İÇİNDEKİLER

KAPAK

SUNUŞ

DİN DERSLERİ PROGRAMI
3. Sınıf

   Cami
   Müezzin, İmam, Cemaat
   Bayramlarımız
   Bayramlarda Ne Yapılır?
   İman
   Bugünkü Türklerin Dini
   Hazreti Muhammet
   Muhammet'in Peygamberliği
   Hicret
   Müslümanlığın Etrafa Yayılması
   Peygamberin Son Haccı ve Ölümü
   Peygamberin Ahlakı
   Allah'a İman
   Allah Sevgisi

DİN DERSLERİ PROGRAMI
4. Sınıf

   Kimsenin İnancına Karışmamak
   Hayırlı İnsan Olmak
   Nasıl Hayır İşlemeliyiz?
   İslam Dini ve Ahlak
   Çalışmak
   Tevekkül
   Şükür
   İslamlık, İnsanlarla İyi Geçinmek, Hayırlı Olmaktır
   İslamlık Bağnazlığı Yasaklar
   Din Sahtekârlığı, İkiyüzlülük
   Hazreti Muhammet "Aleyhisselâm"
   Ehli Beyt, Eshap
   Hatice

DİN DERSLERİ
MÜFREDAT PROGRAMI
Beşinci Sınıf

   İslam Dininde Akıl Her Şeyden Üstündür
   Müslümanlıkta Saçma Şeylere İnanç Yoktur
   Cumhuriyet Devrinde Müslümanlık
   Din İşleri, Dünya İşlerinden Ayrıdır
   Müslümanlıkta Allah'la Kul Arasına Kimse Giremez
   Dünyadaki Müslümanlar
   Müslüman Milletlerin İçinde En Kuvvetli Millet Türklerdir
   Her Millet, Allah'a Kendi Dili ile Hitap Eder
   Kur'an'ı Kerim'deki Sözlerden
   Müslümanlar Allah'ı Nasıl Tanır?

ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ


www.1001Kitap.com


5

TEVEKKÜL


    Çocuklar, yukarıdaki sözü duymuşsunuzdur. Büyükbabalarımız, nenelerimiz, çoğunlukla "Allah'a tevekkül etmeli!" derler. Acaba bunun anlamı nedir? Allah'a dayanmak, kalbini bütün tutmak değil mi?

    Şimdi, ben size bunun İslam dininde ne demek olduğunu güzelce anlatacağım:

    Tevekkül, bir işe başlayacağımız vakit, iyice düşünüp, aklı erenlerle konuşup, o işe ne lazımsa birer birer elde etmek, bunlardan sonra da işimizin her halde iyi olacağına, sonunun hayır geleceğine iman etmek, kalbimizi tam tutmaktır.

    Mesela, bir vapur seyahati yapacağız. Evvela paramızın yabancılara gitmemesi için bir Türk vapuru ararız. Bineceğimiz vapurun sağlam ve dayanıklı olmasına dikkat ederiz. Yolda bize lazım olacak şeyleri alırız. Barometrenin "iyi hava" gösterip göstermediğine bakarız. Bütün bunlardan sonra biletimizi alırız, kamaramıza yerleşiriz, gideceğimiz yere her halde selametle ulaşacağımıza iman eder, kalbimizi tam tutar, hiç vesveselenmeyiz.

    Mesela, dersimizden tam not almak istiyoruz. Güzelce çalışır, bilmediğimiz yerleri öğretmenimize sorar, öğrenir, birbirimizle görüşürüz de ondan sonra "acaba tam not alabilecek miyim?" diye boş düşüncelere kapılmayız; tevekkül eder, tam not alacağımıza iman ederiz.

    Yoksa çürük bir vapura, fırtınalı bir havada binip dalgalı denizlere açılmak, yahut da hiç çalışmadan tam not almayı istemek ve bunlar için dikkat ve çalışmak dururken "ben Allah'a tevekkül ediyorum. Bana bir tehlike gelmez" demek, tevekkül değil, aptallıktır. İslamlıkta böyle bir şey yoktur. Aklın kabul etmediğini Müslümanlık, hiç kabul etmez.

    Hani bizim bir atasözümüz vardır. "Deveni sağlam bağla da sonra tevekkül et" derler. Bu, hem atalarımızın sözü hem de Peygamberimizin sözüdür.

    Bir gün akılsız bir adam, Peygamberimize gelmiş, devesini başıboş bırakıp içeri girmiş, biraz oturmuş, konuşmuş sonra dışarı çıkmış, bakmış ki devenin yerinde yeller esiyor. Tekrar dönüp Peygamber'e halini anlatmış. Peygamber, "Deveni niye bağlamadın?" demiş. Adamcağız, "Ben Allah'a tevekkül ettim" demiş. Peygamber, "Deveni bağlayaydın da sonra tevekkül edeydin..." diye cevap vermiş.

    Anladınız ya, tevekkül, bir işe lazım olan her şeyi düşünüp azmederek yaptıktan sonra işinin düz gideceğine inanmak, kendini boş vesveselerle yormamaktır. Yoksa başka türlü tevekkülün sonu pişmanlıktır.


<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>