İsmail Cem Partisini Kuruyor

    İsmail Cem ve arkadaşları, 22 Temmuz 2002'de İçişleri Bakanlığına dilekçelerini vererek Yeni Türkiye Partisini kurdular. Kurucular içinde daha önce "partinin üç temel direğinden" biri olacağı açıklanan Kemal Derviş yoktu. Derviş, birçok karmaşık söz söyledikten sonra "çeşitli görüşmeler" yapmak üzere Amerika'ya gitmişti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu gidiş için 18 Temmuz'da şu ilginç sözleri söyleyecektir: "Kemal ne yapacağına nerede duracağına kendisi karar verecek. Önümüzdeki günlerde Amerika'ya gidiyor. Burada dış etkilerden uzak sakin bir değerlendirme yaptıktan sonra doğru kararı verecektir." 62

    Baykal'ın söylediği sözlerin altında yatan gerçeği, olayları izleyen ve ilişkilerin niteliğini bilenler ibretle izliyordu. Baykal'ın, daha önce söylediği sözlerden Derviş'in Amerika'ya niçin gittiğini ve kararının ne olacağını önceden bildiği ortaya çıkıyordu. Ancak buna karşın, bilmiyormuş gibi davranıyor ve kendisini gelişmelerin dışındaymış gibi göstererek, "dış etkilerden uzak sakin bir değerlendirme yapacaktır" biçiminde inanılması güç bir açıklama yapıyordu. Açıklamayı "inanılmaz" kılan, yalnızca Baykal'ın Türkiye'deki olası etkileri "dış", Amerika' dakileri ise "iç etki" sayan bir anlayışa sahip olması değildi. İnanılmaz olan, CHP gibi bir partinin Genel Başkanı olan bir kişinin bu anlayışa sahip olması ve bu aykırı anlayışını açık biçimde açıklayabiliyor olmasıydı.
    Kemal Derviş, Amerika'da "dış etkilerden uzak sakin bir ortam içinde" kararını verdi ve Türkiye'ye döndü. Bu kez "kararını" gerçekten vermişti. Yeni Türkiye Partisine değil Cumhuriyet Halk Partisine girecekti. 15 Ağustos'ta medyanın "heyecanlı bir maç" gibi naklen verdiği basın açıklamasında şunları söylüyordu : "Deniz Baykal'ın yaptığı çağrı, tavrımı belirlemede etkili oldu. İsmail Cem 'ittifaklar umurumda değil' diyerek beni çok üzdü. YTP 'merkez solda sosyal demokratları biraraya getirecek çabalarda biz yokuz' diyor. Böyle bir partiye girmem kendimle çelişkiye düşmem anlamına gelir. Baykal'la çalışmaları birlikte yürüteceğiz. CHP ile oturup konuşacağız. Kimseyi dışlamamamız, sosyal demokrat yüzde 1 oyu bile gözden çıkarmamamız lazım." 63
    Kemal Derviş'in 16 Ağustos'ta basına yansıyan görüşleri, basın toplantısında söylediklerinden daha sertti. Derviş bu kez, İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan'a "CHP'ye neden karşısınız?" diye sorular soruyor, kendisinin "solu" birleştirmeye çalışırken Yeni Türkiye Partisinin sosyal demokrat kimlikten uzaklaştığını iddia ediyor ve bu partide yer alan İsmail Cem dışında herkesin "sağcı" olduğunu ileri sürüyordu. 64
    Ortaya çıkan "ani" davranış değişikliğine bir anlam veremeyen ve aldatılmışlığın şaşkınlığını yaşayan "Yeni Oluşumcular", o güne dek el üstünde tuttukları ve siyasi varlıklarının teminatı saydıkları Derviş'e karşı çaresiz eleştiriler yönelttiler. İsmail Cem, Kemal Derviş'e yönelik olarak, "Sözünde durmayan ve duramayanların Türkiye'ye verecekleri her söz ve Türkiye'ye söyleyecekleri her şey boştur" 65 dedi. Oysa İsmail Cem daha bir ay önce Kemal Derviş kendileriyle birlikte görünürken, MHP'nin Derviş'i eleştirmesi üzerine, ona büyük bir güven ve içtenlik içinde sahip çıkıyor ve "Kemal Derviş bizimle birlikte olmasaydı bile, ona sonuna kadar sahip çıkardım" diyordu. 66

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>