ÖNSÖZ


    Prof. Dr. Fazıl Sağlam, "Siyasal Partiler Hukukunun Güncel Sorunları" adlı kitabında, 'militan demokrasi' anlayışına şöyle açıklık getiriyor:
    "Bonn Anayasası'nın 21. maddesinin en önemli özelliği, militan demokrasi anlayışını yansıtmasıdır. Alman Anayasa Mahkemesi bu anlayışı 'Streitbare Demokratie' (mücadeleci, kavgacı demokrasi) terimi ile ifade etmektedir."
    Almanya'da siyasal partilerin demokrasi için taşıdığı vazgeçilmez önemi hukuk alanında savunan, 'partiler devleti' kavramını ortaya atan Gerhard Leibholz, bir makalesinde, Bonn Anayasası'nın 'militan demokrasi' anlayışını benimsemiş olmasını şu görüşlerle desteklemektedir:
    "Alman Anayasası, 21. maddenin 2. fıkrasıyla Veimar Anayasası'nın yanlış bir özgürlük anlayışıyla kendi zararına yol açacak biçimde gözden kaçırdığı bir düzenlemeyi getirmiştir. Her anayasa gibi liberal-demokrat bir anayasanın da, düşmanlarına karşı hukukun silahıyla kendisini koruma hakkına sahip olduğunda kuşku yoktur. Hiçbir anayasadan, hele liberal bir hukuk devleti demokrasisi öngören bir anayasadan, kendisini ortadan kaldıracak koşulları onaylaması ve böylece intiharını yasallaştırması beklenemez. Liberal demokraside de özgürlük, maddesiz (substanslos) bir relativizmin ve nihilizmin görmek istediği gibi, hukuksal bağlardan yoksun değildir. Böylesine yanlış anlaşılmış bir özgürlük, önce özgürlüğün kendisini ve böylece özgürlükçü demokratik temel düzeni abes bir noktaya ve sonunda yok olmaya götürür. Özgürlük, siyasal alandada keyfilikle özdeş değildir. Liberal bir demokraside de özgürlük, kendisine siyasal açıdan işlerlik kazandıran var oluş temellerine bağlı olmayı şart kılar. Bu bağlılığa değişmezlik sağlamak ve buna karşı olanları devlet düşmanı olarak değerlendirmek liberal demokrasinin hakkıdır."
    Demokratik pek çok ülkede, klasik-liberal demokraside eski tevekkülü terk eden bir dönüş olmuş ve Loewenstein'ın da "ateşe ateşle mukabele" şeklinde ifade ettiği üzere demokraside mücadeleci bir eğilim baş göstermiştir. (Prof. Dr. Münci Kapani, Freedom to Destory, Freedom, Hirsch'e Armağan, s.266.)
    Klasik demokrasi teorisyenlerinden Mayo (Demokratik Teoriye Giriş, s.127) "Demokrasinin korunması için, siyasi parti çalışmalarının Anayasal sınırı aşmaması gerektiğini" ileri sürüyor.
    Büyük hukukçu Manzini de,
    "Her halde açıktır ki, ister totaliter, ister liberal, ister demokratik, isterse sosyalist vs. olsun, her devlet, ışlevlerini ve menfaatlerinin bilincindeyse, varlığını, düzenini, faaliyetlerini etkili kılmak ve canlandırmak için, zorunlu olan moral/ahlaki enerji bakımından tehlikeli görünen her şeye karşı kendini korumak görev ve hakkına sahiptir," demiştir.
    Yüzyılımızın büyük düşünürü Karl Popper'ın söylediği gibi, "Demokrasi, karşılıklı anlayış ve hoşgörünün hâkim olduğu bir rejimdir." Ne var ki 'hoşgörü' çelişkili bir kavramdır. Sınırsız hoşgörü (tolerance), hoşgörüyü ortadan kaldırır. Hoşgörü sahibi olmayanlara hoşgörü gösterilmesi, hoşgörülü bir toplumun dayatmacılara karşı savunmasız bırakılması, hoşgörüsüyle birlikte, hoşgörülü kişinin kendisini de yok eder.
    Anayasal düzenimizi ve ülke bütünlüğünü görevim gereği hukuk yoluyla savunmaya çalışırken hazırladığım belgelerin, yazdığım makalelerin ve yaptığım bazı konuşmaların, tüm çağdaş Atatürkçülerin benimsediği 'militan demokrasi' anlayışına açıklık getirdiği inancındayım.
    Kitabın başlangıç kısmına "not defterimden seçmeler" bölümünü koymayı uygun gördüm. O bölümde yazılı olanları bilmek, sizin de hakkınız diye düşündüm.
    Kitabın son bölümüne Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer tarafından hazırlanan ve Ankara Barosu'nca düzenlenen Hukuk Kurultayı 2000'e sunulan "Din, Vicdan ve Kanaat Özgürlüğü" başlıklı bildiriyi koymayı uygun gördüm. Bu çok önemli bildiri ile birlikte, kitabın tümünü okumak sabrını gösterirseniz; laiklik, terörle mücadele, Cumhuriyetimizi yıkmaya çalışan örgütler, din, vicdan, düşünce özgürlüğü konularında pek çok fikrinizi değiştireceğinize inanıyorum.
    Nâzım Hikmet bir şiirinde;

    Kitap, rüzgâr olup
    Perdeyi kaldırmalıdır.
    Kitap, KANBER tayı olup Şah İsmail'in
    Seni devlerin üzerine saldırtmalıdır

    demişti.
    Ben de perdeyi kaldıran bir kitap hazırlamaya çalıştım.
    Becerebildiysem ne mutlu bana!

Vural SAVAŞ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı



«İçindekiler« - »sonraki sayfa»
Militan Demokrasi, ana sayfası