlara karşı Osmanlı — Rus — İngiliz Birleşik Harekâtı da bitmiş oldu.



    1805 yılında Trafalgar Deniz Savaşı'nda İngiliz Donanması Fransız Donanması'nı yok etti.
    Buna karşılık Napolyon karada Osterliç Zaferi'ni kazanmıştı.
    İngilizlerin Trafalgar Deniz Savaşı'nı kazanmaları çok önemliydi, böylece İngilizler bütün Dünyaya denizlere hâkim olduklarını göstermiş oluyorlardı.
    Kara devletleri ise kara ordularına önem veriyorlardı. Muzaffer Napolyon ordularını her devlet örnek almak istiyordu.
    III. Selim de Napolyonla dostluk kurmaya kalkışmıştı.
    III. Selim, Fransa'nın İstanbul Sefiri General Sebastien'in ricası üzerine Eflâk ve Buğdan'daki Rus taraflısı olarak tanınan Fener Beylerini değiştirdi ve yerlerine Fransız taraftarı Fener Beyleri atadı. Boğazları da Rus gemilerine kapadı.
    Bunun üzerine Ruslar ve İngilizler, Osmanlı Devletine ortaklaşa bir ültimatom verdiler. Bu ültimatomda:
    1- Fransa ile ilişkilerin kesilmesi,
    2- Donanmanın ve Çanakkale istihkâmlarının İngilizlere teslim edilmesi,
    3- Eflâk ve Buğdan'ın Ruslara verilmesi İsteniyordu.
    Osmanlı Devleti bu ültimatomu reddetti. İstanbul'daki İngiliz Büyükelçisi şehri terk edip Çanakkale dışında Bozcaada önünde durmakta olan İngiliz Donanmasına gitti.
    Rus Donanması da Karadeniz'de dolaşıyordu.
    Osmanlı Donanması ise Marmara'da idi, ne Karadeniz'e ne Akdeniz'e çıkamıyordu.
    İstanbul ve Çanakkale Boğazları sadece toplarla korunuyordu. Donanma Boğazları koruyacak güçte değildi.
    Çanakkale Boğazının dışında İngiliz Donanması, İstanbul Boğazının dışında, Karadeniz'de Rus Donanması savaşa hazır bekliyordu.
    Bir ara Rus Donanması Sinop Limanına hücum etmek istedi, liman istihkâmlarından açılan ateşten çekinerek Sivastapol'a döndü. Bir diğer Rus filosu da Trabzon'u işgal etmeye kalkıştı, başaramadı.
    İngiliz Donanması ise, Çanakkale dışında Bozcaada civarında beklemekte idi.


    5. İngiliz Donanması İstanbul'a Hücum Ediyor

    III. Selim, henüz 1804 Kanunnamesinin sonuçlarını alamamıştı. Nizam-ı Cedit taraftarları ve karşıtları arasındaki mücadele sürüyordu, donanmada da gerekli ıslahat yapılamamıştı. Kaptanı Derya Damat Küçük Hüseyin Paşa'nın 1803'de ölümünden sonra bu göreve sıra ile Mehmet Kadri Paşa, Hafız İsmail Paşa, Hacı Salih Paşa getirilmişlerdi. 1807'de Cezayirli Şeydi Ali Paşa ilk kez Kaptanı Derya olmuştu.
    Şeydi Ali Paşa'nın bu ilk Kaptanı Deryalığı döneminde Akdeniz'deki İngiliz Donanmasına ve Karadeniz'deki Rus Donanmasına hiçbir şey yapılamadı, onlar da bize bir şey yapamadılar.
    İstanbul Boğazı çok iyi tahkim edilmişti. Karadeniz'den bir Rus Donanmasının boğazı geçip İstanbul'a kadar gelmesi mümkün değildi.
    Fakat Çanakkale Boğazı öyle değildi. Çanakkale Boğazı evvelce yabancı uzmanların da yardımı ile birkaç kez tahkim edilmiş ise de, bu tahkimat yeterli değildi. İstanbul'da Napolyon'un elçisi olarak bulunan Fransız General Sebastien sadece tahkimatla yetinilmemesini, Boğazda en aşağı 10 gemilik bir kuvvetin bulundurulmasını önermişti. Kaptanı Derya Seyit Ali Paşa ise bu öneriye katılmıyor, İngiliz Donanması Boğazı geçemez diyordu. Fransız General de "Uygun bir rüzgâr bulursa İngiliz Donanması Boğaz'ı pekâlâ geçer" diyordu.
    Çanakkale dışında, Bozcaada önlerinde bekleyen Birinci Amiral Duckwooth, İkinci Amiral Sidney Smith kumandasındaki kapak denilen 8 büyük gemi, 2 korvet, 2 kalyon ve yüzlerce tekneden oluşan İngiliz Donanması ani bir atakla Çanakkale Boğazı'nı geçti. 17 Şubat 1807 bir bayram günüydü. Zaten yetersiz olan topların başındaki asker dağılmıştı, İngiliz gemilerine engel olamadılar. Sadece küçük bir Türk gemisi, aceleyle İstanbul'a gelip İngilizler'in Boğaz'ı geçtiğini haber verebildi.
    Trafalgar deniz savaşını kazanmış olan ünlü İngiliz Donanmasının Marmara'ya girdiği haberi İstanbul'da panik yarattı.
    Şehrin baştanbaşa yanıp, yıkılacağından korkuluyordu. III'ncü Selim de paniğe kapıldı. Divan-ı Hümayun toplandı, İngiliz tekliflerinin kabulü kararlaştırıldı. İngiliz Donanması Marmara'yı geçmiş, Heybeli ile Büyükada arasında demirlemiş duruyordu. İngiliz Amirali İstanbul'a gelmiş, müzakereler başlamıştı.
    Fransız elçisi Sebastien ise iyi bir askerdi. Kara ordusu olmadan donanmanın bir şey yapamayacağını söylüyordu. Aksine, İngilizler kötü durumdaydılar, kendilerini Marmara'ya hapsetmişlerdi. Elçi, müzakereleri uzatmayı, bu arada Çanakkale Boğazı'nı güçlendirip İngiliz Donanmasını Marmara'da esir almayı öneriyordu.
    İngiliz Donanması bir iki kez şehrin önlerine geldi. Bu hareket halkı korkutacağı yerde ters tepki yarattı, korku hiddet ve azime dönüştü. Müslüman, Hıristiyan tüm halk şehri savunmak için hazırlığa girişti.
    İngiliz Donanması Adalardan su almak istediyse de askerler karaya çıkamadılar. Donanma bir ara Kınalıada'ya çıkartma yapmak istedi. Ancak, Haydarpaşa'dan ve Heybeliada'dan gelenlerle birlikte Kınalıada halkı şiddetli bir savunmaya girişti. İngiliz gemileri Kınalıada'yı topa tutmağa mecbur kaldı. Bu arada Türkler İngiliz Amiralinin subay olan oğlunu esir aldılar.

    Adalı balıkçılar, kayıkları ile İngiliz gemilerinin yanına sokuluyor, bunları Rum ateşi ile yakmağa çalışıyor, süratle kaçıp bir koya sığınıveriyordu.
    Özellikle Heybeliadalıların bu konuda yaptığı kahramanlıklar Padişah'ın gözünden kaçmadı ve Heybeliadalılara bu olaydan sonra vergi bağışıklığı tanıdı.
    Hükümet, İngiliz Amirali ile müzakereleri sürüncemede bırakırken Napolyon'dan III. Selim'e bir mektup geldi. Napolyon, İngiliz tekliflerini reddettiği için III. Selim'i kutluyor, yakında yardıma geleceğini bildiriyordu.
    Yedikule'den, Sarayburnu'na kadar olan bölgeye ve Üsküdar sahillerine toplar yerleştirildi. Kaptan-ı Derya Ali Paşa'nın 20 parçalık donanması Beşiktaş önündeydi.
    Müslüman, Hıristiyan tüm ahali, sahillerdeki kayıklara doluşmuş savaşmak için bekliyordu.
    Adalar arasındaki İngiliz gemileri ise yanlarına yanaşan her kayıktan tedirgin oluyor. Sahile yaklaşamıyordu.
    1 Mart 1807 günü İngiliz Amirali ani bir kararla Adalardan yelken açıp İstanbul surlarının önüne geldi. Surların üstü insan doluydu. Halk korkuyu unutmuş, savaşı bekliyordu. Askerler savunma düzenindeydi. İngiliz donanması surların önünde top menziline girmeden birkaç volta vurdu, dolaştı ve sahile yanaşmaya cesaret edemeden halkın yuha sesleri arasında güneye doğru dümen kırıp Adaların arkasından Marmara'ya açıldı, gitti.
    İngiliz Donanması, Çanakkale'yi geçerken çok şiddetli bir topçu ateşiyle karşılaştı, 130 ölü ve 412 yaralı vererek güç halle kendini Akdeniz'e attı.


    6. III. Selim Tahttan İndiriliyor

    III. Selim'in reform hareketleri bir çok kişinin menfaatine halel getiriyordu. Mürteciler, her zaman olduğu gibi devrimlere karşı çıkıyorlar, din elden gidiyor diye feryad ediyorlardı.
    Tutucular, İstanbul'da, Anadolu'da, Rumeli'de, reformların aleyhine vargüçleri ile çalışıyorlardı. Camilerde imamların aracılığı ile "Askere Frenk Elbisesi giydiriliyor, dine, imana aykırı hareket ediliyor, Padişah Allanın emirlerine karşı geliyor" diye propaganda yapılıyordu.
    İngiliz Donanmasının İstanbul önüne gelmesi bile istismar ediliyor, "Padişah yeniçeriliği kaldırmak için İngiliz ve Ruslarla anlaştı, İngiliz Filosu bu anlaşma gereği İstanbul'a geldi, Ruslar da gelecek ve yeniçerilik kaldırılacak" diyorlardı.
    Gericiler, rastladıkları her yeniçeri askerine "Nizam-ı Cedit askeri olup Frenk elbisesi giyer misin?" diye soruyorlar, Yeniçeriler de "Moskof olurum, Nizam-ı Cedit olmam" diye yanıtlıyorlardı.
    Hal böyle iken,
    III. Selim, Anadolu'daki Nizam-ı Cedit Birliğini Rumeli'ye geçirmeye karar verdi ve Birliğe komutan olarak Abdurrahman Paşa'yı tayin etti.
    Sadrazam İsmail Paşa da gerçekte reformlara karşı idi. Edirne'deki yeniçerilere gizlice haber yolladı ve "Abdurrahman Paşa geliyor, hepinizi kılıçtan geçirtecek" diye tahrik etti.
    Padişah, Rumeli'de de Nizam-ı Cedit kurulacağına dair fermanı daha önce bir memur ile Edirne'ye göndermişti.
    Edirne'deki yeniçeriler, fermanı getiren memuru yakalayıp hemen öldürdüler.
    Tarihte (Edirne Vak'ası) diye anılan bu olay isyanın başlangıcı oldu.
    İstanbul Boğazı'ndaki kalelerde bulunan yamaklar mürteciler tarafından "Nizam-ı Cedit elbisesi giyip dinden çıkacaksınız" diye tahrik edildiler ve bütün yeniçeriler Büyükdere Çayırı'nda toplanıp ayaklanmaya karar verdiler. İsyancılar kendi aralarından Kabakçı Mustafa'yı başkan seçtiler. Böylece ünlü "Kabakçı Mustafa İsyanı" başladı. 25 Mayıs 1807. İsyan ertesi gün bütün İstanbul'a yayıldı.
    Padişah, mecburen Nizam-ı Cedit'i lağvettiğini ilân etti. Asiler pek çok reform taraftarı paşa ve devlet adamının kellesini aldıktan sonra padişahı da tahttan indirdiler, yerine IV'cü Mustafa'yı çıkarttılar. 29 Mayıs 1807.
    Bütün ıslâhat, reform ve devrim hareketleri durdu. Ordu ve donanma alt üst oldu. Yetişmiş Bahriye personeli de dağıldı, perişan oldu.


    7. Bahriye Okulu ve Küçük Hüseyin Paşa

    İlk kurulan Hendese Odasının ihtiyacı karşılamaması üzerine, Camialtı civarında birkaç odayı kapsayan yeni bir bina yapılmıştı (1784). Fransa'dan öğretmenler getirtilmiş, ancak Kaptanı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın Bahriye işleri ile eskisi gibi meşgul olmaması üzerine Fransız öğretmenler ülkelerine dönmüşlerdi.
    1789'da III. Selimin tahta çıkması ve özellikle Küçük Hüseyin Paşanın Kaptan-ı Deryalığa getirilmesi üzerine Deniz Kuvvetleri ve Bahriye Mühendishanesi yeniden organize edilmeye başlandı.
    III. Selim Deniz Kuvvetlerinin kadrosu, ikmal işleri, personel durumu konusunda fermanlar çıkartmış, gemi inşasına önem vermiştir. Atama ve yükselmelerde yetenek esas alınmış, belli bir hiyerarşi kurulmuş ve bu hususlar okulun gelişmesinde etkili olmuştur.
    III. Selim, tahta çıktıktan sonra Enderun Ağalarının yetenekli gençlerinden ve evvelce açılmış olan okullarda öğrenimleri yarıda kalmış olanların katılmasıyla Eyüp'de Bahariye yazlığında (Mühendishanei Sultani) adı ile yeni bir okul açılmış ve bunun için de bir kanun çıkararak okulun hoca ve öğrenci kadrosu, yönetimi, öğrenim usulleri, okunacak dersler, kıyafetler ve mezunların tabi olacağı işlemler hakkında hükümler konulmuştur. Tersane Mühendishanesi de bir revizyona tâbi tutulup (Harita ve Seyrisefain) ve (Gemi İnşa) olarak iki kısma ayrılmış ve öğrenci adedi de çoğaltılmıştır. Bu şekilde bir bakıma, sonradan (Mühendishanei Berri) adını alan Mühendishane ile Tersane Mühendishanesi birleştirilmiş olmakla Küçük Hüseyin Paşa, bu birleştirmeye karşı çıkarak 27 Recep 1211 (26 Ocak 1797) tarihli lâyihayı kaleme alıp Sadrazam delaletiyle Padişah'a takdim etmiştir. Bu lâyihada, Mühendishanenin 1776 tarihinden itibaren geçirdiği aşamalar belirtildiktensonra okula yeni bir düzen verilmektedir. Mühendishane'de yeni bir (Gemi İnşa) sınfı açılması yanında 1793 yılından itibaren Tersaneyi modernize etme çabasına girişilmiş, o tarihe kadar Tersanede çalışan sanatkâr ve işçilerin hemen hepsine yol verilerek İstanbul'un en gözde sanatkârları maddi hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayarak Tersaneye alınmıştır. Ayrıca Fransız gemi inşa mühendisleri Le Brun, Jacques Baltbrasarel ile yardımcıları olarak Toussaint Petit ve Jean Baptiste Benoit hizmete alınarak gemi inşa çalışmaları üstün bir seviyede geliştirilmiş ve aynı zamanda da hocalık yapan bu uzmanların gayret ve yardımı ile yetenekli Türk gemi inşa mühendisleri yetiştirilmiştir. Görevlerini en iyi şekilde başaran bu mühendisler 1804'de yurtlarına dönmüşlerdir. Tersanedeki eski ahşap kuru havuzların yerine iki taş havuz ve Toulon limanındaki kuru havuz modeline göre yeni bir havuz yapılması Le Bruns'un Tersane Başmühendisliği sırasında gerçekleştirilmiştir.
    1795'deki revizyonda Tersane Mühendishanesi, yeni bir binaya nakledilmiş, öğrenim ve eğitime bu binada devam edilmiştir. Küçük Hüseyin Paşa'nın 7 Aralık 1803 tarihinde ölümünden sonra Kaptanı Derya'lığa atanan Mehmet Kadri Paşa da okulu geliştirme çabalarını sürdürmüştür. 1805 tarihinde Osman Efendinin Başhoca olduğu dönemde okulda (40) öğrenci bulunmakta, bunlardan (24)ü okulda, (16)sı ise Donanmada öğrenim ve eğitimi yapmakta idi. Okulun harita ve seyrisefain kısmı (3), gemi inşa şubesi ise (4) yıldı.


<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>