c- Yöntemler Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı gibi, organize suç örgütleri en hafifinden en ağırına bir çok suç işlemektedir. Şüphesiz, bu suçların bir çoğunu işlemek için, Organize Suç Örgütü mensubu olmaya gerek yoktur. Çoğu, ferdi yada iştirak halinde işlenebilecek suçlardır. İşte sorunda buradadır. Organize 144 SÖZÜER.age.s.264.269 145 ÜNVER Yener, "Uluslararası Bir Ceza Hukuk Sempozyumundan Notlar, www.akder.org I 164 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP Suç örgütleri bu gerçekten hareketle, işlenen suçla örgüt arasındaki irtibatı kopartmakta, en azından buna çalışmaktadırlar. Bu durumda, bir suçun organize suç örgütlerince işlenip işlemediğinin tespiti sorunuyla karşılaşılmaktadır. Bu tespit, örgütün teşhisi ve çökertilmesine sebep olabilecektir. Bunu bilen örgütler, kullandıkları yöntemlerle, hem eylemleri örgütleri adına yapmakta, hem de bu illiyet bağmın(eylemle örgüt arasındaki) kurulmasını engellemeye çalışmaktadırlar. O halde organize suç örgütleri, yöntem açısından iki alanda hareket ederler. Birincisi suçu işlemek, ikincisi örgütle suçun irtibatını kesmek. Şimdi bu yöntemleri tespit etmeye çalışalım. aa- Örgüt Adına Suç İşlemek İçin Kullanılan Yöntemler Organize Suç Örgütlerinin temel yöntem olarak korku yaratmak gayesiyle her türlü zor ve tehdidi kullandıklarını belirtmiştik. Burada, bir anlamda zor ve tehdidin kullanış biçimleri, yani yöntemin uygulanması açıklanmaya çalışılacaktır. Bu açıklamada, örgütlerin türlerine göre hareket tarzlarına da yer verilecektir. Türk mafios örgütlerinin hemen tümünün faaliyeti içerisinde yer verdiği alacak-borç ilişkilerine müdahalede kullanılan yöntemler şöyle sıralanabilir; Alacaklı yanında yer almıyorsa, tahsil edilmesi gereken bir borç vardır. Bu borç teminata bağlanmış, ancak teminat karşılıksız çıkmışsa, mafianm görevi ya yeni teminat almak ya da alacağı tahsil etmektir. Teminatsız alacaklarda da aynı fonksiyon söz konusudur. Bu durumda, organizasyonu güçlü mafia örgütleri tarafından, alacağın temliki usulü ile alacak yasal olarak üstlenilir. Bu da sıklıkla, örgütün avukatlarınca, alacağın, mafianm kontrolündeki bir elamanına resmen temlik edilmesiyle olur. Çek, ciro edilir. Senet, sanki alacaklı tarafından kendi borçlusuna alacağına karşı verilmiş gibi gösterilir veya borçlunun malındaki ipotek,haciz v.s. işlemler mafios örgüt elamanının üstüne geçirilir veya alacağın yasal yollardan tahsili için, mafia avukatına vekaletname verilir. Bu andan itibaren alacaklı devreden çıkar, artık alacaklı mafiadır. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 165 Bu yöntem, miras,gayrimenkul,işyeri ortaklıklarının ihtilaflarında da kullanılır. Mafiaya gelen taraf, kendi hissesini örgüte devreder. Artık ikinci ortak mafiadır. Bundan sonra, avukat borçluya giderek alacaklının alacağını temlik ettiğini ve işi kendisine verdiğini, kendisinin de X caponun adamı olduğunu, borcun kendilerine ödenmesi gerektiğini söyler. Borçlu, borcunu ödemezse örgütün birkaç adamı borçluyu ziyarete gider ve kendisine süre verir. Bu arada cezaevinde de olsa ca-po veya yardımcısıyla telefon irtibatı kurup, borçluyu görüştürürler. Telefondaki kişi kendisini tanıtır ve gelenlerin dediğini yapmasını, aksi halde başına her türlü kötülüğün geleceğini binbir küfür ve hakaretle söyler. Borç yine ödenmezse, şahıs bu sefer silahlı en az 3-4 kişi tarafından ziyaret edilir ve hakaret ve darp edilerek ağır bir gözdağı verilir ve çocukları ve eşi veya sevgilisi veya yakınları hakkında yapılan istihbaratlar kendisine anlatılarak, her an takip edildiği, onların başına bir şey gelebileceği, bu bilgileri elde edebilecek kadar güçlü oldukları da hissettirilerek, anlatılır. Bundan sonra, istekleri yerine gelene kadar şu yöntemler kullanılır; ev,işyeri ve cep telefonlarına sürekli tehdit telefonları gelir. Trafikte iki üç araba tarafından taciz edilir. Evinin kapısı önüne, işyerine veya arabasının üzerine boş kovan, dolu bir fişek veya kar maskesi, kelepçe v.s konulur. Şahıs diz veya diz üstünden veya kalçasından vurulur. İkinci silahlı eylemler, genelde birincisinden daha ağır sonuçlara yol açacak şekilde yapılır. Örn; çapı yüksek tabancayla 10-15 kez isabet verilir. Arabası, işyeri, evi kurşunlanır, kundaklanır, boşken bombalanır, yine istekleri yerine gelmezse, kendisi kaçırılarak, işkence, ağır darp gibi fiillere maruz bırakılır ve borcun çok üstünde çek veya senet imzalattırılır. Yada ellerindeyken, yakınlarıyla görüştürülüp (imkan varsa) paranın getirilmesi sağlanır. Tüm bunlar başarısız kalırsa şahıs öldürülür. Ama, borcun ödenmesi için en yakın mirasçılarına, yine aynı yöntemler uygulanmaya başlar. Bazen, kaçırılan şahsın uygunsuz fotoğrafları çekilip, ayrıca şantaj yapılır. Tabii her eylemde şahsa bir not iletilir, "polis veya jandarmaya gidersen ölürsün." 166 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP Gayrimenkul, miras yada iş yeri ihtilaflarıyla ilgili sorunlarda, yukarıdaki yöntemlerle çözülür. Burada karşı tarafa getirilen teklif; ya değerinden çok az bir miktara hissesini satması yada değerinin çok üzerinde kendi hisselerinin satın alınmasıdır. Tabi hiçbir tahsilat işinde borçlu, gerçek borcunu ödemez. Kat kat fazlasını ödemek zorundadır. Özellikle gayrimeşru alacak- borç ilişkilerinin tahsilinde, yukarıdaki yöntemlerden silahlı aşamayla işe başlanır. Yani önce borcun ödenmesi istenir, ödenmezse doğrudan silahlı eylemlere geçilir. Bu tür tahsilatlarda borcu ödememenin cezası ölümdür. Ayrıca, çok ağır şiddet ve cebir yöntemleri uygulanır. Örn;Kaçırma, aylarca aç, susuz bırakma, bir çukur veya depoda tutma, bir yere zincirleme, her türlü işkence tatbik etme v.s. Gayrimeşru alemin tahsilat işlerinde, cesetleri bulmak son derece güçtür. Yakılır, gömülür, v.s. Doğal olarak, şikayetçide yoktur. Mafianm, borçlunun yanında yer alması durumunda, genellikle bu şahsın işyerine örgütün bir elemanı oturtulur, etrafta çok sayıda silahlı elaman bekler. Gelen alacaklılara, borçlunun artık kendileri olduğunu ve ödemeyeceklerini söylerler. İtiraz eden, hemen ağır bir şekilde darp edilir, bıçaklanır veya silahla vurulur. Ayrıca, alacaklılardaki teminatlar, şahıs kendiliğinden vazgeçmez veya vesikayı getirmezse, hemen faaliyete geçirilerek kendisinden alınır. Bunun için tehdit, yaralama, kaçırma ve hatta öldürme eylemleri gerçekleştirilir. İhale mafiasının basit şeklinde, genellikle ihaleler esnasında çok sayıda elemanla ihale yapılan alana gelinir, burada silah teşhiri veya darpla istenmeyen şahısların ihaleye girmesi engellenir. İhale mafiasının diğer türlerinde,146 hedef şahıslardan ya ihaleye girmemeleri ya istenilen düzeyde teklif vermeleri yada taahhütlerine uymaları istenir. Bu istek doğrudan mafios örgüt elemanlarınca ilgililere iletilebildiği gibi, 146 Bk7.sl20 v.d ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 167 aracılar vasıtasıyla da söylenebilir. Hatta, bazen basm-yayın organları yoluyla, dolaylı olarak ihaleye gireceklere hissettirilir. Karşı gelmenin cezası, ayaktan vurmaktan, ölüme kadar giden bir dizi cebir ve şiddet kullanımıdır. Türk mafiasının en önemli yöntemlerinden biri zoraki koruma, diğeri doğrudan haraç almaktır. Eğlence sektörünün yoğun olduğu yerlerde, mutlaka mafios örgütlenmeler vardır. Mafios örgütler buralardan; elde edilen gelirlere ortaklık, uyuşturucu dağıtımının düzenlenmesi, fuhuş, otoparkların, büfelerin bazen kahvehanelerin işletilmesi, kapı girişlerinden elde edilen paraya ortaklık, sanatçıların kontrol altına alınması, ücretsiz yararlanma, güç gösterisi yapma gibi bir çok amaçla yararlanmaktadırlar. Mafios örgütler, öncelikle, bar, pavyon, müzikhol, gazino gibi yerleri zoraki koruma altına almaktadır. Böylece iş yeri sahiplerinden, bu koruma karşılığında düzenli olarak belirledikleri parayı alırlar. Koruma altına girmek zorunludur. Aksi halde işyerinin kapanmasını sağlayacak olaylar çıkartılır, işyeri kurşunlanır, kundaklanır, bomba atılır, müşterileri vurulur, kapı girişindeki korumalar vurulur, işyeri sahibi darp edilir, silahla vurulur v.s. Yine direnen olursa, (ki pek nadir rastlanır) öldürülür. Buraların kapılarındaki body-guard'lar genellikle mafios örgüt elemanları veya onlara tabi kılman kişilerdir. Mafia'nın kapı girişlerinden elde edilen gelirlere de zoraki ortaklığı vardır. Uygulamada, büyük eğlence yerlerinde kapı girişlerinden alınan peşin para, işletmenin korumasını yapanlara aittir. Yine, otopark ücretlerini de genellikle bunlar almaktadır. Ma-fia kapı, otopark ve işletmeden koruma parası alır. Bu amaçla, sanatçılardan ayrıca para alınır. İşletmenin içerisindeki her türlü uyuşturucu dağıtımı ve fuhuş organizasyonu da kontrolleri altındadır. Türk mafiası, eğlence yerlerinin bulunduğu yerlerdeki koruma faaliyetlerini, bölge hakimiyeti esasına göre yapar. O bölgede bulunan tüm işletmeler oraya hakim mafios örgütün 168 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP korumasmdadır. Örn. İstanbul'da, Beşiktaş sahil kesiminden Sarıyer'e kadar olan alanda bir örgütün, Sarıyer,Levent,Eti-ler,Beyoğlu,Kadıköy sahili, Üsküdar sahildeki yerlerde ayrı ayrı mafios örgütlerin hakimiyetleri vardır. Zaman zaman bölge kontrolü konusunda örgütler arasında silahlı çatışmaya varabilen anlaşmazlıklar olmaktadır. Zoraki korumada alınan para, zorlada olsa yapılan bir hizmet karşılığıdır. Mafianın korumasını üstlendiği yerlere, başka grupların veya bireysel saldırıların yapılmasına karşı, gerekli tedbirler alınmıştır. Buna rağmen bir hareket yapılırsa, anında karşılık görmektedir. Haraç ise, hiçbir neden yokken birisinden maddi menfaat istemek ve bunu zorla almaktır. Bir çok mafios örgüt haraç yöntemini sıklıkla kullanmaktadır. Özellikle, maddi durumu iyi olan işadamları veya zenginlerden, adeta sahip oldukları lüks yaşantının vergisi, mafia tarafından alınmaktadır. Geleneksel olarak zenginden alıp fakire dağıtma anlayışından kaynaklanan bu yöntemin, fakire dağıtma bölümü göstermelik olmakta, mafia bu yöntemle elde ettiği gelirle daha çok güçlenip yeni suçlar işlemektedir. Haraç alma yöntemleri çok çeşitlidir. Burada birkaçını anlatmaya çalışacağız; işinde gücünde olan, yasalara saygılı, varlıklı ve arkası güçlü olmayan, pis işlere bulaşmamış ve bulaşmak istemeyen iş adamları, hedef olarak belirlenir. Bundan sonra istihbarat çalışması yapılarak, hakkında bilgi toplanır. Öyle ki şahsın evi, işyeri, yakınlarının ev ve işyerleri tüm telefon numaraları, araç plakaları , çocuklarının gittiği okullar ve servisleri, yemek yediği lokantalara kadar belirlenir. Daha sonra çeşitli şekillerde kendisine ulaşılır. Bunlardan bazıları şunlardır; • Evi, işyeri veya cep telefonundan aranarak kendisinden doğrudan haraç istenir. • Ev veya işyerine tehdit ve haraç isteği yazılı mektuplar gönderilir. • Otosunun camına pusula bırakılır. • Aracı gönderilerek talepler iletilir. • Silahlı birkaç kişi, kendisini bir yerde sıkıştırıp isteklerini iletir. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 169 1 Daha sonra, şahsın haraç parayı ne zaman ve nerede ödeyeceği söylenir. Ödememe durumunda, yukarıdaki alacak tahsili yöntemleri uygulanır. Haraç, sadece para isteme şeklinde olmaz. Fiilen hedefin evine, işyerine, arazisine, otosuna v.s. el koymakta bu kapsamdadır. Bir sabah işyerine giden hedef şahıs, mafianın silahlı adamlarının masasında oturduğunu görür. Ne olduğunu sormasıyla başlayan macerası, işyerini onlara devretme-siyle sonuçlanır (tabi yaşayabilirse). 2004 yılında bu tür yöntemlerin kullanılamayacağını savunanlar olabilir. Ancak, ne yazık ki mafios örgütlerin bugün en çok kullandığı yöntemlerden birisi yukarıda anlatılandır. Türk mafiası, uyuşturucu kaçakçılarından fuhuş, insan ticareti , organ ticareti, her türlü ithalat ve ihracat kaçakçılarından, genelev mafiasından da haraç almaktadır. Yani mafianın parasını yiyen mafios örgütler söz konusudur. Bir nevi üst mafia örgütlenmeleri olan bu oluşumlar, genellikle devlet görevlileriyle birlikte hareket etmektedirler. Örn. Hayali ihracatçıları tespit ve operasyon yapmakla yükümlü kamu görevlileri, bunların listesini mafiaya vermekte onlarda haraçlarını almaktadırlar. Gelir ise bölüşülmektedir. Mafia düzeninin hakim olduğu şehirlerde, büyük küçük iş adamlan, sermaye sahipleri, sanatçılar, futbolcular, mankenler v.s. kendilerini güvende hissetmek için, mafios örgüt liderleriyle iyi geçinmekte, onlarm taleplerini öncelikli olarak karşılamaktadırlar. Bu da ihtiyari gibi görünen, ancak temelde zoraki olan bir koruma türüdür. Mafios örgütlerin, iş kollarına nüfuz etmesi ve buralarda hakimiyet kurması çeşitli yöntemlerle olur. Türk mafiası genellikle iş kollarının bağlı bulunduğu, oda, dernek, vakıf gibi yerleri ele geçirmekte ve bundan sonra, o iş kolunda faaliyetini sürdürmektedir. Balıkçılar hali, meyve sebze hali, otogar, minibüsçüler, servisçiler, pazarcılar, fırıncılar odalarının veya derneklerinin yönetimine kendi adamlarını sokmakta ve seçimlerde bunların işbaşına gelmesini sağlamaktadırlar. Bu sağlanınca, legal bir görünüm altında mafios faaliyetlerini ra- 170 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP hatça sürdürebilmektedirler. Bu faaliyetler, o iş koluna mafi-os örgütün onayı olmadan kimsenin girememesi, girenlerin aidat adı altında ve belirlenen zamanlarda haraç vermesi, bazen iş koluna ait malların fiyatlarının belirlenmesi ve bunun dışına çıkılmaması v.s. dir. Mafianın koyduğu kurallara uyulmasını sağlamaya yönelik yöntemler, genelde tehdit ve zor kullanımıdır. Fırıncılar ve Minibüsçüler odalarını ele geçiren mafios örgütlerin yöntemleri örnek verilebilir; Mafia türlerinden bahsederken, fırıncılar odalarını ele geçiren veya hakimiyet altına alan mafios örgütlerin, ekmek fiyatlarını, hangi fırınların nerelere ekmek vereceklerini belirlediklerini söylemiştik. Belirlenen fiyatın altında ekmek satmaya kalkan veya bölgelere ayrılmış fırınların satış alanlarına uymayan esnaf, önce tehdit edilir ve kurallara uyması istenir. Bunlar, belirlenen alan dışında veya belirlenen fiyatın altında ekmek satan fırıncılar ya da bu ekmekleri alan esnaftır. Tehditle kurallara uymamaya devam edenler darp edilir, silah veya bıçakla yaralanır, işyerleri kurşunlanır, ekmek dağıtım araçları kurşunlanıp, şoförleri dövülür, araç ve işyerleri kundaklanır, hala kurallara uyutmuyorsa öldürülürler. Minibüsçüler odasınca sefer başına verilmesi belirlenen haracı(aidat) vermeyi aksatanlar, kahyalar tarafından denetlenerek, dövülmek suretiyle cezalandırılırlar. Aksaklık devam ederse, bu esnafın araçları trafik ekiplerince trafikten men edilir, sahip ve şoförleri sıkıştırılır, dövülür, araçları kurşunlanır, silahlı saldırıya maruz bırakılır. Odanın hat değiştirme kararlarına uyulması da bu şekilde sağlanır. Türk mafiasmın, italyan mafiası gibi evvelden beri başvurduğu önemli yöntemlerden biri "arabuluculuk" tur. Her-hangibir konuda ihtilafa düşenlerden birinin başvurusuyla, mafios örgüt devreye girerek, devletin temsilcisi gibi ihtilaf hakkında hüküm verir. Bu hükme uymak zaruridir. O nedenle İstanbul'un Anadolu yakasında, Kadıköy, Maltepe, Beykoz ve Üsküdar ağırlıklı olmak üzere insanlara, "Burası X Ca-po'nun Cumhuriyeti" denmektedir. Arabuluculuk, terör örgütlerinin halk mahkemelerine benzer bir işlev görmektir. Aradaki fark, mafianın arabuluculuk yöntemine devlet dahil, ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 171 kimsenin müdehale etmemesidir. Mafia, bu yöntemle hem gelir elde etmekte hem de yerel otoritesini güçlendirmektedir. Böylece ortaya devletin hukukunun yanısıra mafianın hukuku, yani çifte hukuk anlayışı çıkmaktadır. Devletin kendilerini en fazla hapsedeceğini düşünen yerel halk, kendisine her türlü şiddeti uygulama özgürlüğüne sahip mafianın kurallarına daha çok uymaktadır. Gerçekten de "zor oyunu bozar" kuralı, mafianın silah gücüyle uygulanmaya çalışılmakta ve vatandaşlar buna boyun eğmektedir. Fuhuş mafiası, en çok genç kız,kadm ve genç erkekleri kaçırma, alıkoyma, tecavüz etme, uyuşturucuya alıştırma, bu insanları adeta mal gibi alma, satma, belirli yerlerde fuhuş amaçlı çalışmaya zorlama, çok yüklü miktarlarda borçlandırma gibi yöntemler kullanmaktadır. Görüldüğünün aksine, şantaj boyutunun çok yüksek olması nedeniyle, en sert şiddet içerikli mafios yöntemler bu tür örgütlerde vardır. Dövme, alıkoyup aylarca aç susuz bırakma, tecavüz, yaralama, öldürme, kasete çekip şantaj yapma, yüz ve boyun bölgelerine iz bırakıcı ecza atma v.s. en sık rastlananlardır. Cezaevi mafiası, dışarıdaki mafiadan çok daha tehlikeli yöntemleri, devlet kontrolü altındaki bu yerlerde uygulamaktadır. Dışarıdan alman siparişlerle, içeriye giren zanlı yada mahkumları öldüresiye dövme, her türlü işkenceyi uygulama, tecavüz, şişleme, bıçaklama, sorgulama, öldürme v.s. yöntemler uygulanmaktadır. Cezaevi mafiasınm kurallarına uymayanlara karşıda, son derece sert yaptırımlar tatbik edilmektedir. bb- Örgütle Suç Arasındaki Bağı Kesmek İçin Kullanılan Yöntemler Türk organize suç örgütlerinin, işlenen suçla-örgütün irtibatını kesmek için uyguladıkları yöntemlerde önemlidir. Bunların deşifre edilmesi karşı yöntem geliştirilmesi açısından gereklidir. Belli başlı yöntemler şunlardır; • Legal görünüm altında faaliyet göstermek, 172 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP Türk mafios örgütleri, 1999 yılma kadar aleni bir şekilde tahsilat ve irtibat büroları kurmuş ve buralarda müşteri kabul etmişlerdir. Mafiaya başvurmak isteyenler, bu yazıhane şeklinde çeşitli adlarla kurulmuş bürolara gelmekteydiler. Buralarda her zaman, yeterli sayıda örgüt elemanı, silah ve mühimmat bulunmaktaydı. Kumarhanelerin açık olduğu dönemlerde, koruma adı altında kendilerine tahsis edilen ve genellikle buraların girişindeki odaları kullanmaktaydılar. Mafios örgütlerin en çok, inşaat, otopark, galeri, su istasyonu, benzin istasyonu, ithalat-ihracat şirketi adı altında bürolar açtıkları gözlenmekteydi. 1998 yılının ikinci yarısından itibaren, tüm yurtta mafia ile mücadele amacıyla kurulan Organize Suçlar Şubelerinin yoğun ve gayretli çalışmaları, mafios örgütlerin bu alanda taktik değiştirerek, yazıhanelerden çekilmelerine sebep oldu. Ancak, bu durumda faaliyetlerini sürdürmelerini engellemedi. Daha güçlü örgütsel yollara başvurdular. Özellikle, kendilerine bağlı avukatların büroları, hakimiyetleri altındaki bölgelerde faaliyette bulunan kendilerine yakın esnaf ve tüccarların işyerleri, ikametleri irtibat büroları olarak kullanılmaya başlandı. Güvenlik güçlerinin üzerlerindeki baskısı arttıkça, artık birebir görüşme yöntemleriyle irtibat kurmaya başladılar. Hatta, telefonların güvenli olmaması nedeniyle, pusula kullanma, yüz yüze görüşme, yöntemlerine geçtiler. Ancak, her koşulda en güvenilir yerleri Avukatlık büroları ve lüks otel odaları ile lobileridir. Bazı büyük galeri ve barları da irtibat merkezi olarak kullanmaktadırlar. Türk girişimci mafiası; mezbaha, ithalat-ihracat şirketleri, petrol istasyonları, reklam şirketleri, mankenlik ajansları, plak şirketleri, büyük futbol takımlarının başkan yada yönetim kurulu üyelikleri, borsa şirketleri, inşaat firmaları, denizcilik şirketleri, dernek, vakıf ve odaların başkan ve yönetim kurullarında yer alma, özel okul, internet sitesi, T.V kanalı açma gibi birçok işle uğraşıyor gibi görünmektedir. Onun için, kendilerine işadamı sıfatı verilmesini büyük bir hararetle sağlamaya çalışmaktadırlar. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 173 • Omerta kuralının titizlikle uygulanması, İtalya ve ABD'de olduğu gibi, Türk mafiası da omerta kuralını tavizsiz uygulamaktadır. Öyle ki omertayı bozmak, her türlü talepten vazgeçip, yalnızca bu sebeple cezalandırmayı gerektirir. Omertanın örgütiçi uygulamasını bir sonraki başlıkta ele alacağımızı belirtip, omertanın mağdur ve tanıklara uygulanması üzerinde duracağız. Sermayesi korku olan organize suç örgütlerinin varlıklarının devamı, ancak işledikleri suçların gizlenmesiyle olanaklıdır. Bu gizleme, suçun ortaya çıkmasından, örgütle bağının kesilmesine kadar her alanı kapsamaktadır. Mafia, hedef seçtiği şahıslara karşı işlediği hiçbir suç için şikayetçi olunmasını istemez. Şikayetçi olan mağdur, ayrıca ve daha ağır cezalandırılmayla tehdit edilir. Başlangıçtaki tehdit unsurlarının, özellikle güvenlik güçlerine bildirilmesini istemez. İşlenen suçlara tanık olunması da mafianm istemediği diğer bir olgudur. Bu nedenle, herkesin gözü önünde işlenen bir cinayet yada yaralama suçunda tanık bulmak olanaksızdır. Bulunanlar da, aynı olayın mağduru gibi, eşgal veremez ve teşhis edemezler. Şikayetçi mağdur(müşteki), şikayetini en geç mahkeme huzurunda geri alır. Aksi halde, başlarına daha büyük felaketler gelmesi kaçınılmazdır. 2003 sonunda, ünlü bir sanatçının eşinin ayaklarından vurulması olayında mağdur, tüm kamuoyunun gözü önünde şahısları teşhis edemeyeceğini beyan etmiş, teslim olan sanıkların itirafıyla teşhis etmiş ama şikayetçi olmamıştır. Bu olay tipik bir "omerta" kuralı uygulamasıdır. Bir mağdur zarara uğruyor ve "düşmanım yok, kimseyle alacak-borç ilişkim yok, tehdit almadım, suçu işleyenleri tanımıyorum" gibi beyanlarda bulunuyorsa, bilinmelidir ki orda kesinlikle "omerta" kuralı uygulanmaktadır. Yine 2004 yılında İstanbul'da bir barda, yüzlerce insanın gözü önünde bir gencin boğazının kesilerek öldürülmesini gören hiç kimsenin olmaması da bu konuya önemli örneklerdendir. Bir çok mafios eylemde, mağdurlar, güvenlik güçlerince alman ifadelerinde şikayetçi olmakta, mahkeme safhasında şikayetlerinde vazgeçmektedirler. Hat- 174 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP ta, operasyon yapan güvenlik güçleri suçlanmaktadır. (Örn. "zorla öyle yazdılar, biz şikayetçi değiliz. Şikayetçi olmazsak işkence yapacağız dediler" gibi). Eylem açısından kullanılan yöntemler şöyle sıralanabilir; • Eylemleri değişik bölgelerde yapmak, Mafios örgütler, eylemlerini Büyükşehirlerde değişik bölgelere yaymaktadırlar. Böylece, her ilçede kurulu Adliye teşkilatı ve yerel polis, olayları münferit olarak değerlendirip işlem yapmakta, eylemle örgütün irtibatı kesilmektedir. Bu konuda, yerel adliye ve polis yetkilileriyle olan partito ilişkilerini de kullanarak, eylemlerin şubelere bildirilmesi geciktirilmekte yada hiç bildirilmemesi sağlanmaktadır. İstanbul'da 33 ilçe olduğu düşünülürse, mafianın bu açıdan ne kadar geniş bir hareket kabiliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. • Eylemleri üstlenmemek, Yapılan eylemleri, koşul ve duruma göre üstlenmemek işlerine geliyorsa o şekilde hareket etmektedirler. Özellikle, kurşunlama, bombalama, kundaklama gibi eylemleri üstlen-memektedirler. Sebebi kolay tespit edilemeyecek cinayet ve yaralama eylemleri de bu kapsamda düşünülmelidir. • Eylemleri üstlenmek, Bazen, eylemleri birilerinin üstlenmesi, örgüte ulaşılmasının engellenmesi açısından daha avantajlı olabilmektedir. Bu durumda, eylemi yapan kişi güvenlik güçleri yada adliyeye teslim olmaktadır. Teslim olma, alemde bambaşka bir ra-con'dur. Teslim olan, eylemi münferit olarak üstlenir. Kesinlikle örgütü ele vermez. Tabii ki bunun için soruşturmayı yapanlarla irtibata geçip onları görmek147 gereklidir. Eylem çok ses getiren veya önemli bir kişi aleyhine işlenmişse veya kamuoyu duyarlık göstermişse, fazla uzatılmadan "teslim olma" düzeni uygulamaya konulur. Yine, önemli bir olayda kullanılan silahla, olayı gerçekleştirdikleri yerden başka bir Görmek kelimesi mafios örgütlerce "rüşvet vermek, menfaat temin etmek" anlamına gelir ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 175 adliye bölgesinde kasten önemsiz bir suç işlerler. Silahın balistik incelemesi sonucunda önemli olayda kullanıldığının tespiti yapıldığından, o, olayıda üstlenmiş olurlar. Bu, teslim olmanın bir başka yöntemidir. • Eylemi başkasının üstlenmesi, Mafios örgütlerin güçlü partito ilişkileri varsa, suçu işleyenin yerine başka bir şahıs suçu işlemiş gibi üstlenir. İlgili zabıtaca bu hususa çoğunlukla bilerek gözyumulur. Böylece, hem örgüt hemde örgütün muteber elemanı soruşturmadan kurtulur. Genellikle lider veya örgütün üst yapısının yada çok iyi elemanlarmm(iyi tetikçi,bombacı v.s.) yaptığı eylemlerde, bu yönteme başvurulmaktadır. Örn. Ömer Lütfi TOPAL olayında, Bodrum'da bir şahsı öldürüp arabayla kaçan şahsın araba kullanmayı bilmediği seneler sonra İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğünce tespit edilmiştir. Bu şekilde eylemi üstlenip cezaevine girenlere ma-fia lisanında "ceset" denmektedir. • Taşeron kullanmak, Özellikle girişimci mafia tipi, genellikle örgüt prestijini ilgilendiren olaylar hariç, eylemleri kendilerine vefa borcu olan veya parayla tuttukları kiralıklara yaptırmaktadır. Bu şahıslar yakalandıklarında, kimin adına eylem yaptıklarını asla söylememektedirler. • Reşit olmayanların kullanılması, 18 yaşma kadar her küçüğün çocuk sayılması ve küçüklere ceza indiriminin olması, yine bunlarla ilgili özel soruşturma, koğuşturma ve yargılama yöntemlerinin kabulü, mafios örgütlerin bir çok eylemi 18 yaş altındaki küçüklere yaptırmasına neden olmaktadır. Bu yaş grubunda bulunanların, zabıta tarafından ifadelerinin dahi alınamaması ve derhal savcılığa çıkarma zorunluluğu, örgütle- eylem irtibatını kesmektedir. Özellikle, cinayet, uyuşturucu dağıtımı ve kamuoyunca tanınan şahıslara karşı yapılan eylemlerde bu kesim kullanılmaktadır. • Eylemin sebebinin değiştirilmesi, Mafios örgütlerce en sık kullanılan yöntemlerden biride budur. Yapılan eylem kişisel sebeplere bağlanır. Örn. 2003 yi- 176 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP lmda bir şahıs işlediği cinayetin gerekçesini şöyle anlatmaktaydı; "X caponun sevgilisini rahatsız etti. Bende o capoyu çok sevdiğimden, kendisinin haberi olmadan onu öldürdüm," Bu şekilde, "yanımdaki kıza laf attı vurdum", "küfür etti öldürdüm" gibi bir çok sebep bulmak mümkündür. Bu yöntemin başarıyla uygulanması için partito desteği şarttır. • Partito ilişkilerini güçlü tutmak, Yukarıdaki yöntemlerin bir çoğu örgütün partito ilişkileriyle ilgilidir. Ancak, bu ilişkiler bizzat yöntem olarak da kullanılabilir. Mafia, yerel veya merkezi güvenlik birimleri üzerinde çok fazla hakimiyet kurarsa (genellikle parayla ve siyasi müdehaleyle) eylemlerden önce ilgili yerden izin almakta ve onların kontrolünde eylemi gerçekleştirip, yukarıdaki yöntemlerden en elverişlisini kullanmaktadır. 1998 öncesinde, bazı polis birimlerinin önceden bilgisi dahilinde cinayet dahi işlenmiştir. • Eylem biçimlerini değiştirmek Mafianm yaptığı eylemler, genellikle kendileriyle mücadele eden güvenlik güçlerince teşhis edilebilir. Bunu bilen örgütler, kendilerine yoğun baskı uygulandığı dönemlerde eylem biçimlerini değiştirerek, eylemin kendilerine ait olduğunu gizlemeye çalışırlar. Örneğin, ayaktan vurma klasik mafia eylemidir. Bunun yerine bıçaklama biçiminde eylem yaparak, eylemi adi bir görünüme sokarlar. Yine, trafik kazalarıyla bir çok eylem yapmaları mümkündür. Hüseyin BAYBAŞİN'in şu anlatımları bu açıdan ilgi çekici ve önemlidir; "Mesela polis şeflerinden Karakaplan,148 bana basın toplantısı sırasında piç demişti. Bu söylediğinin bir bedeli olmalıydı. Mesleğini tabii ki icra edersin, ama birisine piç demek, işte o olmaz. Bir kazada öldü." 149 148Doğan KARAKAPLAN, 1985 sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğünde, başta Asayiş Şb. Müdürlüğü olmak üzere bir çok birimde görev yapmış, son derece dürüst ve yiğit bir emniyet müdürüydü. Gerçektende bir trafik kazasında can verdi. 149BOVERNKERK,YEŞİLGÖZ,açe.s.30l. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 177 Mafia'nın en sık kullandığı gizleme yöntemi, intihar süsü vermedir. Yüksekten atma, ası suretiyle veya tabancayla veya zehirlenerek intihar eylemleri mafia tarafından ustaca yapılmaktadır. • Eylemleri kanıtsız bırakmak, Mafianm ustaca uyguladığı yöntemlerden biridir bu. İşlenen suçların kanıtlarını yok etmek, değiştirmek, başkasına yönlendirmek, ceza muhakemesini çok iyi bilen avukatları ve adliyedeki güçlü ilişkileri sayesinde her zaman mümkündür. O nedenledir ki, bir çok cinayet, gasp v.s, ağır suçtan kolayca yakayı sıyırabilmektedirler. Bu şekilde kullandıkları yöntemlere bazı örnekler verilebilir; Grup olarak yakalandıklarında, silah, mühimmat ve eylemleri, mahkeme safhasında yakalananlardan caponun istediği mafiosi üstlenir. Cinayet ve yaralama gibi eylemlerde, suç aleti yok edilir, (denize atma, parçalayıp eritme, silah tamircileri vasıtasıyla horoz ve iğne özelliklerinin değiştirilmesi v.s.) Kaçırma, alıkoyma, haneye tecavüz, yol kesme, yağma, senet gaspı gibi eylemlerde, kar maskesi, çorap gibi teşhisi önlemeye, eldiven gibi parmak izi bırakmamayı sağlamaya, sahte plaka gibi aracı belirlemeyi ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler alırlar. Yalancı tanık bularak davaların seyrini değiştirirler. Adli tıp, bilirkişi ve gerçek tanıkları, çeşitli yöntemlerle etkileyerek gerçeği saptırırlar. (Rüşvet, tehdit, şantaj v.s) Mahkeme heyetini partito ilişkileriyle etkilemeye çalışırlar. Bu hususta en çok avukat ve politikacıları kullanırlar. Polis, savcılık veya mahkeme dosyalarının tamamını veya kanıtlarla ilgili bölümlerini yok ederler. Adli emanetlerdeki kanıtları yok ederler. Zabıta safhasında suç aletlerinin vasıflarını değiştirirler. Örneğin işleyen tabancanın bazı parçalarını eksiltip veya kırıp 6136 sayılı yasa kapsamına girmesini engellerler. Tutulan tutanakların lehlerine olmasını temin ederler. Olay mahalline hasımlarına ait deliller bırakırlar. Örn. Bir cinayet olayında 178 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP1! hasımlarından birinin fotoğrafı yapıştırılmış sahte kimlik bırakırlar v.s. Suçun vasfının değişmesini sağlarlar. Örn. Senet gaspı suçundan müşteki olan bir şahıs, mahkeme safhasında, senedi kendi rızasıyla imzaladığını, ancak, şahısların kendisini darp ettiklerini, darptan şikayetçi olduğunu beyan eder. Suç işleme esnasında kendi adamlarından biri yaralanırsa tedavi ettirip, doktorların zabıtaya haber vermesini engellerler. Zabıtanın, kendilerine işkence veya kötü muamele yaptığını, işlerine gelmeyen her soruşturmada ileri sürerler. Böylece ifadelerini geçersiz kılmaya çalışırlar. Yalancı tanıklarla zabıtanın arama, yakalama, yer gösterme v.s işlemlerini tartışılır hale getirip, davayı lehlerine döndürmeye çalışırlar. Gözaltındayken, ifade vermemek için, kendilerine zarar verirler yada doktor kontrolü sırasında, adamlarınca önceden ayarlanan doktorlar vasıtasıyla, "acil" kaydıyla hastaneye yatırılmalarını sağlarlar. Böylece gözaltından ve sorgulamadan kurtulurlar. Basın kuruluşlarını yönlendirerek yargılama makamlarını etki altına almaya çalışırlar. Kendileriyle uğraşan görevlilerin yaptıkları işlemlerin tartışılır hale getirilmesi için, yasal görünüm altında her türlü.., hileye başvururlar.(işkence, kötü muamele, rüşvet, irtikap, haksız menfaat temini iddiaları, kendileriyle hedef görevlinin ilişkili olduğu yönünde şaibe çıkarmak. İktidardaki siyasi partilerin görüşüne göre, görevlilerin görüşleri konusunda dedikodu çıkarma, gözaltına alındıklarında partito ilişkileri olan güçlü kişilerle olan irtibatlarının kendilerinden polis tarafından ısrarla sorulduğunun söylenmesi v.s.) • Gıyabi tutukla müessesesinden yararlanma, Suç işlediği için aramaya alman mafia mensupları için gıyabi tutuklama müzekkeresi çıkartıldığında, mafia, elemanını suçun işlendiği yerin çok uzağında bir Cumhuriyet Savcılığına teslim eder. Böylece suçla fail arasındaki irtibatın örgüte sirayet etmesi önlenir. Asıl soruşturmayı yapan zabıta biri- ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 179 mi bu şahsı sorgulayamadığmdan örgütsel yapı ortaya konulamaz. Gıyabi tutuklama müzekkeresi olmadan da aranan suçlular Cumhuriyet Savcılıklarına teslim olup, partito ilişkileri sayesinde zabıtaya teslim edilmeden tutuklanabilmekte veya serbest bırakılabilmektedir. Bu şekilde, örgütsel yapıya ulaşılması olanaksız hale getirilmektedir.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>