İÇİNDEKİLER

KAPAK

SUNUŞ

DİN DERSLERİ PROGRAMI
3. Sınıf

   Cami
   Müezzin, İmam, Cemaat
   Bayramlarımız
   Bayramlarda Ne Yapılır?
   İman
   Bugünkü Türklerin Dini
   Hazreti Muhammet
   Muhammet'in Peygamberliği
   Hicret
   Müslümanlığın Etrafa Yayılması
   Peygamberin Son Haccı ve Ölümü
   Peygamberin Ahlakı
   Allah'a İman
   Allah Sevgisi

DİN DERSLERİ PROGRAMI
4. Sınıf

   Kimsenin İnancına Karışmamak
   Hayırlı İnsan Olmak
   Nasıl Hayır İşlemeliyiz?
   İslam Dini ve Ahlak
   Çalışmak
   Tevekkül
   Şükür
   İslamlık, İnsanlarla İyi Geçinmek, Hayırlı Olmaktır
   İslamlık Bağnazlığı Yasaklar
   Din Sahtekârlığı, İkiyüzlülük
   Hazreti Muhammet "Aleyhisselâm"
   Ehli Beyt, Eshap
   Hatice

DİN DERSLERİ
MÜFREDAT PROGRAMI
Beşinci Sınıf

   İslam Dininde Akıl Her Şeyden Üstündür
   Müslümanlıkta Saçma Şeylere İnanç Yoktur
   Cumhuriyet Devrinde Müslümanlık
   Din İşleri, Dünya İşlerinden Ayrıdır
   Müslümanlıkta Allah'la Kul Arasına Kimse Giremez
   Dünyadaki Müslümanlar
   Müslüman Milletlerin İçinde En Kuvvetli Millet Türklerdir
   Her Millet, Allah'a Kendi Dili ile Hitap Eder
   Kur'an'ı Kerim'deki Sözlerden
   Müslümanlar Allah'ı Nasıl Tanır?

ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ


www.1001Kitap.com


14

ALLAH SEVGİSİ


    Çocuklar, siz öğretmeninizi dinler, derslerinize dikkat ederseniz, sene başında sınıfınızı geçersiniz, bu şekilde de çalışmanızın mükâfatını görmüş olursunuz. Derslerinize çalışmazsanız, onun cezası da hazırdır: Sizi ne öğretmeniniz sever, ne ananız, ne babanız sever, ne de sınıf geçebilirsiniz. Fakat siz yalnız sınıfımı geçeyim diye çalışkan ve dikkatli olursanız, menfaatınıza çalışıyorsunuz demektir. Bunda ise bir büyüklük yoktur.

    Dikkat etmek, çalışmak, size verilmiş bir vazifedir. Bu vazifeyi ancak vazife olduğu için yaparsanız o vakit büyüklük etmiş olursunuz. Dünyada yaşayan adamların hepsinin bir vazifesi vardır. Elbette vazife yapanın bir mükâfatı, bir hakkı da var... Fakat ben, vazifemin hakkını tam olarak almıyorum, mükâfat görmüyorum diye işime önem vermezsem, hem kendime, hem milletime, vatanıma fenalık etmiş olurum. Şu halde vazifeyi, menfaat beklemeden, yalnız vazife olduğu için yapmalıyız. Hayır da böyledir. Birisine bir hayır yaparken "Herkes beni görsün, bu ne iyi adam desin" diye yaparsam, yahut "Yaptığım hayra karşılık bana bir mükâfat versinler" dersem, adeta yaptığım hayrı satıyorum demektir. Bu hayır değil, menfaata hizmettir.

    İnsan, vazifesini yapar, bir hayır işlerse, gönlü rahat eder, neşelenir, kalbine büyük bir sevinç gelir. İşte bu, en büyük mükâfat, Allah'ın mükâfatıdır. Vazifesini yapmayanlar, fenalık edenler, adeta herkesten utanırlar, canları sıkılır, kendileri azap içindedir. İşte en büyük ceza da budur. Allah'a karşı olan vazifelerimiz, ibadetimiz de böyle olmalıdır, Allah'tan korktuğumuzdan veyahut ondan bir menfaat istediğimizden dolayı ibadet etmemeliyiz. Onu severek ibadet etmeliyiz.

    Bizi dünyaya getirmiş, bize birçok nimetler vermiş... Bizi kalbimizin içinden, aklımızdan daima hayra, doğruluğa sevk ediyor... Böyle büyük bir Allah hiç sevilmez mi?.. Yalnız annemizin şefkatini, babamızın sevgisini, milletimizden, vatanımızdan, hükümetimizden gördüğümüz iyilikleri düşünsek, onun büyüklüğünü anlamış oluruz. Bize her taraftan iyilik eden odur...

    Allah'a en büyük ibadet, onu sevmek, hayırlı bir insan olmak, milletimize, vatanımıza, hükümetimize, sonra da bütün insanlara faydamızın dokunmasıdır. Yoksa namaz kılmak, oruç tutmakla hiç kimseye bir hayır etmiş olmayız.

    Ben bir Türküm ve Müslümanım, Allah'ımı severim, hükümetime, milletime yardım etmek, büyüyünce verilen işe dikkat etmek benim vazifemdir. Herkese hayırlı olacağım; milletimi cehaletten, bağnazlıktan kurtaran, medeniyetin nuruna kavuşturan Cumhuriyeti yaşatacağım. Milli ve dini imanımla yaşayacağım...

    Yaşasın Türklük ve Cumhuriyet!..


<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>