b-İhale Mafiası
    İhale işlemleri bu tür mafianın temel kazanç kaynağıdır. Burada ihaleden çoğunlukla merkezi veya yerel yönetimler tarafından yapılan ihaleler anlaşılmalıdır. Uluslararası veya ulusal büyük şirketlerin yaptıkları ihaleler ile son yıllarda Türk devletinin en önemli gelir kaynağı olarak saydığı özelleştirme uygulamalarını da bu konuya dahil etmek gerekir.

    Çek-senet mafiasından sonra, en önemli ve yaygın Türk mafiası türü ihale mafiasıdır denilebilir. Hareket alanı son derece geniş olan ihale mafiası, temelde "ihaleye fesat karıştırma" suçunu işlemektedir. Bu tür mafianın ihalelere nasıl etkide bulunduğunu şöyle sıralayabiliriz;

    İhale mafiası, basit haliyle, icradan, gümrük idaresinden, devlet kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç fazlalarından v.s açtıkları satış ihalelerine kalabalık ve silahlı gruplarla gider. Amaçları ihaleye girmek değildir. Ancak, girmemeleri için, diğer ihaleye girenlerden çekilme parası alırlar (haraç). Özellikle akrabalararası miras anlaşmazlığı yüzünden veya haciz işlemlerinden kaynaklanan ihalelerde, ihaleyi uzun süre o maldan yararlanan insanlar almak isterler ve bu güçlü istek mafianın işine gelir, (örneğin babalarının evinin satılması durumunda, çocukların, kendilerini bu evi alma zorunluluğunda hissetmesi gibi) Bu tür ihalelere giren mafia, ihale mafiasının en organize olmamış, basit halidir. Genellikle, küçük veya yerel mafia grupları bu tarz işler yapmaktadırlar.

    Açılan ihalelerde, ihaleye katılan müşterilerinin yanında yer almaları. İhale mafiasının en yaygın görünümü bu şekildedir. Bu tür mafia, ihalelere, kendilerini bu ihaleye alması için kiralayan kişinin yanında girer. Yaptıkları iş ihaleye giren diğer taleplilerin, ya ihaleye girmelerini önlemek yada istenilen düzeyde teklif vermelerini sağlamaktır. Bunun için her türlü mafios yöntemi kullanırlar.

    Ülkemizde, devlet ve yerel yönetimler tarafından açılan ihalelerin bir çoğunda (özellikle yüksek meblağlılarda) mafianın, doğrudan veya dolaylı etkisini görmek mümkündür. Doğrudan etkisi, bizzat ihaleye müdahale etmektir. Dolaylı etkisi ise arabulucular vasıtasıyla ihaleye girecek diğer taleplilere, kimin yanında ihaleye girdiklerini hissettirmektir.

    Türkbank'ın özelleştirilmesi, mafios örgütlerin ihalelere ne ölçüde dahil olduğunun en güzel örneklerindendir. Bu ihaleye katılmak için, uluslararası ve ulusal birçok üst düzey firma teklif dosyası almıştır. Bu aşamada, ihaleyi almak isteyen bir işadamı, Türk mafiasının Capolarından birine başvurmuş, bu caponun, ihale dosyası alan iş sahiplerinden bazılarını, yurtdışından bizzat kendi yaptığı telefon görüşmeleri ile, bazılarını da, eski bir milletvekili ve bazı işadamları vasıtasıyla selam göndererek ikaz etmesi sonucunda, bir kısım işadamı ihaleye girmemiş, girenlerde, dönemin siyasi iradesinin araya girmesinin de etkisiyle, caponun ihalenin kalmasını istediği şahıstan daha düşük teklif vererek, onun kazanmasını sağlamışlardır. Bu süreçte, ilginç başka bir olay yaşanmıştır. İhaleye giren bir başka işadamı da, yurt dışında bulunan bu mafia caposunun baskısına karşı, bir başka mafia caposundan yardım istemiştir. Bunun üzerine Türk mafiasının iki caposu arasında yaşanan gerginlik, karşılıklı görüşmelerle hemen çözüme kavuşmuş, yurt dışındaki caponun isteği, (diğerinin çekilmesiyle) gerçekleşmiştir. Türkbank özelleştirme ihalesi, Türk mafiasının, işadamı, basın, politikacı, yani partito ilişikileri açısından son derece önemli bir örnektir. Bu ihale üzerine yapılan polisiye operasyon esnasında gelişen olaylar nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti düşmüştür.

    Mafiosonun doğrudan kendi adına ihaleye girmesi de mümkündür. Mafia caposu, ortakları veya doğrudan kendisine bağlı şirketlerini karlı ihalelere sokmaktadır. Bu durumda ihaleyi yapan kurum veya kuruluştan da örtülü destek alınmaktadır, (bazen kapalı tekliflerden önceden haberdar olmak, bazen ihaleye karışan fesatın açığa çıkmamasını sağlamak v.s.) Mafianın özellikle legal görünüme kavuşmasını sağlayan iş kollarında yapılan ihalelere girdiğini söylemek mümkündür. Bunlardan bazıları; cezaevlerinin ihtiyaçlarını karşılama ihaleleri, otogar işletme ihaleleri, mezbaha yapım ve işletme ihaleleri, hastahane ihtiyaçlarını karşılama ihaleleri, okul ve hastahane kantin işletme ihaleleri,otopark ihaleleri, gümrük satış ihaleleri, güvenlik ve temizlik ihaleleri v.s dir.

    İhale mafiası, mafios örgütlenmenin silahsız çeşidi olan yolsuzluk örgütlerinin talebiyle, sorunların çözülmesi için de devreye girmektedir. Başka bir deyişle, "ihale yolsuzluk örgütlerinin", bu alanda sorunla karşılaşmaları durumunda, bu örgütlerce, devreye sokulmaktadır. Bunun üç amacı vardır;
  • Yolsuzluk örgütleri mensupları dışında birilerinin ihaleye girmelerinin önlenmesi,
  • Yolsuzluk örgütleri mensuplarının aralarındaki anlaşmayı bozan üyelerinin cezalandırılması,
  • Sisteme uymayan kamu görevlilerinin sindirilmesi.
    Yolsuzluk örgütlerinin en yaygınlarından olan ihale yolsuzluğu örgütleri, belirli bir alanda faaliyet gösteren iş sahiplerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Her biri ayrı bir firma sahibi olan bu işadamları, kendi konularıyla ilgili ihaleler açan tüm kurum ve kuruluşların ihalelerine, adeta bir illegal consorsium olarak katılırlar. Her ihaleyi alacak olan, aslında bu consorsium tarafından önceden yapılan görüşmelerle belirlenmiş ve sıraya sokulmuştur. Herkes, sırası geldiğinde ihalesini almaktadır. Bu işe, bu birlikteliği yapan işadamlarının yanı sıra, ihaleyi yapan yer de ortaktır. Böylece ihaleye istenildiği gibi fesat karıştırılmakta, kimse de bundan şikayetçi olmamaktadır. Bu tür ihaleler genellikle, %12-%15 iskonto aralığında kalmaktadır. Yani firmalar, ne tesadüfse, ihale için belirlenen fiyatın %12 ile %15'i oranında bir ucuzluk teklifi ile ihaleyi almaktadırlar. İşte, bu düzende en ufak aksaklık olursa, devreye ihale mafiasının ikna edici özelliği sokulmaktadır. Bu aksaklıklar şöyle olabilir;
  • İhaleye, oluşturulan illegal consorsium dışında bir firmanın katılması,
  • İllegal consorsium tarafından belirlenen sıraya, üyelerden birinin uymaması,
  • (Genellikle yeni atanmış) Kamu görevlilerinin consorsium tarafından belirlenen kurallara uymaması, (örneğin %15 iskontoya itiraz, ihalelerin iptal edilmesi v.s)
    2000 yılında, 23 ayrı ihale mafiası grubuna İstanbul'da operasyon yapılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı iktisadi teşebbüslere yapılan operasyonlar sırasında, BİT'lerden birisinin açtığı çok yüksek meblağlı ihaleye, illegal consorsium dışı bir şirketin verdiği kapalı zarf içindeki teklifin, illegal consorsiumun başı niteliğindeki şirketin sahibinin masasında bulunması, kamu görevlisi-yolsuzluk örgütü ilişkisinin en güzel örneklerinden birisidir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ihale alanların oluşturduğu birliktelik çok dikkat çekicidir. Çünkü, bu birliktelik, ihaleye katılan firmaların hemen tamamının dolaylı olarak aynı kişilere ait olması birlikteliğidir. Yani, asıl firma (ihaleyi kazanacak) ile ihaleye giren diğer firmalar, gerçekte aynı şahıslara aittir. Bu durumun ihale edenler tarafından bilinmemesi herhalde olası değildir.




<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>