Gerçekler Gizlenemez

    Bu yöntemler, gerçeklerin ortaya çıkmasını elbette önleyemiyor. Türkiye'de sayıları az da olsa, sesleri yeterince duyulmasa da bir gurup yurtsever insan Kemal Derviş'in çalışmalarını irdelediler ve görüşlerini kamuoyuna açıkladılar; "medya terörüne" karşın, Türk halkını aydınlatmaya çalıştılar.
    Kemal Derviş kimdi? Türkiye'ye nasıl ve ne yapmak için gelmişti? Yurt dışında okuyup çalışan ve şimdi ülkesinin zor durumda olduğunu görerek onun yardımına koşan, bilgi ve birikimini ülkesinin hizmetine sunan bir yurtsever, özverili bir aydın mıydı? Yapacağı işlerin Türk halkı ve Türkiye açısından anlamı neydi? Türkiye'yi gerçekten o mu kurtaracaktı?
    Bu sorulara geniş olarak yanıt verilip halka duyurulması gerekiyordu. Sürecin sonuçları ortaya çıkmadan, önceden görülmeli ve tartışmaya açılmalıydı. Aydın olmak bunu gerektiriyordu. Ancak medya ve siyaset alanlarında onlara açık bir ambargo uygulanıyor, bu tür tartışmalara yer verilmiyordu. Bu alanlarda yer edinebilmiş olanlar ise gerçekleri anlatmayı, ancak işini ve bulunduğu konumu yitirmeyi göze alarak yapabilirlerdi.
    Böyle bir ortamda ekonomik bunalımları ele alan ve olası sonuçlarını irdeleyen bir yazı yazdım. Yazı, Müdafaa-i Hukuk dergisinin 30 Mart 2001 tarihli sayısında yayınlandı. "BUNALIM KOPYALAMAK" başlığını taşıyan ve bu bölümün sonuna dek süren yazımı hiç değiştirmeden buraya alıyorum. Okuyucu bu yazıyı da; yazıldığı günlerdeki koşulları ve ağır medya propagandasını göz önüne alarak okumalıdır. Yazıda ileri sürülen savların sonraki gelişmelerle ne oranda gerçekleştiğini irdelemeli ve yapılan saptamalar bu bütünlük içinde değerlendirilmelidir.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>