Fazıl Hüsnü Dağlarca
Kuş Ayak
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Kuş Ayak



Kuş Ayak
(kapak)


BOYALI SES
AÇIL SUSAM AÇIL



www.1001Kitap.com





GÜZEL ANNENİN ÇOCUĞU       




GÜZEL ANNENİN ÇOCUĞU
Annemden saklayamam ki
Terliyken
Su içsem biraz
Hemen söylerim anneme.

Anne bu, gizlenilemez.
Nerelere gitsem
Gelsem
Seslenir yer'im anneme.

Anneme pencerelerde
Söylemeden önce kuşlar
Yeşil erik yediğimi
Ben kendim derim anneme.

Hem ağzımı tutsam bile
Ellerimle sıkı sıkı,
Çiçek derdiğimi kırdan
Söyler gözlerim anneme

Anneme, güzel anneme,
İçim
Dışım belli olur.
Öyle gülerim anneme.


ANNEME VERDİĞİM SÖZ
Ben güzel olacağım
Taşıyacağım hep
Akan suların güzelliğini

Ben iyi olacağım
Ellerim açılacak gece gündüz
Bir bitki iyiliğinde

Ben doğru olacağım
Gökten düşen taş gibi
Doğru.


DAMLA
Annem, hadi uyu artık der de
Bir damlama başlar
İçerde.

Su uzun
Akışıdır
Su, gece oyunumuzun.

Uyumamla
Düşer küçük karanlığına odamın
Kim bilir nerelerden apak bir damla.


MASALCILIK
Ellerim
Ayaklarımın masalıdır
Her gün

Ayaklarım
Ellerimin masalıdır
Her gece


BEBEK
Yatırınca kapatıyor gözlerini
Kaldırınca açıyor
Bu bebeği sevmiyorum anne
İstiyorum kaldırınca kapansın gözleri
Yatırınca açılsın.


EDE ŞAŞARKEN
Öyle yumuşaktı ki
Tüyleri kuzunun
Ellerine inanamıyordu

Öyle sevindiriciydi ki
Koşmak
Ayaklarına inanamıyordu

Öyle maviydi ki
Gökyüzü
Gözlerine inanamıyordu


O KALABALIK
Besbelli
Boş olsalar bile besbelli
Bir kalabalık var
Kamyonlarda


BONCUK
Atların alnında
Bebeklerin omzunda
Boncuk

Atların alnını
Bebeklerin omzuna
Değdirir boncuk


SAAT
— Saat neyi sayar
Bir masal zengininin parasını mı?

— Saat neyi sayar
Kuşları mı?

— Saat neyi sayar
Gündüz görünmeyen yıldızlan mı?

— Saat neyi sayar
Yaprakları mı, otları mı?

— Saat neyi sayar
Çocukları mı?

— Saat neyi sayar
Kaç kişinin öğretmeni dinlemediğini mi?


İKİ GÖRÜNÜMLÜK OYUN
I.
Çocuk bir gün kan tükürür
Çocuk yalaz kesilir içerde.
Dışarda aydınlıklarla çiçekler sular,
Bir gün açılmaz perde.

Anlamadan görmeden bilmeden hiç
Saçaklarda susar kuşların türküsü.
Tüm aklar giydirilir
Çocuk buz kesilir yerde.

II.
İnanmaz ilkin anacık
Sorar sorar nerde.
Mumca yanar gözleri
Anacık deli düşüncelerde.

Sonra kara evden çekilir konu komşu
Gece eski gece olur.
Ne korkuyorsun anacık ne korkuyorsun
Ölüm gelir de gider de.


BAYRAMLA
Uzaklaşırım bütün oyuncaklardan
Bütün masallara karışırım
Bayram yaklaşırken.

Büyürüm de kimse anlamaz
Kolay yürürüm yollarda
Bayram yaklaşırken.

Düşünürüm güzel bir aydınlık
Anneme, karşıki eve, giden vapura
Bayram yaklaşırken.

Azalır gece
Uzar uzar gündüz
Bayram yaklaşırken

Yeni birşey gelir bana
Belki bir giysi belki bir arkadaş
Bayram yaklaşırken.


BEŞİKTE
Anne beşikteyim sanki,
Sallanır sallanır beşik
Bir görünür
Bir görünmez,
Dağbaşları mavilikten,
Sallanır sallanır beşik.

Ağaçların yaprakları,
Gelinciği çayırların
İner çıkar, gider gelir
Yavaş
Aşağı yukarı,
Sallanır sallanır beşik.

Uçurtmalar bu boşlukta
Yellerle yellerle durur,
Çiçekler dünkü masaldan
Düşlerle düşlerle
Açar,
Sallanır sallanır beşik.

Anne herkes hem yakında,
Hem uzakta anne herşey,
Çarşı
Pazar
Gece gündüz
Sallanır sallanır beşik.

Uykusu var mı göklerin
Suların
Kuşların şimdi.
Şimdi gözlerimi örttüm,
Şimdi yanında gibiyim,
Sallanır sallanır beşik.


DÜŞÜN YAP DİYOR DEDEM
Bir gün geç olsun
Bir gün iyi olsun.

Bir gün geç olsun
Bir gün tatlı olsun.

Bir gün geç olsun
Bir gün güzel olsun.

Bir gün geç olsun
Bir gün benim olsun.


POST
Koyunun postu
Ta konuk odasında her gün
Emzirir kuzusunu yavaş yavaş.

Ayının postu
Sobanın önünde bile
Dağdadır.


MERDİVENLER
Der yürüyen merdiven
Eski merdivene:
Seninki de çıkmak mı
Vay tahta bacak vay.

Der eski merdiven
Yürüyen merdivene:
Seninki yardım değil, düpedüz kölelik
Vay taşıyıcı vay.


BETİĞİM
Betik en iyi arkadaş
Bana neyi sorsam söyler.
Ne anlatsa en sonunda
Çalış, iyi, doğru ol der.

Geceleri uyumaz o,
Beni kaldırır erkenden.
Okuldan bile güzeldir
Betiği çok severim ben.


SÜT
Sütte sımsıcak varız
Aktır, ak eder bizi.
Daha iyi duyarız
İçince kendimizi.

Bir ev sevinci verir
Sanki annece bir su.
Bize ondan gelmiştir.
Bu yaşama duygusu.


EVİMİZ
Evimiz dört odalıdır
Hadi gezelim Tuncay
Yavaş yavaş hepsini.

Konuk odası süslü
Duvarlarda bezeklere baktıkça
Giderim uzaklara ben.

Yatak odası hep uyur
Akça perdeleri inik,
Tembel demez ona kimse.

Yemek odası büyüktür güzeldir
Elma armut kavun kokar birazcık
Çiçek vardır masasında.

Oturma odası işte, en aydınlık odamızdır
Benim en çok sevdiğim yer,
Burda ödev yaparım.


SALI
En çok salıyı severim
Salı, sessiz gelip geçer
Salı yemyeşil masmavi.

Bütün ağaçlar en güzel
Salı günü sallanırlar
Salı, açık bütün göğe.

Bir ince, bir uzun, bir düz,
Salı bütün günlerimi
Birbirine birleştirir.

Bütün kuşlar en anlamlı
Salı günü ötüşürler
Salı gizli bütün gökten.

Pazar gibi süslü değil
Ama bir anne aydınlık,
Bulur Salılarda beni.



<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>