2. TEKİLCİ SİSTEMLER

    Demokratik rejimlerle baskı rejimlerini ayıran en önemli ölçüt, kendisine iktidar olma yolu açık tutulan, bir yasal muhalefetin bulunup bulunmamasıdır. Demokrasinin, azınlıkta olanlara, günün birinde çoğunluk olabilme şansı tanıyan, egemenliğin halkta olduğu bir yönetim biçimi olarak tanımlanması bundandır. Bu tanıma yaklaştığı ölçüde, bir rejim demokratiktir ve bu tanımdan uzaklaştıkça rejim baskıcı bir nitelik taşır. Demokratik niteliği ağır basan rejimlerde bazı baskı öğeleri bulunabileceği gibi, baskı rejimi özellikleri taşıyan rejimlerde bile bazı demokratik öğelere rastlanabilir.
    Bu başlık altında, önce baskı rejimlerinin özelliklerini ve o özelliklerin oluştuğu koşulları inceleyeceğiz; bu konudaki bazı önemli kuramsal çalışmalara değineceğiz. Komünist ve faşist rejimler ise, baskıcı, daha doğrusu tekilci nitelikleri ağır basan çağdaş siyasal bütünler olarak ayrı ayrı ele alınacaklar. Tekilci sistemler çoğulcu sistemlerin tersidir; doğrunun "tek" olduğu inancı üzerine kurulmuşlardır. Tek örgüt ve özellikle de tek parti anlayışı, bu "tek doğru" anlayışının doğal bir sonucudur.