2- Organize Suç Örgütlerinin Özellikleri Organize suç örgütlerinin özellikleriyle ilgili doktrinde çok fazla bilgiye rastlamamaktayız. Bu konuda, yöntem, yapı, tür ve örgütiçi kuralları bir arada ele alıp tespit yapan Kaçakçılık Organize Suçlar Daire Başkanlığı'na göre, Organize Suç Örgütlerinin karakteristik özellikleri şunlardır; • Suç organizasyonlarının yapısı; bir şirket, holding yapısına çok benzemektedir. • Durmadan çoğalan gruplararası irtibat söz konusudur. • Suçu üstlenmek, örgütte kalmanın en önemli unsurlarındandır. • Güvenlik kuvvetlerine yönelik herhangi bir eylemleri yoktur. Bu psikolojik tesire müsait bir taktiktir. Ancak gerektiğinde çekinmezler. • Sürekli arsa alımı, şirketlere ortak olma, ihalelere katılma ve iş adamı hüviyetine bürünme gibi legal görüntülü faaliyetlerde bulunurlar. • Devlet mekanizması içerisinde bir çok unsuru kullanmak ve aracılık yapmak, yapılanmanın en büyük özelliğidir. • Kamuoyunda mevcut psikolojik ve sosyal yapının gereklerine uygun mesajlar, tavırlar sergilemektedirler. • Sabıkalı olmak ve cezaevi görmek gibi vasıflar hiye-rarşik yapının gereğidir. • Yakın çevre, akraba ve dostlara, sürekli aylık, hediye verilmesi, liderliğin tarzıdır. • Kanunlardaki boşluklardan ortaya çıkan rant alanla- 180 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP rını, şiddet kullanarak kendi zeminlerine çekerler, bu tür rant alanlarını ellerinde tutmaya çalışırlar. • Suç sicili temiz olan kişiler vasıtası ile şirketler kurup, karapara aklama yöntemine başvururlar. • Aralarında anlaşmazlık bulunan kişileri anlaştırarak bunlardan menfaat sağlamak suretiyle, kendilerini adaleti tesis eden unsurlar olarak gösterirler. • Vakıflar oluşturarak, yardım görüntülü zorla para almaya çalışırlar. • İlk yapılanma safhasında Güvenlik Teşkilatlarından ayrılma veya emekli kişilerin, gerek nüfuzunu gerekse silahlı gücünü kullanarak, güçlerini arttırmaya çalışırlar. • Örgüte girenlerin ve örgüt hakkında fazla bilgisi olan üyelerin, örgütü kendi istekleri ile terk etmeleri zorlaştırılmıştır. Yapı içerisinde bu tehdit unsurlarını da gündemde tutarlar. • Yasa dışı yöntemlerle yapılan ticareti yönlendirerek, menfaat temin ederler. • Lüks bir yaşantı sergileyerek, örgüt yapısını tanımayan ya da yeni girmek isteyenleri örgütün içine çekmeye çalışırlar. • Her örgütün kendi içerisinde yazılı olmayan kuralları olup, örgüt üyelerinin bu kurallara kesin uymaları sağlanmaya çalışılır. • Örgüt üyelerinden, lidere karşı mutlak itaat beklenir. • Örgütün genişlemesinde, hemşehricilik önemi yer tutar. • Örgüt liderleri çeşitli sebeplerden dolayı parasız ve gelirsiz kaldıkları zamanlarda en kısa yoldan paraya, o bölge içerisinde kadın alım satımı yapan kişilerden haraç alarak ulaşır. • Polise suçluyu teslim etmek en çok tercih ettikleri yoldur. Bu teslim alma konusunda, suçsuz olan mensuplar, suçu kabul edip teslim olabilirler, bu sırada asıl suçluyu başka bir görev yerine sevk ederler. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 181 Organize suç liderleri yaptıkları illegal faaliyetleri kamufle edebilmek için toplumun ve devletin sağ duyusuna hitap eden davranışlarda bulunurlar. Bununla, hedef kitleye mesaj vermek isterler. Aranan şahıslar, pasaportlarını genelde iyi bildikleri kontrolleri altındaki şahısların üzerine çıkarırlar. Bu şahıslar temizdir. Herhangi bir şekilde olumsuz sicil kayıtları yoktur. Örgüt liderleri, kar etmeyi ve mümkün olduğu kadar gizli kalmayı amaç edinirler. Kamunun onlardan korkması gerekir. Kendilerini emin ve hakim hissederlerse açıkça faaliyet gösterebilirler. Mal varlıkları genelde başkalarının üzerine kayıtlıdır. Eylem yaparken kullandıkları arabalar, genellikle kiralık ve plakaları sahtedir. İhaleler örgütün sürekli takip ettikleri faaliyetlerdendir. Bu yöntemle ticari hayatın her aşamasında yer alırlar. Yerel iş gruplarını kontrol altına ahrlar.(Kuruyemiş, kokoreç, otopark görevlileri, oto kiralama, oto galeri, oto yıkama, yağlama yerleri gibi.) Tetikçi veya elemanlar tutuklu veya mahkum oldukları sürece ailelerine bakılır, aylık ödenir, bu liderin en büyük görevidir. Lider örgütünü bu şekilde motive eder. Bizce, Organize Suç Örgütlerinin özellikleri örgütlenme ve örgüt içi kurallarla ilgilidir. Daha çok örgütsel bazda liderin koyduğu kurallar ve yeraltı aleminin kuralları özellikleri belirlemektedir. Türk organize suç örgütlerinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz; En belirgin özellik, her mafios örgütün bir liderinin olmasıdır. Örgütü kuran, yöneten, kuralları koyan, liderdir. Örgüt 182 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP adeta liderin adıyla özdeşleşmektedir. O'nun ölmesi halinde aile tipi örgütler haricinde, örgüt dağılmakta veya eski gücünü kaybetmektedir. Liderin otoritesi mutlaktır. İtaatsizlik cezalandırmayı gerektirir. Yine, konulan kurallara uymamak, örgütü ele vermek, omerta kuralını bozmak, örgüt içi disipline uymamak (ast-üst ilişkisi) cezalandırma sebepleridir. Mafios örgütlerin cezalandırma yöntemleri ise şöyle açıklanabilir; Cezalandırma, işlenen suçun ağırlığına, örgütün disiplin anlayışına, liderin tutumuna göre değişmektedir. Bazı örgütlerde lider çok serttir veya olaylar karşısında ne tepki vereceği önceden belli olmayan psikopat bir yapıya sahiptir. Bu tür örgütlerde cezalandırma çok şiddetli olmaktadır. Yine uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi örgütlenmelerde cezalar çok ağırdır. Yaptırımlardan en hafifi, kolu, bacağı v.s. kırılana kadar dövmektir. Daha sonra, bir yere kapatma, aç susuz bırakma, işkence yapma, öldürmeyecek uzuvlarından bıçak yada silahla yaralama, ağır bir eylemi gerçekleştirmeye zorlama, diğer arkadaşlarının yanında madara etme, kendisi ve ailesine yapılan yardımı kesme, yakınlarına zarar verme, örgütten atma, sakat bırakma(gözünü çıkarma, dilini kesme v.s.), öldürmeye kadar varan birçok yaptırım uygulanmaktadır. Öldürme, genelde lidere veya örgüte ihanet halinde verilen bir cezadır. Örgütün sırlarını ifşa, eylemlerle lideri irtibat-landırma, örgüt aleyhine tanıklık, örgütün silah, mühimmat, para, v.s. mallarını, güvenlik güçlerine söyleme, örgütün parasını çalma, muhbirlik yapma, belli başlı ihanet sebepleridir. Bu nedenle, bu tür örgütlerde gözaltında doğru ifade veren bir çok mafiosi, ifadelerinin ağır işkenceler altında alındığını söyleyip, örgüt ve liderin cezalandırmasından kurtulmak istemektedir. Yapılan işkence şikayetlerinin büyük çoğunluğu örgütiçi cezalandırmadan kurtulmaya yöneliktir. Böylelikle, liderleri ve örgüt uğruna ağır işkencelere uğramış mağduru oynamakta, kendilerini yakalayan görevlilerden de intikam almış olmaktadırlar. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 183 Liderin en az cezalandırma kadar önemli diğer bir fonksiyonu, elemanlarına sahip çıkmadır. Örgüt mensupları, her zaman ve her koşulda örgütçe korunurlar. Başlarına özel yada örgütle ilgili bir sorun geldiğinde, kendilerine ve ailelerine sahip çıkılır. Örn. Cezaevine düşen bir mafiosi, orada örgütün elemanlarınca hemen koruma altına alınır. Cezaevinde kaldığı sürece kendisinin ve ailesinin tüm ihtiyaçları karşılanır. En iyi avukatlar tutulur. Yaralanan bir mafiosinin bütün hastane ve tedavi masrafları lider tarafından karşılanır v.s. Burada, özellikle uyuşturucu kaçakçılığı mafiasımn bir özelliğinden bahsetmek gerekir. Yakalanan ve uyuşturucuyu kendi adına üstlenen elemanlara, verilen ceza hükmü kesinleşinceye kadar çok iyi bakılır. Hüküm kesinleştikten sonra tüm destek çekilir. Çünkü, bundan sonra o elemana ihtiyaç kalmamıştır. Türk mafiasımn özelliklerini incelerken kaçma ve saklanma yöntemlerine de değinmek gerekir. Organize Suç Örgütü mensupları bir suçu işledikten sonra aramaya alınırlarsa, nerelerde ve nasıl saklanırlar? Türk mafiasımn çok sık kullanılmamakla beraber, hücre evleri bulunmaktadır. Genellikle, suçu işledikleri zabıta bölgesinin dışında, yeni yerleşime açılmış, çok sayıda insanın oturduğu siteler tercihleridir. Örn. Polis bölgesinde işlenen suçlarda, hücreevi jandarma bölgesinde tutulmaktadır. Hüc-reevlerinde ve civarında olay yapmaz ve dikkat çekmezler. Yine, genellikle, gruptan birinin sevgilisi yada sevgilisinin arkadaşlarının evi tercih edilir. Evlerde telefon bulundurmamaya özen gösterir, genellikle gece giriş-çıkış yaparlar. Bir başka saklanma yerleri, doğup büyüdükleri şehir veya köylerdir. Bu şekilde, çok uzun süre firarda kalmayı başarabilirler. Özellikle, Karadeniz ve kurt kökenli mafia grupları bu yönteme başvurmaktadır. Mafios örgüt güçlüyse, elemanlarını yurtdışına çıkarmakta, Avrupa ülkeleri veya Türki Cumhuriyetlerde saklamaktadır. Lüks oteller ve tatil köyleri de mafianın elemanlarını ra- T 184 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP hatlıkla sakladığı yerlerdir. Yine lüks yatlar, uluslararası çalışan gemilerde de elemanlarını saklamaktadırlar. Eleman saklama yerlerinden en güveniliri beklide hiç kimsenin akimin ucundan geçmeyecek olan "cezaevleri" dir. Örgütün cezaevi kolu, aranan bir suçluyu cezaevine illegal olarak sokup saklayabilmektedir. Cezaevinde saklanmanın bir başka yolu da başka bir kimlikle basit bir suç işleyip cezaevine girmektedir. Cinayet, gasp, v.s. ağır suçlar işleyenler, izlerini kaybettirmek için, sahte bir kimlikle cezası çok daha az olan bir suç işler ve cezaevine girerler. Bu şekilde uzun süre saklanabilir ve izlerini kaybettirmeyi başarabilirler. Yine, çeşitli kişilere ait çiftlik, fabrika ve villalarda uzun süre saklanmaları olanaklıdır. Mafia mensupları, telefon kullanımının sakıncasını iyi bildiklerinden, genellikle telefon kullanmamakta yada çok sık telefon makinesi ve sim kart değiştirmektedirler. Yakınlarını umumi telefonlardan ve değişik yerlerden aramaktadırlar. Hiçbir telefon kendi üstlerine kayıtlı değildir. Yine kredi kartı kullanımı da onlar için güvenli bir yol değildir. Kaçak-örgüt mensupları için her türlü sahte belge temin edilmektedir. Bunlar, pasaport, ehliyetname, evlenme cüzdanı olabileceği gibi, sahte kimlikle alınmış kredi kartları, telefon sim kartları, sahte silah ruhsatlan da olabilmektedir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonlarda 1998 yılında 49, 1999 yılında 56, 2000 yılında 60, 2001 yılında 97, 2002 yılında 71, 2003 yılında 97 adet sahte kimlikli mafia mensubu ele geçirilmiştir.150 bu da sahte kimlik kullanımının yaygınlığını ortaya koymaktadır. Türk mafiası, genellikle ruhsatsız tabanca taşımaktadır. Tabancalar evlerde, arabalarda özel hazırlanmış zulalar-da bulunmaktadır. Ağır silah ve bombalar ile mühimmat, ancak eyleme gidilirken veya başka bir grupla her an çatışma ih- '¦'ı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube Müdürlüğü İstatistikleri Bkz. ek-4 ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 185 timali oluğunda araçlara alınır. Aksi halde, örgütte bir veya birkaç güvenilir kişinin bildiği sabit zulalarda saklanır. Bazı mafia grupları zabıtanın takibinde olduklarından ya sahte ruhsatlı tabanca taşırlar, yada yanlarında ruhsatlı tabancası olan kişiler bulundururlar(emekli polis, asker, taşıma ruhsatlı silahı olan sivil şahıs v.s.). Türk mafiası, genel arama ve kontrollerden, sahte kimlik yada yanlarında polis, asker, savcı v.s, kamu görevlileri bulundurarak kurtulur. Eğlence yerlerine veya eyleme giderken araçlarına polis, asker şahısları alarak arama ve kontrollerden rahatlıkla geçerler. Yine sivil polis aracı görünümünde araçlar kullanarak kendilerine polis süsü verirler. Örn. Beyaz Ford Eskort, Renault 9-11 gibi araç modellerini tercih ederler. Araçlarında, polis arabalarında bulunan her şey mevcuttur. Ayrıca, sahte polis kimliği de kullanmaktadırlar. Son dönemde, bazı mafia grupları, suç işlememiş elemanlarına partito ilişkileriyle çok sayıda taşıma ruhsatlı silah aldırmakta ve legal görünümde silah taşıma yöntemini kullanmaktadırlar. Mafios örgütler, ele geçirdikleri iş kollarının legal görünümdeki yazıhane veya işletme binalarını üs ve irtibat yeri olarak kullanmaktadırlar. Örn. Tır garajları, otoparklar, bazı odaların yönetim merkezleri, ambarlar, garajlar v.s. Türk mafiosileri genellikle koyu renk ve çizgili takım elbise giymeye, kısa saç, kirli sakal bırakmaya meraklıdırlar. Capo ve yardımcıları Mercedes, BMW gibi araçların yüksek modellerini kullanırlar. Araçlar, genelde koyu camlı ve zırhlıdır. Silahlarında genellikle Türk bayrağı yada Üç Hilal rumuzları vardır. Koyu renk gözlük takarlar. Ev, işyeri ve araçlarında, silah, mühimmat, ağır silah, bomba, roketatar, kelepçe, jop, kar maskesi, dürbün, çelik yelek, sahte plaka, her türlü sahte belge, çok sayıda çek-senet, tapu, uyuşturucu madde bulunur. Savaşa hazırlanan mafios örgüt liderleri, gayrimenkul satmaya başlarlar. Bu önemli bir veridir. Capo, gayrimenkul satmaya başlamışsa, çok sıkı bir çatışmaya hazırlandığını düşünmek gerekir. 186 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP Türk mafiası kendine has lisan kullanır. Argolarından anlamak oldukça güçtür. Burada birkaç örnekle yetineceğiz, • Ötmek = Polis yada jandarmaya sorguda konuşmak anlamındadır. • Düdüklü tencere = Susturuculu silah demektir. • Yakayı ele vermek = Güvenlik güçlerine yakalanmaktır. • Madara olmak = Rezil olmak anlamındadır. • Kafası Dumanlı- Hayalet = Uyuşturucu almış demektir. • Manita = Sevgili anlamındadır. • Kirli silah = Suçta kullanılmış silah anlamındadır. • Hasta etme = Sinirlendirme, kızdırmadır. • İndirme = Vurma anlamındadır, "indirin gitsin","in-dirin o zaman." • Güzel abi = Kendilerine yardımcı olan kamu görevlisi. • Vukuat = Suça karışmak. • Topuktan kan alma = Ayaktan vurma. • İşini bitirme = Öldürme. • Gurbete çıkma = Firarda olma. • Dolma = Yalan üzerine fikir inşa etme. • Geveze = Otomatik silah. • Tantana etmek = Gevezelik yapmak. • Aklını almak = Çok korkutmak. • Ciğerini sökmek = Ölümle yada darpla tehdit etmek. • Düdük = İşe yaramaz adam. • Yazılma, sarkma = Başkasının işine el atma. • Kelek atma = Racona uymama. • Kofti kafti = Hırsız, yankesici. • Gaddar = Katil. • Traş = Boş laf, boş iş. • Havasını alma = İtibarını düşürme. • Paçasını bozma = Yüzüne iz bırakma. Her mafiosinin bir sevgilisi vardır. Ailelerinden aylarca ayrı kalsalar da sevgililerinden ayrı kalamazlar. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 187 Yine evlerinde genellikle eşleri adına bulundurma ruhsatlı tabanca ve tüfek bulundururlar. Mafiosiler genellikle lakap kullanırlar. Bu lakaplardan bazıları; Ayı, Katil, Dede, Arap, Jilet, Ustura, Kamyon, Faca, Topal, Çolak, Kafa, Şerbetçi, Bıçkın vs. dir. Türk organize suç örgütü mensuplarının eğitim durumlarına bakıldığında ortaya şu sonuçlar çıkmaktadır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesince 2000 yılı içerisinde yakalanan 2353 zanlıda 124'ü üniversite veya yüksekokul, 352'si lise, 488'i ortaokul, 981'i ilkokul mezunu, 408'i okur yazar değildir. Yüzde olarak ilk sırayı %42 ile ilkokul mezunları almakta, bunu, sırasıyla %21 ile Ortaokul, %17 ile Lise mezunları, %15 ile okur yazar olmayanlar, %5 ile üniversite veya yüksekokul mezunlarının izlediğini görmekteyiz. Türkiye genelinde yapılan istatistiklerde, 1998- 2000 yıllarında yakalanan 2201 zanlının 255'i yüksekokul ve üniversite, 497'si lise, 427'si ortaokul, 995'i ilkokul mezunu, 31'i okur yazar değildir.151 2001 yılında yakalanan zanlıların %49'u ilköğretim, %39'u Ortaöğretim, %4'ü okuryazar, %23 okuma yazma bilmez, %6'sı yüksek okul veya üniversite mezunudur.152 2002 yılında yakalanan zanlıların %68'i ilköğretim, %21'i Ortaöğretim, %5'i yüksekokul, %4'ü okur yazar, %2'si okuma yazma bilmeyendir.153 Görüldüğü gibi, Türk mafiasının büyük çoğunluğu cahil, veya ilköğretim mezunudur. Üniversite ve yüksekokul mezunları genellikle capo yardımcıları yada partito ilişkilerini sağlayan elemanlardır. Tetikçilerin büyük çoğunluğu da cahil yada ilköğretim mezunları arasından çıkmaktadır. Mafios örgüt mensuplarının yaş durumuna bakmakta da yarar vardır; Türk mafiasımn %70'inin yaş aralığı 21-40'tır. Bundan sonra %20 ile 41-60 yaş aralığı gelmektedir.154 151 Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele 2000,s.l20 152 Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2001 s.89 153 Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2002 raporu s.95 154 Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2001 s.89.2002,s.95 188 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP Lider kadronun yaş aralığı 40'm üzerindedir. Tetikçiler genelde 15-30 yaş aralığındadır. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gruplarında üstleniciler genelde 60 yaşın üstünde yada 18'in altındadır. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın 2000 raporuna göre, 2000 yılında ülke genelinde yakalanan toplam 2363 organize suç zanlısının meslek gruplarına göre dağılım şöyledir.155 Mesleki Gurubu Zanlı Sayısı Serbest 1602 Boşta gezer 273 işçi 157 Emekli 65 Galerici 45 Polis 39 Öğrenci 37 Tekstilci 34 Özel Güvenlik Görevlisi 29 Müteahhit 27 Muhasebeci 26 Öğretmen 14 Askeri Pesonel 13 Korucu 2 Bu verilerden de anlaşılacağı üzere, Türk mafiası genellikle legal görünümlü bir iş yapmaktadır. Boşta gezenlerin büyük çoğunluğu mafia tarafından tetikçi yada suç üstleniri olarak kullanılmaktadır. Türk mafios örgüt mensuplarının büyük çoğunluğu, sabıkalıdır. Yine büyük bir kısmı uyuşturucu kullanmaktadır. Özellikle tetikçiler, psikopat yapıdaki gençlerden seçilmektedir. Türk mafiasmda en yaygın kullanılan uyuşturucu çeşitli 155 KOM, 2000 Raporu, s. 121. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 189 cesaret verici haplar ve esrardır. Capolar genellikle kokain ve esrar kullanırlar. Eroin kullanımı yaygın değildir. Örgütler, başta capolar olmak üzere, genellikle psikolojik tedaviye ihtiyacı olan suçlulardan oluşan bir özellik gösterirler. Capoların bir çoğu "megaloman" dır. Adam öldürmek, yaralama yapmak, gasp, adam kaldırmak v.s ağır suçları işlemek, güvenilirlik ve cesaret göstergeleridir. Mafios örgüt mensupları, yaptıkları illegal işlere kendi aile efratlarını karıştırmamaya özen gösterirler. Özellikle capoların eş ve çocukları, alemden ve suçtan uzak tutulur. Namus kavramı oldukça hassas oldukları bir konudur. O nedenle küfür, alemde affı olmayan bir husustur. Kendilerinin küfür etme özgürlükleri vardır, ancak kendilerine küfür edilmesi en azından yaralama sebebidir. Türk mafiası, her fırsatta çok acımasız ve güçlü olduğu mesajını vermeye çalışır. Bunda basını da kullanır. Örn. Nuriş Kardeşler çetesi lideri Nuri ERGİN, 1998 yılında İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerinin yanında ve gözaltında iken "hepinizi mermi manyağı yaparım" şeklinde bağırabil-miştir. Bu hareketle, "devletin elindeyken bile insanları alenen tehdit edecek kadar güçlü ve acımasızım," mesajı kamuoyuna verilmektedir. Yine, 2000 yılında Nuriş Kardeşler, Ala-attin ÇAKICI gruplarının basın önünde mektuplaşma ve hakaretlerle başlayan ve daha sonra kanlı çatışmalara dönüşen düellolarında da "kim daha güçlü," mesajı verilmekteydi. 2001 yılında, Cemal SİNCAR'ın gazetelere yansıyan "Allah'ın gönderdiği son psikopat benim" çıkışı, 2002 yılında Derya TUNA'nm vurulmasının ardından Sedat PEKER ile İbrahim TATLISES'in Akmerkez'de buluşmaları, mesaj verme niteliğinde davranışlardır. Yakalan capoların serbest kalmalarını da "devlet bize bir şey yapamaz, biz güçlüyüz" mesajı olarak lanse etmeleri bu konuya başka bir örnektir. Türk mafiasınm en önemli özelliklerinde biri, kendi hakimiyetlerin de gördükleri bir işin, kendilerinin onayı olmadan sonlanmayacağıdır. Bunu prestij meselesi olarak görürler. Örneğin, haraç aldıkları yada zoraki koruma yaptıkları bir ye- 190 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP rin, örgütün onayı olmadan bu yükümlülükten vazgeçmesi mümkün değildir. Yine, kendilerine iş getiren azmettiriciler, çoğunlukla mafia tarafından gelir kapısı olarak kullanılırlar. Onlar, yaptıkları başvurudan, mafianın onayı olmadan kurtulamazlar. Bu durum mafiosi yada caponun sevgilileri içinde geçerlidir. Onlar istemeden, ayrılmaları söz konusu değildir. Mafia lisanında "azat etmek" olarak kullanılan bu özellik, başlı başına şiddet kullanma sebebidir. Mafia azat etmezse, hakimiyetindeki herkes köledir. Mafiosiler ve özellikle capolar, lüks ve popüler eğlence yerlerine gitmeyi, buralarda en ön masalarda oturup gövde gösterisi yapmayı, istedikleri şarkıları sanatçılara söyletmeyi ve tabii ki ücret ödememeyi severler. Buralarda hizmette en ufak kusur "silahlı müdehale"yi gerektirir. Capo herhangi bir sebeple ayağa kalkarsa, bütün adamları ayaklanır. Bu mekanlara giriş ve çıkışlarında müşteriler itilip kakılıp capoya yol açılır. Capolar tanınmış sanatçı ve mankenlerle ilişkiye girmeyi de önemli bir güç göstergesi olarak görürler. Yine, sünnet düğünlerinde kirvelik, nikah törenlerinde tanıklık yapmak, pahalı hediyeler takmak mafiosoluğun şanındandır. Bu tür yerlere de çok sayıda koruma ve adamlarıyla gelip ağırlıklarını koyarlar. Türk organize suç örgütü mensupları lüks yaşama tutkunudur. En iyi yerlerde otururlar, en lüks otellerde ağırlanır, en pahalı elbiseleri giyerler(Elbiseler genelde bol gelse de önemli değildir). Saatlerinden, kuaförlerine, aşçılarına kadar her şey en iyi kalitededir. Zehirlenme riskine karşı aşçılarını devamlı yanlarında taşırlar. Şoförleri en sadık adamlarıdır. Türk capolarm başka bir belirgin özelliği de kendilerini simgeleyen hediyeler dağıtmalarıdır. Bu hediyelerin kıymeti, verilen kişinin önemine göre belirlenir. Örneğin, bir capo uzun süre, çok önem verdiği kişilere(genellikle partito ilişkisi içinde olduğu, yüksek mevkide yada üstün hizmeti görülenlere) hep aynı marka çok değerli saat hediye etmekteydi. Bu saatlerin Türkiye distribütörü, O'nun izni olmadan kimseye satış yapamıyordu. Hediye saatler öneme göre altın veya pır- ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 191 lanta taşlı olabiliyordu. Altın teşbih, örgüt liderinin baş harflerinin yazılı olduğu manşet, kravat iğnesi hediye eden capo-larda mevcuttur. Türk mafiası, daima gündemde kalmak ister. Bu nedenle önlerine gelen her fırsatı güncel olarak kullanır. 1998'ten itibaren futbola olan aşırı ilgi, mafios örgütlerin belirli futbol kulüpleriyle ilgilenmesine neden olmuştur. Birçok ünlü kulüpte fiilen yönetime girmişler yada altyapılarını denetimleri altına almışlardır. Türk mafiası şiddetle uyuşturucu satıcı ve dağıtıcılarına karşı olduğu savunur ve bunu kanıtlamak için, bu durumdaki şahıslara ölüme varan cezalar verir. Popülist yaklaşımları sadece kullanım, yurtiçinde satım ve dağıtımla ilgilidir. Yurtdışına uyuşturucu gönderilmesi ise mubahtır. Gavurun çocuğunu zehirlemek, milliyetçi olduğunu savunan Türk mafiası-nın büyük bir bölümü için gerekli ve sevaptır. Bu nedenle uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinin sevk ve koruma işlerini yapmakta herhangi bir sakınca görmezler. Türk mafiası son yıllara kadar (4422 sayılı yasa çıkarılıncaya kadar) malvarlığını gizlemek konusunda, uyuşturucu ve silah kaçakçılık örgütleri haricinde, titiz değildi. 4422 sayılı yasayla birlikte, gelir ve mallarına el konulması tehlikesi belirdiğinden, nakit para ve mallarını gizlemek için çeşitli yollara başvurmaya başladılar. Evvelden beri nakit paralarını güvenilir tefeciler eliyle işletmekteydiler, bu günde genellikle bu yöntemi kullanmaktadırlar. Aynı tefeciler, kamu görevlilerinin illegal paralarını da işletmektedirler ve bunlar güvenlik güçlerince bilinmektedir. 1998 yılında İstanbul Mali Şube Mü-dürlüğü'nün yaptığı bir operasyonda ele geçirilen bir tefecinin özel defterinden, büyük mafia capoları ile üst düzey kamu görevlilerinin olağanüstü meblağlarda paralarını işlettiği tespit edilmiştir. Operasyonu yapan görevliler ise müthiş bir baskı ve dirençle karşılaşmışlardır. Capolar, örgütün malvarlığını güvenilir muhasiplerinin üzerine yaparlar. Bunlar genellikle uzaktan akrabalarıdır. Cezaevi mafiası topladığı paralan, cezaevi içine getirttiği kasalarda dahi saklamaktadır. Örgütlerin, paralarını, borsa, finans 192 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP kuruluşları, dövizci ve kuyumcularda sakladıkları da bilinmektedir. Son yıllarda ünlü bir mafia caposu, bu şekilde para emanet ettiği bir işadamının parayı batırması üzerine, hayli büyük nakit sıkıntısına düşmüştür. Para ya da mal konusunda kelek, silahlı eylemle cezalandırılır. Türk mafiasının özelliklerini tespit edebildiğimiz kadarıyla belirlemeye çalıştık. Bu bölüme son vermeden Türk mafiasının resmini tarif etmek istiyoruz; İki parçadan oluşan bir fotoğraf tasvir edilirse; birinci parçada kravatlı, takım elbiseli, düzgün tıraşlı, hafif gülümseyen iki mafiosinin görüntüsünü varsayalım. Fotoğrafın alt yüzünde ise bu iki mafiosinin elleriyle gırtlağına sarıldıkları ve kafasına silah dayadıkları bir mağduru düşünelim. İşte fotoğraf budur. İkinci parçayı ancak boğazlanan görebilmektedir. Nihayet, Türk mafiası, başta uyuşturucu madde, silah mühimmat kaçakçılığı olmak üzere, kaçakçılık suçlarında ve Türklerin yoğun olarak bulunduğu yabancı ülkelerde faaliyet göstermektedir. Globalleşme ve küreselleşme tüm mafia örgütlerinde olduğu gibi Türk mafiasınm da uluslararası nitelik kazanmasında önemli bir faktör olmuştur.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>