1820'li yıllar

    Müslümanlarla Ermeniler arasında bir yüzyıl sürmüş savaşımın ciddî biçimde kendini göstermesi, 1827-29 Rus-İran ve Rus-Türk savaşlarında olmuştur. Bu uzun savaşımın temel özellikleri, o ilk savaşta, tümüyle görüldü: Rusların Osmanlı ülkesini istilâ etmesi, Ermenilerin istilâcı yanında yer alması, müslümanlann yüksek sayıya ulaşan ölümleri, müslümanlann göçe zorlanıp sürülmeleri ve müslümanlarla Ermeniler arasında bir defacto [hukuksal dayanağı olmayan, fiilî] nüfus değişimi. 1827-29 savaşlarında, doğuda Rusların Erivan yöresindeki müslümanları sürmesiyle ateşi kıvılcımlanan dev ölçüde bir nüfus değişimi başladı. George Bournoutian, Rus fethinin sonucu olarak Erivan Hanlığında gerçekleşen nüfus değişimiyle ilgili hesaplamaları yapabilmek için, İran ve Rus kaynaklarından yararlanmıştır. Onun Ruslarca yapılmış bir nüfus çalışmasına dayanarak vardığı sonuca göre, Hanlığın müslüman halkından yaklaşık 26 000 kişi (% 30), ya ölmüştü ya da göç etmişti [22]. Bournoutian, ayrıca, 1832'ye gelindiğinde Erivan'a 45 000 Ermeninin yeni göçmüş bulunduğunu belirtmekte ve şöyle demektedir: "Ancak 19. yüzyılın son çeyreğinde, yâni 1855-56'daki ve 1877-78'deki Rus-Türk savaşlarının Osmanlı imparatorluğundan [Erivan yöresine] daha çok Ermeni getirmiş olması üzerinedir ki Ermeniler bu bölgede sağlam bir çoğunluk oluşturabilmişlerdir" [23]. Böylece Ermeni çoğunluğunu oluşturacak bir kitle, şimdi Ermenistan Cumhuriyeti ülkesi olan yöreye geldi; bu çoğunluğu, Ruslar yaratmışlardır. 1827'ye kadar, Erivan yöresi, müslümanların (ağırlığı Türklerden olmak üzere) çoğunlukta bulunduğu, aşağı yukarı bugünkü Ermenistan Cumhuriyetinin ülkesini kapsayan bir İran iliydi. Müslüman nüfusun yok edilmesi ya da göç etme zorunda bırakılması, Rusların, bu yöreyi İran'dan ve Osmanlı imparatorluğundan gelmiş Ermenilerle yeniden nüfuslandırmasına olanak sağlamıştır.

    Anadolunun Ermeni halkından çok sayıda bir kitle, Ruslar 1829'da [savaş sırasında girmiş bulundukları] Anadoludan ayrılırken, onların peşi sıra gitti. Bir tahmin, ayrılanları 90 000 kişi olarak gösteriyor [24]; belki bunda hafifçe abartma vardır, ama verilen sayı [abartma payını düşünerek de yorumlasak] Rus Kafkasyasına hristiyanlarca büyük bir göçün yapıldığını göstermektedir. H. F. B. Lynch, Erzurum ilinden 10 000 Ermeni ailesinin "1829 yılında Türkiyeden ayrılan Rusların peşi sıra gittiğini" ve bunların, yakın zamanda İran'dan [Rusya'ya] göçmüş olan 40 000 Ermeniye katıldığını belirtmektedir [25]. Kırım Savaşı sonrasında, yine çok sayıda Ermeniden oluşan bir göçmenler toplumu, Doğu Anadoludan ayrıldı. Yapılan andlaşma ile, Rusya-Osmanlı imparatorluğu sınırını belirlemek görevi verilmiş Avrupalılar Komisyonu üyeleri, Ermeni köylerini yarı yarıya oturuluyor buldular ve raporlarında, müslümanların, Ermenilere istilâcı Rusların yandaşı gözüyle baktığını söylediler [26].
    Erivan'da olup bitenler, Osmanlı İmparatorluğunun doğu yanında kalmış bulunan müslümanların gözünden kaçmış olamazdı. Doğu Anadolunun köylüleri, kentlileri, [oradaki] savaşlardan etkilenmemiş de olsalar, oraya göçmen akışını elbette farketmişlerdi ve savaşta Rusların yaptıkları ettikleri üzerine anlatılanları duymuşlardı. Gerek Doğu Anadolunun Türkleriyle Kürtleri için, gerek Kafkasyadakiler için, Rusların amaçlarının ne olduğu artık pek açıkça belirginleşmiş olmalıdır.

22] George A. Bournoutian, Eastern Armenia in the Last Decades of Persian Rule, 1807-1828 (A political and Socioeconomic Study of the Khanate of Erivan on the Eve of the Russian Conquest), Malibu, California, 1982, s. 69.
23] Bournoutian, s. 74. Ayrıca s. 39 ve 40'a da bkz. Bournoutian'm incelemesi, Erivan Hanlığındaki durumu Rus fethine kadar ve fetih dönemini de içerir yolda, kusursuz biçimde ve özenle belgelendirilmiş olarak gözden geçirmektedir. Bu yapıt, diğer yandan, o dönemdeki Ermeni-Rus ilişkilerini de kısaca anlatan yararlı bir bölüm içeriyor. Özellikle, Ermenilerin Rusyaya sağladığı askerî yardım konusunda s. 27-29 ve s. 38-40'a; Ruslara karşı Ermenilerin beslediği çeşitli, az çok çelişkili duygular konusunda s. 41 ve 42'ye bkz.
24] "Kendilerine 40 000 [ne? altın para?] bağışlanmış olan 4 000 hristiyan ailesine, ordunun [Rus ordusunun] yanısıra gitme izni verildi ve ayrıca 10 000 aile bu yolu izlediler; böylece Muhammetçi efendilerinin zulmünden kaçarak göçen insanların sayısı 90 000'e ulaşmış oldu" (Tuğgeneral F. Monteith, Kars and Erzeroum: with the Campaign of Prince paskiewitch in 1828 and 1829, London, 1856). Monteith her ne idiyse, herhalde yansız bir tanık değildi; son deyişi de bunu gösteriyor. Başka tahminler için bkz. John F. Baddeley, The Russian Conquest of the Caucasus, London, 1908, s. 222 ve 223.
25] H. F. B. Lynch, Armenia: Travels and Studies. Beyrut, Khayats Reprint, 1965, c. I. asdennadjian (yapıtında s. 308 ve 310'da) kaynak göstermeksizin, Salmas ve Urmiye'den 35 000 Ermeninin gelmiş bulunduğunu hesaplıyor ve 1828-29 savaşından sonra Osmanlı imparatorluğu ülkesinde, Eleşkirt, Bayazit, Kars ve Van'dan 100 000 Ermeninin gelmiş bulunduğunu söylüyor. Bu ikinci gruptan Akhalkelek'e 40 000 kişi, Şirak'a 12 000 kişi, Erivan ile Sevan'a 25 000 kişi, kalanları da başka yerlere yerleştirilmiş.
26] F.O. [Foreign Office, İngiliz Dışişleri Bakanlığı] belgeleri, 195-562, No. 37, J. I. A. Simmons'ın 16 Kasım 1857 tarihli "Asyadaki Türk sınırında siyasal ve askerî durum üzerine rapor"u.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>