İÇİNDEKİLER

KAPAK

SUNUŞ

DİN DERSLERİ PROGRAMI
3. Sınıf

   Cami
   Müezzin, İmam, Cemaat
   Bayramlarımız
   Bayramlarda Ne Yapılır?
   İman
   Bugünkü Türklerin Dini
   Hazreti Muhammet
   Muhammet'in Peygamberliği
   Hicret
   Müslümanlığın Etrafa Yayılması
   Peygamberin Son Haccı ve Ölümü
   Peygamberin Ahlakı
   Allah'a İman
   Allah Sevgisi

DİN DERSLERİ PROGRAMI
4. Sınıf

   Kimsenin İnancına Karışmamak
   Hayırlı İnsan Olmak
   Nasıl Hayır İşlemeliyiz?
   İslam Dini ve Ahlak
   Çalışmak
   Tevekkül
   Şükür
   İslamlık, İnsanlarla İyi Geçinmek, Hayırlı Olmaktır
   İslamlık Bağnazlığı Yasaklar
   Din Sahtekârlığı, İkiyüzlülük
   Hazreti Muhammet "Aleyhisselâm"
   Ehli Beyt, Eshap
   Hatice

DİN DERSLERİ
MÜFREDAT PROGRAMI
Beşinci Sınıf

   İslam Dininde Akıl Her Şeyden Üstündür
   Müslümanlıkta Saçma Şeylere İnanç Yoktur
   Cumhuriyet Devrinde Müslümanlık
   Din İşleri, Dünya İşlerinden Ayrıdır
   Müslümanlıkta Allah'la Kul Arasına Kimse Giremez
   Dünyadaki Müslümanlar
   Müslüman Milletlerin İçinde En Kuvvetli Millet Türklerdir
   Her Millet, Allah'a Kendi Dili ile Hitap Eder
   Kur'an'ı Kerim'deki Sözlerden
   Müslümanlar Allah'ı Nasıl Tanır?

ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ


www.1001Kitap.com


7

İSLAMLIK, İNSANLARLA İYİ GEÇİNMEK,
HAYIRLI OLMAKTIR


    Çocuklar, Peygamberimiz, "Allah'ın emrettiği şeylerden sonraki işlerin en iyisi, bir iman sahibinin kalbine sevinç vermek, onu sevindirmektir" diyor.

    Müslümanlar, yalnız birbirleriyle değil, bütün insanlarla hoş geçinirler. Kavga etmek, birbirini gücendirmek neden olur? Birisinin ya fikrine, ya inancına, yahut da kimseye zarar vermeden yaptığı bir işe, söylediği bir söze karışırsanız, o da size darılır, söylenirse artık kalp kırılmış ve kavga kopmuştur. Halbuki daha ilk derslerde görmüştünüz ki, Müslümanlar, hiç kimsenin hür fikirlerine, inançlarına karışmazlar. Böyle olunca da herkesle iyi geçinirler. Nazik olurlar. Birbirlerine iyi işlerde yardım ederler. Zaten birbirine yardımda bulunmak ve daima birleşip işlerini birlikte görmek de İslam esaslarındandır.

    Biliyorsunuz ki, cuma ve bayram namazları hep beraber kılınır. Camiye gelen Müslümanlar, birbirleri ile bayramlaşırlar; bu şekilde bir mahalleli, bir köylü, bir şehirli olan insanlar, birbirlerini tanırlar, görüşüp anlaşırlar. "Camide edilen ibadet, evdeki ibadetten daha iyidir" denir, neden?

    Çünkü camide bütün halk toplanıyor. Fakirlerin halini zenginler görecek, cahilleri yanlış bir fikre saplanmışlarsa âlimler doğru yola götürecekler. Herkes birbirini sevecek. Fakat ne yazık ki çocuklar, bu dini ellerinde kazanç vasıtası yapan adamlar, kendi menfaatları için bütün milleti kör bırakmaya razı olurlar. Aydın Türk evlatları, tabii bunların ne kadar cahil ve sefil adamlar olduklarını bildiklerinden, yanlarından çekildiler. Camilerde hiçbir şeyden anlamayan zavallı ve saf halk kaldı. Bunlar da harfi harfine ezberledikleri, manasını anlamadıkları Arapça lafları bülbül gibi okurlar, yahut da hocaların kendi dillerinden olmayan laflarını dinleyeceğiz diye uykuya dalarlardı.

    Cahil hocalar, Müslümanların zenginlerinin fakirlerine yardım etmesi, bütün milletin arasında fakir kalmaması için konulan zekât, fitre gibi din vergilerini hiçbir kimseye en küçük bir faydaları dokunmadığı halde kendileri alırlar, hayır cemiyetlerine verdirmezlerdi.

    Siz, ne mesut bir devirde yaşıyorsunuz, çocuklar. Cumhuriyet devri, millete her faydalı şeyi yaptığı, millete faydasız olan, milleti uyuşturan her şeyi yıktığı gibi, din tellallarının da başlarından sarıklarını aldı. Millete saçma sapan laf söylemelerini yasak etti.

    Şimdi camilerde Müslümanlara nasihat eden hoca efendiler, eskisi gibi cahil adamlar değil, hiçbir menfaat beklemeden millete çalışan, milleti doğru yola götürmeye uğraşan âlim kimselerdir.

    Bunlar da bize kendi dilimizle söylüyorlar. Artık biz tamamıyla uyandık. Zekâtlarımızı, kurban paralarımızı hayırlı cemiyetlerden birine veriyoruz. Kimsenin inancına karışmıyoruz. Daha okul sıralarında iken birbirimizle hoş geçinerek, aramıza dargınlık sokmayarak, dişlerinde ve başka derslerde yapacağımız şeyler için hep beraber çalışarak, muhtaç arkadaşlarımıza yardım ederek, İslam dininin ve insanlığın emirlerini yerine getirmeye alışıyoruz.

    Bazen çocukluk eder de arkadaşlarımızdan birinin gücüne gidecek bir söz söyler veya bir şey yaparsak, hemen "Affedersiniz, ben hiddetime uydum, yanlış hareket ettim!" diyerek özür istiyoruz. Arkadaşımız da o vakit bizi affeder. Çünkü hatasını bilenleri affetmek de insanlık ve İslamlık esaslarındandır.


<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>