RUS ÇARI: VERGİ MÜKELLEFİ ARTIRMAK


    Ruslara bakılırsa, kendi "sömürgeleştirme hareketleri" Batılı güçlerinkiyle karşılaştırılamaz bile. XII. yüzyıldan itibaren, Novgorodlu ve Souzdallı Ruslar, Kama ırmağı ötesine yerleşmek üzere yerleşimciler gönderiyorlardı ve oralarda, Fin-Uygur olan (Ural-Altay dil ailesinden Ural kolu lehçelerini konuşanlar, ç.n.) Mordvalılarla kürk hayvanı avı konusunda ortaklıklar kuruyorlardı. Günümüzde sayıları Estonyalılar kadar olan Mordvalılar, eski İmparatorluk topraklarına en fazla yayılmış olan halktır: Volga üzerinde, Saransk çerçevesindeki özerk Mordva Cumhuriyetinde yaşayan Mordvalılar, eski İmparatorluktaki toplam nüfuslarının yalnızca % 28'i kadardırlar. Bu tam bir asimilasyonun işaretidir.

    Rusların yayılma hareketi Moğol hâkimiyeti altında iki yüzyıl boyunca kesintiye uğramış olsa da, Altın Ordu Devleti'nin yıkılmasının hemen ardından, Kazan'ın Ruslar tarafından alınmasıyla (1552) yeniden başlamıştı.

    Kazan'ın fethi Tatar Devleti'ne son vermişti. Aynı zamanda Rusların Ural dağlarının her iki yakasına yayılmalarının, hatta daha ileriye, bir milyon kilometre kareyi aşan ve Pasifik'e dayanan bir bölgeye, Sibirya'ya uzanmalarının yolunu açmıştı. Kama üzerinde, kuzeyde yapılan ilk atılım, Tatar hâkimiyeti öncesi dönemde yarım kalan ilerlemenin devamıydı. Ana hareket, 1558'de, Stroganov kardeşlerin Çar Korkunç İvan'la bir antlaşma imzalamaları ile başladı; antlaşmayla, kardeşler, topraklarını "Nogaylara ve başka yağmacılara karşı" savunma göreviyle gerçek birer hükümdar oluyorlardı. "Ben, İvan, vatanımızda büyük Perm'e akan Kama Irmağı üzerinde... ülkenin henüz kimseye tahsis edilmemiş olduğunu (...) belirten bir dilekçeyle huzuruma gelen Grigori Stroganov dilekçesini tarafıma sundu. Bölgede yeni bir şehir kurmak, toprakları işlemek, ziraat yapmak, tuzlalarda angarya yoluyla çalıştırılmayacak insanları çağırmak istiyor. Kendisine bu toprağı bağışladım..." (aktaranlar Laran ve Saussay, s. 208).

    Yaptıkları ilk iş, Kama üzerinde Pyskor Manastırı'nı kurarak buraya colonlar yerleştirmek olmuştu. Bundan yüz yıl sonra, 1647'de, bölgede 2004 insan yaşıyordu ve o zamana kadar biçme vergisine tabi olmayan bu insanlar, artık buna tabi hale gelmişlerdi.

    Birkaç yıl sonra, beraberinde 600 adamıyla Ataman Ermak çıkageldi. Stroganov onlara tüfek, top, barut ve kurşun verdi. Ermak Outka ırmağının yukarısına doğru ilerlerken Tiumen'i aldı. Han Huçum, Ermak ve Kazaklarının geldiğini görünce: "Korkmadan yürüyelim, bu dinsizler bize hiçbir ölümcül kötülükte bulunamazlar, çünkü Tanrılar bizden yana..." dedi. Bu sözler üzerine Han'ın adamları bayrama gider gibi savaşa koyuldular, Ataman Ermak ateş emri verdi. Ardından Samoyeler, Ostiaklar egemenlik altına alınarak, zamanın en aranan kürkü olan Sibirya samuru kürkü olarak toplanan ve "yasak" denilen aynı vergiyi ödemek zorunda bırakıldılar. Bölgede başka zenginlikler de vardı: sibirya geyiği, ren geyiği, ayı, tilki, sansar, samur, kunduz ve çok çeşitli tatlısu balıkları... Elde ettiği servet Ermak'ı tarihi bir efsane yapmıştı. Ve bu maceraperest kahraman, Kısa bir süre sonra, çarına altı milyon kilometrekarelik toprak gibi mütevazı bir armağan vermişti.

    Rusların ilerlemesi de kendine özgü ve küçük çaptaydı; bir bakıma Portekizlilerin Ümit Burnu'nu arayışlarına benzetilebilir. Uzakdoğu'da bulunan zenginliklere ulaşabilmek için, Büyük Moğol İmparatorluğundan geriye kalan topraklara girmeden, kuzeyden geçmek gerekiyordu. Portekizlilerin Gine Körfezi'ni geçtikleri 1465 yılında başlayan doğu yönündeki Rus ticari ilerlemesi artık kesintiye uğramayacaktı. Zaten Rus Nikitin'in Hindistan'a ulaşması da 1466 ve 1472 yılları arasında gerçekleşmişti.

    Rus ilerlemesi, çarların başlangıçta bazı tereddütlerine rağmen, üzerlerine kaleler inşa edilmiş bir ırmaktan diğerine sürüyordu. Ob ve İrtiş ırmaklarına 1585'te, Yenisey'e 1628'de, Amur ve Kolima'ya 1640'ta ulaşıldı. Yakutsk kenti 1632'de kuruldu -Montreal'den önce- ve nihayet 1649'da Ruslar Kamçatka'ya vardılar.

    Rus ilerlemesini aradaki Mançurya İmparatorluğu durdurdu (Nerçinsk Antlaşması, 1689). Bir avuç adamla uçsuz bucaksız toprakların alınması, Baltık Denizi'ne ve Karadeniz'e doğru yayılma hareketinin hemen öncesindedir: Azak 1701'de, Livonya 1710'da işgal edildi. Dolayısıyla, Rusların Çin ve Japonya'yla çıkan her türlü sınır anlaşmazlığı konusundaki hassasiyeti daha iyi anlaşılır.




<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>