m- Uyuşturucu Maf iası Doktriner ve uygulama açısından en fazla kaynağa ve araştırmaya sahip olduğumuz mafia türü budur. Bu özelliği nedeniyle hakkında ayrı bir dizi kitap yazılabilecek olan bu mafia türünü, konumuz açısından özetle ele almaya çalışacağız. Uyuşturucu ticareti, terör örgütlerinin olduğu kadar organize suç örgütlerinin de en önemli gelir kaynağıdır. Ancak, daha da önemlisi, bir mafia türü olan uyuşturucu kaçakçılık örgütlerinin bizzat kendilerinin, diğer bazı mafia türlerinin gelir kaynağı olmalarıdır. Konuyu daha sonra açıklamaya çalışacağız. Öncelikle uyuşturucu madde kaçakçılığıyla ilgili genel bilgilere bir göz atıp, bundan sonra işin mafia boyutuna bakmakta yarar vardır. İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren uyuşturucu maddelerin keyif verici, ağrı giderici, hastalıkları iyileştirici olarak kullanıldığı bilinmektedir. İlkel toplumlarda,' kabile ayinlerinde ve erkekliğe geçiş törenlerinde değiştirilmiş bilinç durumları denilen, gündelik bilinç düzeylerinden daha farklı olanlara ulaşabilmek için kullanılan, açlık, susuzluk, uyku yoksunluğu, sosyal ve duygusal yalıtım, ağrılı uyaranlar, dans, meditasyon, dua, işitsel uyaranlar, hipnotik telkinler gibi yöntemlere ek olarak, halusinojen bitkiler, afyon türevleri, koka yaprakları, esrar gibi psikoaktif maddeler büyük rol oynamaktaydı. 115 Uyuşturucu maddeler, tarihsel süreç içerisinde tıbbi amaçlarla kullanılmış, keyif verici Özelliği olması nedeniyle sonraları bu amaçla tüketilmeye başlanmıştır. Bu türden bir tüketimi besleyecek arz da beraberinde şekillenmiş, tıpkı ekonomik yapıdaki gibi bir arz ve talep ilişkisi oluşmuştur. Uyuşturucu maddelerin bu yönü, özellikle yüzyılımızın ikinci yarısından itibaren menfaat çevreleri için rant, terörizm için finans kaynağı, uluslararası ilişkilerde ideolojik ve politik 113 Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2000 s.l ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 133 araç ve hedef ülke toplumuna yönelik sosyo-psikolojik dejenerasyon ile zihni ve ahlaki çökertme olgularını ön plana çıkartmıştır. Anadolu'da afyon M.Ö 3000 yıllarından beri yetiştirilmektedir. M.Ö 4000 yıllarında Sümerler tarafından Aşağı Mezopotamya'da yetiştirilen haşhaş ve kenevir tedavi amaçlı olarak kullanılmaktaydı.116 Tarihte uyuşturucu ile ilgili ilk düzenlemeyi Fatih Sultan Mehmet, yasaklamayı IV. Murat yapmıştır. 1938-1971 yıllan arasında ülkemiz, dünya yasal afyon pazarının %50-55'ine sahip olmuştur. 1971 yılında afyon üretimi tamamen yasaklanmış, 1974'te bu yasak kaldırılmıştır. Günümüzde haşhaş, Toprak Mahsûlleri Ofisi tarafından Bolvadin'de kurulu Alkaloit Fabrikasmda işlenmekte, fabrika üretiminin %90-95'i ihraç edilmektedir. Uyuşturucu madde ile mücadelenin etki ve başarısı, öncelikle dünyada arz ve talebin yoğunlaştığı bölgelerle, bu bölgeler arasında oluşan güzergahların, bunların oluşumunda rol oynayan etkenlerin ve kullanılan yöntemlerin analizini gerektirir. Diğer bir ifadeyle, uyuşturucu madde ile mücadelenin, onun üretim, tüketim ve yasadışı ticareti ile yöntemleri üzerinde odaklanmadıkça gerçekçi bir sentez yapılamamış ve mücadelenin çerçevesi belirlenememiş olacaktır. Bunun için önce uyuşturucu güzergahlarının incelenmesi gerekmektedir. Genel olarak uyuşturucu madde trafiği incelendiğinde belli başlı güzergahlar şöyle sıralanabilir;117 • Güneydoğu Asya ülkelerinden Hong-Kong üzerinden deniz ve hava yoluyla Kuzey Amerika ülkelerine, • Hindistan ve Güneybatı Asya ülkelerinden Malezya, Singapur ve Avusturalya'ya, • Güneybatı ve Güneydoğu Asya ülkelerinden Hazar Denizi ve Karadeniz'in kuzeyinden Batı Avrupa ve İskandinav ülkelerine, 116 İbid.s.4 ıl7Kaçakçılık ve Organize Suçlar Mücadele 2000.S.14 134 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP • Güneybatı ve Güneydoğu Asya ülkelerinden Kuzey Amerika ülkelerine, • Lübnan, Kıbrıs Rum Kesimi, İtalya ve İspanya üzerinden ABD'ye, • Lübnan, Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye üzerinden Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine, • Güneybatı Asya ülkelerinden Türkmenistan, Azerbaycan, Gürcistan üzerinden Batı Avrupa, İskandinav ve Kuzey Amerika ülkelerine, • Güneybatı Asya ülkelerinden deniz yoluyla, Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Akdeniz üzerinden Batı Avrupa ülkelerine, • Güneybatı Asya ülkelerinden Kazakistan üzerinden Karadeniz'in kuzeyinden Batı Avrupa ülkelerine, • Meksika'dan Kuzey Amerika ülkelerine, Ülkemizi doğrudan etkileyen Avrasya uyuşturucu trafiğine gelince; Balkan Rotası; Balkan Rotası, Güneybatı Asya'da üretilen afyon türevi uyuşturucular için, özellikle eroin için kullanılan bir tabirdir. Bu rota, Güneybatı Asya haşhaş ekim bölgelerinden başlayarak, İran ve Türkiye topraklarını geçip Balkan Yarımadası üzerinde iki kola ayrılmakta, bir kolu Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Avusturya üzerinden Almanya'ya (Kuzey Kolu), diğeri ise Türkiye ve Yunanistan üzerinden çoğu kez deniz yoluyla Batı Avrupa'ya(Güney Kolu) ulaşmaktadır.118 Kuzey Karadeniz Rotası; Güneybatı Asya'dan iki ayrı kol halinde gelerek Karadeniz'in kuzeyinde birleşmektedir. Birinci yol, Afganistan'dan başlayıp Orta Asya Cumhuriyetlerinden geçerek , Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Polonya üzerinden Batı Avrupa pazarına ulaşan kuzey yoludur. İkinci yol ise, Afganistan'dan İran'a oradan da kuzeye yönelerek Azerbaycan ve Kafkasya üzerinden yine Rusya ve Ukrayna'ya oradan da Batı Avrupa pazarına ulaşan güney yoludur.119 118 Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 99.S.1 119 İbîd.s.2 ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 135 Doğu Akdeniz Rotası ;Pakistan limanlarından Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalına, oradan da Güney Kıbrıs'ın güneyinden geçerek Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşan Doğu Akdeniz deniz yoludur.120 Son yıllarda bu rota, Pakistan'dan havayolu ile Batı Avrupa'ya sevkiyat şekline dönüşmüştür. Önceleri basit bireysel suç olarak kabul edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı, zaman içerisinde elde edilen karın çok yüksek olması nedeniyle başta terör örgütleri olmak üzere organize suç şebekelerinin finans kaynağı haline gelmiştir.121 Böylece organize faaliyet kapsamına giren uyuşturucu kaçakçılığının münferit kaçakçılık safhası torbacı denilen, sokak satıcılarının küçük miktarlardaki satışı ile sınırlı kalmaktadır. Bunların çoğu da kullanıcı olan ve yeni mal temini için para kazanmayı amaçlayan şahıslardır. Bunlar, önce günlük kullanacağı uyuşturucu karşılığında, sonraları ise satıştan belli bir kar elde etmek amacıyla uyuşturucu satışı yapmaktadırlar. KOM Daire Başkanlığına göre; "Yapısı itibariyle uyuşturucu kaçakçılığı da organize bir suçtur. Bu organizasyon içerisinde, hiyerarşik bir yapılanma ve iş bölümü söz konusudur. Bu iş bölümü organizasyonun bünyesinde olduğu gibi, organizasyonlar arasında da olabilmektedir. Örneğin, kimi uyuşturucu organizasyonları temin edici,taşıyıcı, kimisi ise dağıtıcı, pazarlayıcı rollerini üstlenmektedir. Bunun yanı sıra, kişiler bazında da bir iş bölümü söz konusudur. Bazı şahıslar, araçlara zula yapma konusunda, bazıları ise imalat üzerinde uzmanlaşmışlardır. Teknolojik gelişmeler, sınır ötesi geçişlerin çabukluğu, ülkelerin ekonomi politikalarının değişimi gibi faktörler; kişile- ı20Kaçakçıhk ve Organize Suçlarla Mücadele 2000,s.21 1212000-2001-2002 yıllarında Türkiye'de yakalanan uyuşturucu miktarı EK-l'de sunulmuştur. Kaynak Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2002 raporu s.18-19 T 136 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP rin müşterek suç işlemelerini kolaylaştırmakta ve suça uluslararası bir nitelik de katmaktadır. Bununla beraber, aynı olayda, bağlantılı birkaç suç da yer almaktadır. Bir suç grubunun, örneğin uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonunun, üyelerin kimliğini gizlemede sahte pasaport ve kimlik kullanması sahteciliği, edinilen kazancın yasallaştırılması için paravan şirketler kurulması, banka, kambiyo işlemleri v.s yollarla karapara aklanması, dövizin kontrol dışında başka ülkelere götürülmesi döviz kaçakçılığını, paranın silaha yatırılması silah kaçakçılığını ve bu silahların terör örgütlerince kullanımı terörü doğurmakta, suç grupları arası yakınlaşmaya ve işbirliğine neden olmaktadır." Genel olarak yapılan bu tespitlerden sonra İtalya ve Türkiye'deki uyuşturucu mafiası-nı inceleyebiliriz. Sicilyan mafiasınm uyuşturucu işine girmesi bir önceki bölümde alıntı olarak yazdığımız ABD ile müttefiklerinin Sicilya çıkarmasıyla başlamıştır. Sicilyan Mafiası- Cosa Nostra (Lucky Luciano)- Pentagon irtibatı yeni bir uyuşturucu pazarının oluşmasınında kapılarını açmıştır. 1950 - 60 sürecinde Cosa Nostra, ülke içinde dağıtım yapılacak uyuşturucuya gereksinim duyuyordu. Sicilya ise, doğudan gelecek bu uyuşturucunun güzergahı üzerinde en güçlü istasyonu oluşturuyordu. Doğu Akdenizden getirilen afyon ve baz morfin Sicilya ve Marsilya'daki laboratuvarlar-da eroin ve morfine dönüştürülüyordu. Buradan, hem orta ve kuzey Avrupa'ya hem de ABD'ye naklediyordu. Böylece 1960'lara gidilirken, beyaz zehir alanında günümüze kadar ulaşılacak dev bir örgütlenmeye gidiliyordu.122 1970'li yıllar Türkiye'ye konulan haşhaş ekimi yasağının tartışmalarıyla başladı. ABD Türkiye'nin haşhaş ekmesini istemiyordu. Türkiye'nin haşhaş ekmesi, Uzakdoğu afyonu ile hem rekabet etmesine hem de kaçakçılık güzergahının yan yarıya kısalmasına yol açıyordu. 123 122 ÇULCU,Murat,Mafia Üzerinde Notlar.s.109. 123 İbid.s.lll ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 137 Sicilya mafiası, Türk mafiasmı ilk kez deniz taşımacılığı alanında tanıyordu.Nitekim o yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı önce, Denizcilik Bankası'nın Akdeniz turuna çıkan gemileriyle yapılıyordu. Sonraları bu iş daha da dallanıp budaklandı. Bazı özel gemiler de bu işe bulaştı. Sonuçta kaçakçılık resmi kuryelere kadar uzandı... Tüm bu gelişmeler ve yapılan kaçakçılık, Türkiye'de uyuşturucu işiyle uğraşan yer altı dünyasını da güçlendiriyordu. Nitekim, deniz yoluyla yapılan bu kaçakçılıktan elde edilen birikimin kara taşımacılığı doğrultusunda yatırıma dönüştürülmesiyle, Türkiye Avrupa'nın en güçlü TIR filolarını kuruyordu.124 Yukarıda özetlenen görüşler, İtalyan-Türk Mafiasınm uyuşturucu ortaklığını ve en üstte Pentagon'un ağırlığını göstermesi açısından önemlidir. ÇULCU'nun şu iddiaları da dikkat çekicidir; "uyuşturucu; çağdaş dünyanın, yeteneksiz ve sosyal bakımdan maraz teşkil eden bireyine bir seçenek olarak sunuluyor. Örneğin; ABD'nin en büyük metropollerinde kriminal bir tehdit oluşturan inançsız zenci unsurlarına uyuşturucu, bir yaşam tarzı seçeneği olarak seçiliyor. Böylece, hem kitle kontrol ediliyor. Hem kayıtlı olmayan bir finans birikim elde edilip aklanarak yer üstüne çıkarılıyor. Bu para ile anayasal düzeni tehdit eden unsurlar çürütülüp yok ediliyor." 125 Uyuşturucu mafiası, mafia türleri arasında en karmaşık, gizli ve acımasız olanıdır. Türk uyuşturucu mafiası ÇULCU'nun tespitine göre, önce hammadde üretimi ve nakli işleriyle uğraşmıştır. Daha sonra imal ve nihayet özellikle son 3-5 yıldır iç tüketim piyasasını oluşturmakla meşguldür. Türk uyuşturucu mafiasınm Sicilya mafiası ile kontağını denizcilik sektörü sağladığından, Türkiye'nin en önemli ve üst düzey capo'ları denizcilik sektörüne hakim Karadeniz mafiasından çıkmaktadır. Bu mafiayaya rekabet, kurt kökenli mafia'dan gelmiştir. Belki de her iki grubun rekabetini de susurluk gibi 124 İbid.s.112-113 125 İbid.s.145 T 138 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP devlet destekli mafia düzenlemiştir denilebilir. Söz açılmışken bir husus özellikle dikkatimizi çekmektedir. Neden yıllardır Türk güvenlik güçleri denizde uyuşturucu yakalayamamaktadır acaba? Uyuşturucu kaçakçılığı örgütleri, uyuşturucunun hammaddesinin yetiştirilmesi, kimyasal işlemlerden geçirilmesi (laboratuvarlar), taşınması, depolanması, toptancılara dağıtımı, tüketiciye dağıtımı, elde edilen gelirin yasallaştırılması faaliyetlerinden tümünü, birden fazla bölümünü ya da bir bölümünü yerine getirmek amacıyla kurulmuş olabilir. Tüm safhalar, genellikle bir çok ülkede suç olarak kabul edilmektedir. Bu durumda, uyuşturucu mafiası kavramıyla, müthiş bir gizliliğe ve dolayısıyla disiplin, hiyerarşi örgüt içi cezalandırma sistemine sahip, uluslararası organizasyonlardan bahsedilmektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı uluslararası bir niteliğe sahip olduğundan, örgütlenmesi de buna uygun olmaktadır. Uyuşturucu maddenin üretiminden -tüketimine elde edilen kazancın geri dönüşüne kadar her safha ayrı örgütlenmeyi gerektirdiğinden, irili ufaklı bir çok mafios örgütün varlığı söz konusudur. Bu organizasyon yapısında, çok sayıda mafia örgütlenmesinin birbiriyle irtibatının çok düzenli bir şekilde sağlanması da ayrı bir örgütlenmeyi gerektirmektedir. Örgütlerin örgütlenmesini ise büyük capolar veya uluslararası capolar sağlamaktadır. Bunların sayısı uyuşturucu maddenin türüne ve pazarın büyüklüğüne göre değişmektedir. Örneğin, kokain'in üretim, nakil, pazarlama ve dağıtım işlerinde Colombiya'lı büyük capolarm, eroin de Türk, italyan, Pakistanlı büyük capolarm etkili olduklarını söyleyebiliriz. Yukarıdaki özelliği nedeniyle uyuşturucu mafiasmın her ülkeye göre değişen yapılanması söz konusudur. Bu yapıların ortak niteliği, uyuşturucu pazarında birden çok ülkenin birden çok büyük caposunun işbirliği veya iş ortaklığı yapmak zorunda olmalarıdır. Bu da uyuşturucu organizasyonlarının üst noktalarında, örgütlerüstü capolardan oluşan bir doğal örgütlenmeyi gerektirmektedir. Bu yapıda; eroin kaçakçılığı yapan bir mafios örgütün bir ülkedeki gücü ne kadar büyük ııpi ^^ t ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 139 olursa olsun, capo'sunun, uluslararası üst organizasyonda yer alması olanaklı olmayabilir. Bu anlatımlarla açıklamak istediğimiz husus, uluslararası anlamda uyuşturucu mafia'sı-nm yapılanmasını şematize etmenin olanaksız olduğudur. Bu nedenle, Türk uyuşturucu mafia örgütlerinin yapısal özelliklerini konumuz açısından tespit etmeye çalışacağız. Türk uyuşturucu mafiası genellikle "aile" tipindedir. Örgütün başında bir Capo bulunmaktadır. (Patron,Ağa,Reis) Capo, genellikle ailenin en muktedir karakter yapısına sahip bireyidir. Bu nedenle, ailenin büyüğü olması şart değildir. Önemli olan işi yapabilecek iktidara sahip olmasıdır. Capo'nun yakın çevresi, ailesinden veya kan bağı ilişkisi bulunan yakın akrabalarından veya çok güvendiği dostlarından oluşur. Bu nedenle uyuşturucu mafiasınm çekirdek yapısı, çözülmesi ve ulaşılması son derece zor ve az sayıda insandan oluşmaktadır. Örgütün hacmi ne kadar büyük olursa olsun, merkez yapı bu vasfını korur. Eğer, örgüt imalattan Avrupa veya Arap pazarında dağıtıma kadar tüm faaliyetleri kendisi yapıyorsa -ki bu hacimde ki örgüt sayısı oldukça azdır-capoya bağlı birden fazla yardımcı vardır. Bunlar, hiyerarşik yapılanma içerisinde her iş için ayrı örgütlenme yapmaktadır. Bu örgütlenmeler, üzüm salkımı gibi düşünülebilir. Her salkım bir işi görmekte ve bir dala bağlı olmaktadır. Bir salkım ile diğeri arasındaki bağlantıyı, bu dallar, yani merkez yapının belirlediği elemanlar sağlamakta, dalları birbirine capo yardımcıları irtibatlamaktadır. O halde, uyuşturucu mafiası, niteliği gereği, birbirinden habersiz hücrelerin örgütün merkez teşkilatı tarafından organize edilmesiyle oluşan bir yapıya sahiptir. Örneklendirerek açıklanırsa; başta Capo ve ona ölesiye sadık yakın çevresi (onun korumaları, şoförleri, sekreterleri) vardır. Daha sonra capo yardımcıları gelmektedir. Bunlardan da capo ile direk irtibatlı olan bir yada iki kişidir. Bundan sonra, yapılacak işlerin niteliğine göre örgütlenmek gelir. İmalat yapılacaksa(ero-in için) doğal ve kimyasal hammaddelerin temini, laboratu- 140 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP varların kurulması, doktorların bulunması126 ve üretimin yapılmasının sağlanması ve malın paketlenmesi işi bir örgütlenmeyle, hazır malın nakli, bu amaçla araçların, şoförlerin bulunması, zulaların yapılması, güzergah güvenliğinin sağlanması, ayrı bir örgütlenmeyle, yurtdışına nakilden önce, depolanması, tekrar zulalanması ve yurtdışına çıkartılması ayrı bir örgütlenmeyle, yurtdışında alıcıya teslimi ayrı bir örgütlenmeyle, elde edilen karaparanm aklanması ayrı bir örgütlenmeyle sağlanmaktadır. Uygulamada, nakil işi üreticiden bağımsız örgütlerce, ücret mukabili gerçekleştirilmektedir Yüksek risk ve buna bağlı olarak malın değerinin fazlalığı, örgütlenme yapısının çok hücreli ve çok basamaklı ve yine uluslararası oluşu, uyuşturucu mafiasmm koruma ve tahsilat açısından özel örgütlenmelere gitmesini ya da başlıca mafia örgütlerinden destek almasmı gerektirmektedir. Özellikle nakil sırasında meydana gelen risklerden nak-ledici sorumlu olduğundan, yakalanma, malın kaçırılması gibi çeşitli sebeplerle meydana gelen anlaşmazlıklar, uyuşturucu aleminin kendi kurallarıyla çözümlenmektedir. Temel kural, herkesin sorumluluğuna katlanmasıdır. Bu kurala uymayanlar, ya uyuşturucu mafiası içerisindeki tetikçi grup tarafından yada caponun anlaştığı bir başka mafios örgüt tarafından kurala uydurulur ve cezalandırılırlar. Genellikle büyük ölçekli uyuşturucu örgütleri, silahlı kanatlarını kendi bünyelerinde oluşturmaktadırlar. Yine, olası bir yakalanma durumunda, malı üstlenecek kişilerde bellidir. Bazen, yöntem gereği büyük miktarda mal naklinden önce küçük bir parti mal yem olarak önden sevk edilmektedir. Bu sevkıyatta yer alanlarda güvenilir üstlenicilerden oluşturulmaktadırlar. Uyuşturucu mafiası, kendi arasındaki anlaşmazlıkları büyük capoların hakemliğiyle çözmekte, racona uymayanlar ise örgütlerin tetikçi gruplarınca cezalandırılmaktadır. Malın yakalanması durumunda polise konuşanlar veya ihbar edenim" Eroin imalini yapan kimyagerlere doktor denilir. ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 141 ler tetikçi grup tarafından, genellikle "ölümle" cezalandırılırlar. Örgüt içinden veya örgtülerarası ilişkilerden kaynaklanan alacak tahsili işlemleri de, bu tetikçi gruplar tarafından son derece sert yöntemlerle yapılmaktadır. Tahsilat yapılsa bile ayrıca cezalandırılmaya gidilmektedir. Alacak-borç ilişkisi illegal olduğundan, mağdurun güvenlik güçlerine başvurması da olanaksızdır. Bu nedenle özellikle İstanbul ve çevresinde meydana gelen faili meçhul cinayetlerin büyük bölümü uyuşturucu mafiası hesaplaşmasının sonucudur, denilebilir. Kaçırılan, aylarca rehin tutulan, işkence yapılan şahıslar ve aileleri de suçu ihbar etmemektedir. Uyuşturucu mafiasmın bir diğer sorunuda maddi durumları çok iyi olduğundan, başka tür mafios örgütlerin hedefi olmalarıdır. Fiilen uyuşturucu kaçakçılığı işi yapmayan mafios örgütler, bu tür örgütlerden haraç almakta yada zoraki korumalarını üstlenmektedirler. Büyük örgütlerde, bu tip örgütlere karşı, uyuşturucu mafiasmm kendi kurduğu silahlı kanat devreye sokulmaktadır. Türk uyuşturucu mafiası, diğer mafia türlerinin aksine güvenlik kuvvetleriyle silahlı çatışmaya girebilmekte, kendilerini rahatsız eden görevlileri öldürme dahil her yolla bertaraf edebilmektedir. Bu belirlemelerden sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının şu tespitlerine yer vermek gerekir; Uyuşturucu madde kaçakçılığı organizasyonlarının çalışmaları zaman içerisinde daha sistemli hale gelmiştir ve bu sistem içerisinde aşağıdaki hususlar ortaya çıkmıştır. Uyuşturucu Organizasyonlarının; • Organizasyonda güvenliği sağlamak amacıyla; planlı olarak akrabalık ilişkilerini geliştirdikleri, bunun yanında ticari ilişkilerde kurdukları, • Diğer organize suç örgütleri ile ilişkili oldukları ve ilişkilerini bu örgütlerin başında bulunan kilit isimlerin vasıtasıyla sağladıkları, • Aralarında görev dağılımı yaptıkları, çoğunlukla 142 AK BABALAR ÖRGÜTÜ (TÜRKİYE'DE MAFİA) I. KİTAP uyuşturucu maddeyi temin eden, taşımacılık işlemini yapan, satış işlemleri ile uğraşan(sokak dağıtıcılığı) gruplar olarak ayrıldıkları ve bu suretle bir grubun diğerinin ilgi sahasına girmediği, aslında bununla kaçakçılık faaliyetinin daha güvenli şekilde yürütülmesini sağladıkları, • Önceleri sadece nakliyat ve satış işi ile uğraşan organizasyonların, sonraları elde ettikleri karı arttırmak için, baz morfin halinde transfer ettikleri uyuşturucu maddeleri bizzat kendilerinin uyuşturucu madde haline getirerek sattıkları, • Uyuşturucu maddelerin, Çift Basamak denilen bir sistem ile güvenli olduğu düşünülen başka bir ülkede depolanıp buradan sevkiyatlarınm yapıldığı, • Ülkemizden daha çok Almanya, Hollanda ve İngiltere'ye uyuşturucu madde sevkiyatlarınm yapıldığı, • Dünyada faaliyet gösteren terör örgütlerinin militan kadrolarına silah ve lojistik destek sağlamak amacı ile Ortadoğu, Türkiye ve Avrupa hattında organize bir şekilde uyuşturucu madde kaçakçılığına yöneldikleri, • Uyuşturucu madde kaçakçılığından elde edilen paraları aklamak üzere paravan isimlerle şirketler kurdukları, buralarda karapara akladıkları ve aklanan paralar ile gayrimenkul alımına yöneldikleri tespit edilmiştir. Uyuşturucu mafiasınm dünya genelindeki hükmettiği para düşünüldüğünde, devlet organizasyonlarından destek almadan ayakta durması mümkün değildir. ÇULCU'nun bu konudaki tespit ve iddiaları somut delillere dayanamasa da büyük ölçüde gerçeklik taşımaktadır. Kamu harcamalarının her kuruşunun hesabının sorulduğu ileri Batılı Demokrasilerde gizli servislerin bazı kirli operasyonlarının finansmanında ve yine çıkarları doğrultusunda dünyaya şekil vermek için yaptıkları düzenlemelerdeki temel finans kaynağının, uyuş- ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ 143 turucu pazarından elde edilen büyük pay olduğuna inanmaktayız. Uluslararası dev uyuşturucu kartelleri büyük devletlerin uluslararası ekonomik operasyonlarında da önemli rol oynamaktadır. Bu yönüyle bakıldığında, uyuşturucu kaçakçılığının sonlandırılması uzak gelecekte de olası görülmemektedir. Ancak, bu, mücadelenin başarılı olmayacağı anlamını taşımamaktadır. Başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere köle ulusları dünya devlerinin her türlü baskısına rağmen bağımsızlığa kavuşturan liderler gibi, uyuşturucu batağından kurtuluşun liderleri de elbette ortaya çıkıp, bu alanda insanlığı kölelikten kurtaracaktır.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>