a- Çek-Senet Mafiası
    Bu gün Türk mafiası açısından geleneksel diyebileceğimiz bir mafia türü çek-senet mafiasıdır.

    Bovernkerk-Yeşilgöz, örgütlü suçların klasik pazarları başlığı altında inceledikleri çek-senet mafiasını, şiddet kullanımı ve tehdit yöntemiyle alacak tahsil eden, özel ve yasadışı tahsil bürolarının, Türkçede kullanılan karşılığıdır, şeklinde tanımlamaktadırlar. (107)

    Yine aynı yazarlar, 12 eylül 1980 darbesinden sonra cezaevine atılan ve çıkınca işsiz kalan ülkücülerin, oluşturdukları gruplarla, kendilerini para tahsilatı işine verdiklerini iddia etmektedirler. Yazarların bu görüş ve nitelemelerine katılmamaktayız. Hatta, bu tespitlerin kasıtlı olarak ülkücü camiayı zan altında bıraktığını düşünmekteyiz. Eski ülkücülerin mafia oluşumları içerisinde yer aldığı aşikardır. Ancak, çek-senet mafiası Türkiye de çok daha öncelere dayanmaktadır.

    Klasik Türk mafiasının temel işlevi haraç ve arabuluculuk üzerinedir. Arabuluculuk ise, çoğunlukla alacak borç ilişkisi üzerine yoğunlaşmaktadır. Kürt İdris, Dündar Kılıç, Hasan Cevayir, Hüseyin Heybetli, bu arabuluculuk işlerinin en ünlü isimleridir.

    Ayrıca bu tür mafia sadece çek ve senede bağlanmış alacak borç ilişkisi için değil, aksine çoğunlukla bir kıymetli evraka bağlanmamış ilişkiler için devreye girmektedir. O halde, çek-senet mafiası sadece alacak borç ilişkileri açısından devreye giren ve bundan belirli oranda pay alan mafiadır. Kullanılan yöntemlere ileride değinilecektir. Mafianın, alacağı tahsil yada borcu ödememe garantisi vermesi, taraflardan haraç alması için yeterlidir. Konunun sonuca ulaşması ek ödemeyi gerektirir. Ayrıca, 1998-2003 sürecinde tahsilat büroları ortadan kalkmış, bazı Avukatlık Büroları da dahil olmak üzere iş yerleri, mafia adına devreye girmiştir.

    Klasik çek-senet mafiası, bugün ayrı bir tür olmaktan ziyade, hemen tüm mafia gruplarınca kullanılan bir kazanç yöntemi haline dönüşmüştür. Örneğin, uyuşturucu nakli koruması yapan bir mafia örgütü, aynı zamanda çek-senet tahsilatı da yapmaktadırlar. Tefecilerin etrafında türeyen çek-senet tahsilatçıları da tefecilik sektörünün türevi şeklinde örgütlenmektedir.

    Çek-senet mafiasının ülkemizde ortaya çıkışı ve bugün adeta mafianm çifte hukuk anlayışına haklılık kazandırmasının nedeni, İcra İflas Kanunu, Borçlar Kanunu ve Türk Ceza Kanunundaki düzenlemelerin yetersiz oluşu ve yargının ağır işlemesidir. Özellikle, yasal düzenlemelerdeki yetersizliklerin elli yıldır istenilen düzeyde düzeltilememesi, Türk mafiasının partito ilişkilerinin gücünü göstermektedir.

    Çek-senet mafiasının alacak borç ilişkisine dayandığını az önce söylemiştik.Acaba mafia, bu alacak borç ilişkisini nasıl kazanca dönüştürmektedir? Bu soruya verilecek cevap, bu tür mafianın çalışma yapısını da ortaya koyacaktır.

    Çek-senet mafiası, genellikle bu evrakları verenleri, yani, borçluyu takip eder. Alacaklıların çeşitli vesilelerle bağlantı kurdukları mafios örgüt, borçlu tarafından ödenmeyen çek veya senedi ileride göreceğimiz kendilerine has yöntemleri kullanarak tahsil eder. Bu hizmeti karşılığında örgüt, alacaklıdan, onun, alemdeki hatırına göre(tanıdık, dost veya hatırı sayılır bir kamu görevlisi yada politikacı yada iş adamı tarafından gönderilmişse v.s) belirlenen bir miktarda para alır. Bu, hiç tanınmayan alacaklı için, tahsil edilen paranın en az %40'ı dır. Tanıdıklarda bu oran %25'e kadar düşmektedir. Tahsil edilen paradan alman oranın yanı sıra, işveren durumundaki alacaklıdan, çoğunlukla masraf adı altında peşin para da alınır. Hatta, bazen tahsil edilen paranın tümüne el konulabilir, (alacaklının kelek atması durumunda) (108)

    Çek-Senet mafiasına gelenler, ellerinde çek-senet olup da genellikle batak, yani tahsili olanaksız hale gelmiş alacaklarının peşinde koşan alacaklılardır. Bu tür tahsilatta, mafios örgüt, borçludan ödeme gücüne göre mevcut çek veya senetteki yazılı tutarın en az bir mislini tahsil eder, bu %100 lük kısım doğal olarak mafianındır.

    Çek-senet mafiasına sıklıkla başvurulan diğer bir durumda, borçluya elden veya açıktan nakit verilmiş, yani herhangi bir teminata bağlanmamış alacakların garantiye bağlanması yada tahsil edilmesinin istenmesidir.

    Birinci durumda; borçlu şahsın, yasal takiple borcunu ödeme olanağı vardır. Ancak, alacaklının elinde yasal takip için gerekli ispat vesikaları yada garantisi yoktur. Mafia, borçludan, borcuna karşılık, alacaklıya, çek-senet vermesini veya ipotek gibi garanti göstermesini temin eder. Alacaklı, böylece yasal takip için gerekli teminata kavuşmuş olur.

    Bu halde mafia çok zahmet çektiğinden, alacaklıdan oldukça yüklü bir masraf alır. Bu masraf teminata bağlanan alacağın %70ine kadar varabilmektedir.

    İkinci durumda; borçlunun yasal takiple ödeme gücü bulunmamaktadır. Bu halde, mafia, doğrudan alacağın tahsiline girişir. Tabii, yine tahsil edilen para borçtan fazladır.

    Çek-senet mafiasının bir diğer fonksiyonu da yanlış düzeltmektir. Örneğin alacaklı X şahıstan ev almak için para ödemiş, ancak parayı alan X şahıs tapuyu vermemiştir. Mafia burada tapunun verilmesini sağlar. Ücretini yerin değerine göre belirler.

    Çek-senet mafiasının borçlunun yanında yer aldığı durumlarda vardır. Yani borçlu, mafiaya başvurursa onunda talepleri karşılanmaktadır. Borçlu, herhangibir alacaklı ile olan çek veya senet veya diğer borç garantilerinin, borç ifa edilmeden geri alınmasını mafiadan talep edebilir. Mafia, bu durumda, ilgili teminattan alacaklının vazgeçmesini sağlar, (çeki-senedi geri alır, ipoteği kaldırır v.s) Burada, sağlanan hizmete karşı alınacak ücret, yukarıdaki gibi belirlenir ve hizmet sağlanan borçludan alınır.

    Borçlu müflis duruma düşmüşse, tüm borçlarını ödemektense, bunların tutarının bir kısmını mafiaya ödeyerek, alacaklıların alacaklarından vazgeçmesinin sağlanmasını ister. Mafia, bu hizmeti de kendi yöntemleri ile görür. Uygulamada, genellikle müflisin iş yerine mafia mensupları oturmakta, gelen alacaklılarla kendi yöntemleriyle görüşerek, alacaklarından vazgeçmeleri için ikna etmektedirler. Aynı zamanda borçlunun korunması da mafia tarafından sağlanmaktadır.

    Çek-senet mafiasının en acımasız ve gizliliğe riayet eden türü, yasadışı iş yapanların birbirleriyle düştükleri parasal anlaşmazlıkları çözen gruplardır. Genellikle, uyuşturucu kaçakçılarının birbirlerine kelek atması durumunda , devreye ya kendi bünyelerinde oluşturdukları tahsilat grupları yada çek-senet mafiası girmektedir. Her iş yasadışı olduğundan, çok sert tahsilat yöntemleri uygulanır. Tahsilat dışında, kelek atan ayrıca cezalandırılır.

    Özetle, çek-senet mafiası, alacak borç ilişkilerini kendi hukukuna göre, borçlu yada alacaklı lehine çözer ve bunun karşılığında haracını alır.



Dipnotlar
107 BOVERNKERK, YEŞİLGÖZ. age. s.46
108 Kelek Atma; Alemin kurallarına uymama, racona aykırı davranışta bulunmadır. Örneğin alacaklı işi verdiği mafiadan geri almak isterse yada başka bir gruba verirse kelek atmış olur

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>