BÖLÜM I


ORGANİZE SUÇ VE ÖRGÜTLENMESİ

I- KAVRAM TESPİTİ VE TARİHÇE


    A-TANIM ÇALIŞMASI

    1- Genel Olarak
    Önsözde üzerinde ısrarla durduğumuz ve dünyadaki en önemli para kazanma sektörlerinden biri olduğunu söylediğimiz organize suç veya dünyada sektör haline gelmiş, profesyonellerce işlenen, suçun organizasyonu ile ilgili bir çok yazar tanım yapmaya çalışmıştır. Örgütlü Suç, Organize Suç, Çıkar Amaçlı Suç, Mafia, Çete, Kabadayılık gibi çeşitli adlar altında açıklanmaya, tarif edilmeye çalışılan organize suçtan bu kitapta; Organize Suç ya da Mafia olarak söz edilecektir.

    Doğrusu, organize suçlarla ilgili doktrinde bir çok tanıma rastlamak, ancak bir o kadar da tatmin edici tanım bulmakta zorlanılmaktadır. Bu belki de bu tür suç oluşumlarına bilimsel açıdan ülkemizde yeteri kadar ilgi gösterilmemesinden kaynaklanmaktadır. Öyle ki ülkemizde hala Organize Suç Örgütlerinin sağlıklı bir envanteri çıkarılamamış, ülke genelindeki örgüt sayıları, elemanları, mali portreleri, hatta yıllık bazda işledikleri suçların istatiki çalışmaları (narkotik suçlar hariç) yapılmamıştır. Bu kategori suçlar adli istatistiklerde adi suç adı altında terör suçları dışındaki suçlar kategorisinde ele alınmakta ve daha baştan bu suçlara resmi prim verilmektedir. İsme dikkatli baktığımızda, aslında bu suçlara devletin hangi gözle baktığı da açıktır; adi suç. Adi suç kategorisine, inek hırsızlığından, namus cinayetlerine, gasptan, tecavüze her türlü terör suçu dışındaki suçlar girmektedir. Son yıllarda Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Organize Suçlarla ilgili istatistik çalışma yapmaya çalışmaktadır. Ancak, bu çalışmalar iyi niyetli ama son derece yanıltıcıdır. Çünkü çalışmalara dayanak yapılan veriler, il bazında polis örgütünün yaptığı adli operasyonlara dayanmaktadır. Bu, yeraltının yer üstüne çıkarılmış bölümüdür. Altta ne olduğuna yönelik tespit ve tahmin yapılmamaktadır. İşte bu eksikliğin üniversitelerce giderilmesi mutlaka gereklidir. Örneğin, son on yılda ülkede meydana gelen cinayet, yaralama, adam kaldırma, şantaj suçlarının yüzde kaçı acaba bu örgütlerce işlenmiştir? Ülke ekonomisinin yüzde kaçı bu grupların denetimindedir? Yıllık kazançları nedir? Örneğin, 2003 yılında Eurispes araştırma merkezinin yaptığı bir araştırmaya göre; İtalyan mafiasının son 4 yılda 32 Milyar Sterlin (79 Katrilyon 680 Trilyon TL) kazanç sağladığı, 700 kişiyi de öldürdüğü tespit edilmiştir. İngiliz Daily Telegraph gazetesine dayanarak Cumhuriyet Gazetesince yayınlanan habere göre; rakamlar, mafiya cirosunun yarısından fazlasının, yani 18 milyar Sterlinden fazlasının uyuşturucudan geldiğini gösteriyor. Bunun 7 milyar Sterlin'i Calabria'daki Ndrangheta örgütüne aitti.

    Raporda, uyuşturucu ticaretinden Cosa Nostra'nın 6 milyar Sterlin, Napoli'deki Camorra'nın 5 milyar Sterlin kazandığı kaydedildi. 1999-2003 yılları arasında kaydedilen 666 cinayet olayının neredeyse yarısının Camorra ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. (1)

    Şüphesiz yukarıdaki araştırma sonucundan en çok haberde adı geçen örgütler rahatsız olacaktır. Bu yüzden bu tür araştırmalar bu örgütlerin gücünü ve etkilerini tespit ve mücadele açısından çok önemlidir.

    Ülkemizde, yukarıdaki örnekte verilen tipte araştırmalar olmadığından, doktrin organize suç örgütlerini tanımlamakta son derece zorlanmaktadır. Bu yüzden, doktrinde bazı yazarlar doğrudan organize suç tanımı yapmış, bir çoğu ise çeşitli yaklaşımlarla organize suçu açıklamaya çalışmıştır. Bunlardan önemli sayılabileceklere bakmakta yarar vardır.

    ÇULCU'ya göre MAFİA; "tüm özgürlüklerin kullanıldığı hukuki zeminin garantörü, kollayıcısı ve koruyucusu olan çağdaş devletin merkezi otoritesine karşı, yerel değerlere dayanarak (dolayısıyla yerel halkın desteğini alarak) bireysel çıkarları doğrultusunda direnen 'yerel güç odaklarının' ortaya çıkardığı bir 'yasa dışı sosyal organizasyon' sayılır." (2)

    ÇULCU'nun sosyolojik yaklaşımla yaptığı bu tanım Prof. Dr. Hess'in MAFİA'yı (3), merkezi otoriteye karşı yerel güç odaklarının direnişi şeklindeki tanımlamasından esinlenmektedir. Her iki yazarda, mafia yani organize suç olgusunu yerel güç - merkezi otorite çatışması olarak görmektedir. Bu görüşe sosyolojik açıdan bakıldığında katılmakta ve daha sonra döneceğimiz bu konuyla ilgili bir soruyu sormadan da geçememekteyiz.

    Acaba, merkezi otoriteyle çatışan bu yerel güç gün gelir "merkezi gücü ele geçirirse" ne olur?

    Çetin ÖZEK'e göre örgütlü suç; "Kamu düzenini bozduğu varsayılan aynı amaca yönelik suçları işlemek için 'iştirak kavramanı aşan' şekilde birden fazla kişi tarafından kurulmuş disiplinli, sürekli ve hiyerarşik düzene sahip örgütlenmedir (4) ÖZEK, Organize suç örgütünü ise; "birden fazla kişinin, hiyerarşik düzende disiplinle, sürekli, kamu düzenini bozduğu varsayılan aynı amaca yönelik suçları işlemek için örgütlenmesine denir". (5) şeklinde tanımlamıştır.

    Av. Turgut KAZAN organize suçu "birden çok kişinin, belli bir disipline ve hiyerarşik düzene bağlı ve sürekli olarak, kamu düzenini bozduğu kabul edilen suçları işlemek için oluşturduğu örgütlenmeye denir" (6) şeklinde hukuki bir yaklaşımla tanımlamaktadır.

    Elele.gen.tr'de ise tanım; "organize suçluluk geniş kapsamlı suçların örgütlü olarak belirli bir plana göre, bir çok kişi tarafından, uzun veya belirsiz bir süreyle, mesleki veya ticari benzeri yasal yapıların kullanılması veya zor yada tehditkar araçların kullanılması yada siyaset, basın, kamu yönetimi, yargı ve ekonomi üzerinde etkide bulunulması suretiyle, yasadışı kazanç ve güç elde edilmesidir" şeklindedir.

    Pitre, mafia'yı şöyle tanımlamaktadır; "Mafya, ne bir hizip ne de bir birliktir, ne kuralları ne de statüleri vardır. Mafya, bireyin kendi varlığı hakkında 'herhangi bir çıkar ya da düşünce uyuşmazlığını, herhangi bir çatışmayı çözümlemenin bir ve tek yolu olarak', üstünlüğe (daha da kötü) başkalarının hakimiyetine anlayış göstermesinin imkansız olması manasında, bireysel güç ve kudret inancı taşıyan belli bir bilinç durumudur". (7)

    Abadinsky, organize suçu aşağıdaki yaklaşımlarla tanımlamaya çalışmıştır; "Organize suçlar; legal ve illegal yöntemlerle para ve gücü ele geçirmek maksadıyla, en az üç seviyeli (rütbeli) hiyerarşik bir yapı sergileyen ve belirli bir grup hiyerarşik disiplinde hareket eden ancak ideolojik amaçlı olmayan kişilerin yapmış olduğu eylemlere denir".

    Hiyerarşik sıralamada yerler, bireyin örgüt üyeliğindeki performansına göre belirlenmesinin yanında, örgüt içerisindeki akrabalık aynı soydan veya boydan gelme ve yakın arkadaşlık gibi durumların da belirleyici olduğu ifade edilebilir. Örgütteki makamları elinde tutabilmek bireylerin tasarrufunda olan bir durum değildir. Ancak örgüt hiyerarşisinde yer edinen kişiler örgütü bir arada tutabilme ve örgütün hedeflerini gerçekleştirebilmeleri ölçütünde durumlarını sürekliliğe taşıma şanslarını sürdürebilirler. Organize örgütler endüstri ve sanayi veya alan olarak bir monopoli ve faaliyet alanları yaratma uğraşı içerisinde olurlar ve birbirleriyle savaştan, yarıştan kaçınırlar. Organize suç örgütleri faaliyetlerini gerçekleştirmek ve örgüt içi disiplini sağlamak bu akımından şiddet kullanmayı ve rüşvet vermeyi yaygın bir yöntem olarak benimsemektedirler. Örgüt üyeliği sınırlandırılmış ve gizlidir. Ancak bazı olağan dışı durumlarda üye olmayanlarında örgüt işlerine karışmaları olasıdır. Organize suç örgütlerinde yazılı ve sözlü olarak çok açık, kati ve net ifadelerle yer alan özellikle gizlilik ile ilgili kurallar mevcuttur ve bu kurallar bazen öldürmeye varan ağırlıktaki yaptırımlarla bireyler üzerinde uygulanmaktadır." (8)

    Aytekin GELERİ, "iki veya daha fazla kişinin gizlice bir araya gelerek işbirliği yapmak suretiyle devamlı bir şekilde kazanç sağlamak amacıyla suçlar işlemesidir" (9) şeklinde bir tanım yapmıştır.

    Frank BOVENKERK - Yücel YEŞİLGÖZ ise kitaplarında, doğrudan bir organize suç tanımını yapmaktan kaçınarak organize suç örgütlerini; "Ekonomik olgu, sosyal tarihi olay, örgütlenme biçimi, polisin mücadele yöntemi, politik olgu ve sosyolojik olgu olarak" (10) incelemişlerdir.

    HERAİL-RAMAEL'e göre; organize suç örgütü kavramına özelliğini veren husus amacından çok, yıldırma, şiddet veya rüşvet gibi kullandığı yöntemlerdir. (11)

    MALTZ'a göre; "Organize suç, rüşvet ve şiddet kullanılması karmaşık bir yapı, devamlılık, disiplin, ideoloji, birden çok işletmeye sahip olma, yasal-meşru işletmeler ile karışma, belli bir törensellik gibi unsurlardan oluşmaktadır." (12)

    De SALVA, "organize suç, yasadışılığın, suçun en üst düzeyde ve en iyi örgütlenmiş biçiminden ibarettir," demektedir. (13)

    Organize suçla eşanlamlı olarak kullanılan "çete" ve "mafia" kavramlarının üzerinde de durmak gerekir.

    Bazı sözlüklerde çete, "Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik" (14) olarak tanımlanmaktadır.

    Ansiklopedilerde ise, "bir kişinin yönetiminde her türlü hukuk ve sınırlamalarının dışında çalışan, esnek, kolay davranabilen başıbozuk bir örgüt" diye tanımlanmaktadır. (15) Ayrıca çetelerin, önceden zorla para almak, mal ve insan kaçırmak gibi yasadışı eylemler yapmak amacıyla kurulduğu, çoğu kez kanun kaçaklarından oluştuğu, günümüzde ise amaç değiştirerek, resmi ve askeri birliklerin, çeşitli taktik ve hukuki nedenlerle yapamayacakları işleri yapan, yarı resmi nitelik kazanmış örgütler olduğu açıklaması getirilmektedir.

    Devlet güçlerinin büyümesi ve etkinleşmesinin, eski anlamda haydutluk yapan çeteleri ortadan kaldırdığını, uluslararası eylemler için devletlerin veya çeşitli ırkçı, dinci ve ideolojik grupların, uyguladığı yöntemler haline geldiği belirtilmekte, yine, "devletin tüzel kişiliğine karşı suç işlemek için oluşturulan silahlı topluluk", "başlıca suçluların çıkar ve tehlike ortaklığından doğmuş olan koruyucu ve saldırıcı zümre", "silahlı çete" ve "şiddet kullanarak bazı suçları işlemek amacıyla birleşen silahlı topluluk" gibi tanımlar ortaya konmaktadır.

    Mafia kavramına gelince, Murat ÇULCU'nun Mafya değil, Mafia doğru kavramdır, görüşünü aynen benimseyerek, önce kavramın doğru yazılması gerekliliğinden başlamak istiyoruz. (16)

    Mafianın; kelime olarak çıkışı Arapça'dır. Hafi, yani gizli sözcüğünden türetilmiştir. Gizli işlerin yapıldığı yerlere Mahfel veya Mahfelya denir. Sicilya aksanında bu kelime Mahfelia şeklini almış, daha sonra telafuz, gizli kapaklı işler yapanlar anlamında Mafia'ya dönüştürülmüştür. Ancak bugün kullanılan Mafia sözcüğü, bazı sloganların içindeki kelimelerin baş harflerinin birleştirilmesiyle elde edilmiştir. Yani Hafi'den türetilen bir kelime değil de, akrostiş yapılarak elde edilen bir rumuz olarak kullanılır. Ancak anlamları aynıdır... Morte Alla Francia İtalie Anela (Fransızlara ölüm, İtalya kükrüyor) Bu slogandaki kelimelerin ilk harflerinin birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan MAFİA şeklinde yazılır. Şöyle; Mazini Autorizza Furti İncendi Avvenamenti (Mazzini suç işlemeye vekalet veriyor). (17)

    Kendisini oluşturan kelimelerin ilk harflerinden oluşan Mafia sözcüğünün geleneksel olarak anlamı budur.

    Mafianın kelime olarak anlamı ileride geniş olarak ele alınacağından şimdilik bu kadarla yetiniyoruz. Örgütlü suç olarak "Mafia" tanımına sosyolojik açıdan yaklaşan ÇULCU'ya göre mafia; "bireysel özgürlük alanlarını genişletmek amacıyla hukuki zemini (yasama, yürütme, yargı ağını) yok saymak veya atlamak (pas geçmek-bypas yapmak) amacıyla bazı kişilerin güçlerini birleştirerek, diğer bireyler üzerinde baskı tesis edecek şekilde ortak ve organize hareket etmeleri sonucu ortaya çıkan yapıya / yapılanmaya" denir.

    Mafia ve Mafios örgütlenme; bireyler ve toplumlar üzerinde Mafios Tahakküm tesis etmeyi amaçlar. Dolayısıyla mafia; tüm özgürlüklerin kullanıldığı hukuki zeminin garantörü, kollayıcısı ve koruyucusu olan çağdaş devletin merkezi otoritesine karşı, yerel değerlere dayanarak (dolayısıyla yerel halkın desteğini alarak) bireysel çıkarları doğrultusunda direnen "yerel güç odaklarının" ortaya çıkardığı, kapsamlı bir "yasadışı sosyal organizasyon" sayılır. (18)

Bize göre çıkar amaçlı suç örgütü;
Çıkar elde etmek amacıyla kamu yönetimi,politika, basın ve ekonomiye nüfuz eden, korkutma, sindirme, yıldırma gücünü veya yolsuzluğu yöntem olarak kullanan, bir lider yönetiminde, üç yada daha fazla kişinin, birden fazla suç işlemek için oluşturduğu, hiyeraraşik ve sürekli örgütlenmedir.




Dipnotlar
1 Cumhuriyet Gazetesi, 12.12.2003, s.5
2 ÇULCU, Murat: Her Sakaldan Bir Kıl, e yayınları, İst, 2001, s.30
3 İbid, s.28
4 ÖZEK, Çetin: Organize Suç, Prof. Dr. Nurullah Kunter Armağanı, İst 1988, s.195
5 İbid, s.195
6 KAZAN, Turgut: İzmir Barosu Yargı Reformu 2000 Sempozyumu, 11. Oturum, s.l
7 G. PİTRE, Usi Customi preqiudizi del popolo Sicillianu, cilt II, Bologna, 1969, s.292
8 BAL, ihsan - OZCAN, Mehmet: Türkiye'de Organize Suçlarla Mücadelede Yöntem Arayışları, Organize Suçlarla Mücadele ve Polis, Seçkin Yayınları, Ank. 2003, s. 175
9 GELERİ, Aytekin; Organize Suçların Ortaya Çıkışı ve Gelişimi: İtalyan-Amerikan Mafyası Üzerine Bir Çalışma, Organize Suçlarla Mücadele ve Polis, Seçkin Yayınları, ANK. 2003 s.25
9 BOVENKERK, Frank - YEŞİLGÖZ Yücel: Türkiye'nin Mafyası, İletişim Yayınları, İst, 2000, s.26
10 KOCASAKAL, Ümit, Organize Suçluluğun Tanımı, Özellikleri ve Kapsamı, Galatasaray Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Dergisi, Ocak 2002 Yıl 1, sayı 1, s.14
12 KOCASAKAL, age. S.14
13 KOCASAKAL age. S.14
14 Türk Dil Kurumu Sözlük
15 Laurosse, Büyük Ansiklopedi
16 ÇULCU, Murat Mafia Üzerine Notlar, İst. Kastaş Yayınevi s. 12
17 Ibid. S.13
18 ÇULCU, Murat, Türkiye'de Mafilaşmanın Kökenleri 1, Her Sakaldan Bir Kıl, E Yayınları, 2001, s.30.

<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>