Cumhuriyetin Getirdikleri

    Bugün yaşanan olayların anlamını genel bir çerçeve içinde kavramak, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görmek ve ele alınan konuyu anlaşılır kılmak için; 1923 - 1938 dönemini, bu dönemin kazanımlarını, 1945'le başlayan süreci ve günümüz Türkiyesi'nin durumunu ekonomik açıdan ortaya koyan verilere kısa da olsa bakmak gerekir.
    1 Mart 1924'de yürürlüğe giren ilk Cumhuriyet Bütçesi yalnızca 118.254.222 liraydı. 1 Hazinenin elinde hiç altın ve döviz stoğu yoktu. Ülkeden para çıkarmak herhangi bir koşula bağlı değildi. İthalatta herhangi bir denetim ve kısıtlama yoktu. Duyun-u Umumiye borçlarının bir bölümü kabul edilmişti ve ödenmesi gerekiyordu. Yabancılar ve mali aracılar, kredi piyasasına tam olarak hakimdi ve bunlar, azınlıklarla yabancı uyruklulara hizmet veriyordu. Türk halkının tasarruf gücü hemen hemen sıfıra düşmüştü. Milli nitelikte banka yoktu. İhracat çok düşük, devlet gelirleri çok azdı.
    Ulusal bağımsızlığı ilke edinen, bu nedenle yüksek bir prestije sahip Cumhuriyet hükümeti, resmi döviz alımlarını durdurdu, dış borçların ödenmesini bir moratoryum ile erteledi. Maliye Bakanlığı tarafından bir kambiyo denkleştirme fonu kuruldu ve milli kambiyo işleyişine geçildi. Yurt dışına para çıkışı serbestliğine son verildi. İthalat, lisansa ve kotalara bağlandı, gümrük vergileri arttırıldı. Azınlıkların elinde olan mali ve ticari piyasalara, ulusal çıkarları gözeten yeni vergi ve kısıtlamalar getirildi. Türk parası "serbest döviz" olmaktan çıkarıldı ve paranın istikrarını sağlayacak her türlü önlemi alma yetkisiyle donatılan Merkez Bankası kuruldu. 1924'te İş Bankası ve daha sonra aralarında Emlak ve Etyam (Emlak Bankası), Sanayi Maadin, Sümerbank ve Etibank'ın da bulunduğu 40 milli banka kuruldu. Ziraat Bankası'na her türlü bankacılık işlemini yapabilme yetkisi verildi ve Ziraat Bankası denetimi altında çalıştırdığı Emniyet Sandığı'yla birlikte mevduatını 1931 yılında 72,5 milyon liraya çıkardı. 2
    Çok sınırlı olanaklarla girişilen ulusçu uygulamalar, sonuçlarını kısa sürede gösterdi. 1925 - 1927 yıllarında enflasyon % 1 oldu. Fiyat artışları olmadığı gibi bazı ürünlerde ucuzlama görüldü. Türk parası, yabancı paralar karşısında değer yitirmedi, tersine bazılarına karşı değer kazandı. 1924 yılında 9,5 kuruş olan Fransız frangı 7.7 kuruşa, 187 kuruş olan ABD doları 127 kuruşa düştü. 3
    1923 yılında 3700 ton olan pamuklu dokuma, 1927'de 9055 tona, 597 bin ton olan maden kömürü 1 milyon 593 bin tona çıkarıldı. 1923'de hiç üretilmeyen şeker, 1923 yılında 27,5 ton üretildi. 1927 - 1932 arasında çimento 24 bin tondan 129 bin tona, kösele 1974 tondan 4105 tona, yünlü mensucat 400 tondan 1695 tona çıkarıldı. 1923 yılında hemen tümü ithal edilen kösele ve un, 1932'de hiç ithal edilmedi, ihtiyaç yerli üretimle sağlandı. Şeker ithalatı % 37, deri ithalatı % 90, çimento ithalatı % 96,5, sabun ithalatı % 96,6 oranında azaldı. 1923 yılında 36 milyon dolar olan dış ticaret açığı, 1931 yılında 0,3 milyon dolara düşürüldü. 1936 yılında ise 20,1 milyon dolar dış ticaret fazlası verildi. Bu, 200 yıllık Türk tarihinde ilk kez gerçekleştiriliyordu. 1937 yılında Hazinede 26,107 ton altın, 1938 yılında 28,3 milyon dolar döviz stoğu birikmişti. 4

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>