İÇİNDEKİLER

KAPAK

SUNUŞ

DİN DERSLERİ PROGRAMI
3. Sınıf

   Cami
   Müezzin, İmam, Cemaat
   Bayramlarımız
   Bayramlarda Ne Yapılır?
   İman
   Bugünkü Türklerin Dini
   Hazreti Muhammet
   Muhammet'in Peygamberliği
   Hicret
   Müslümanlığın Etrafa Yayılması
   Peygamberin Son Haccı ve Ölümü
   Peygamberin Ahlakı
   Allah'a İman
   Allah Sevgisi

DİN DERSLERİ PROGRAMI
4. Sınıf

   Kimsenin İnancına Karışmamak
   Hayırlı İnsan Olmak
   Nasıl Hayır İşlemeliyiz?
   İslam Dini ve Ahlak
   Çalışmak
   Tevekkül
   Şükür
   İslamlık, İnsanlarla İyi Geçinmek, Hayırlı Olmaktır
   İslamlık Bağnazlığı Yasaklar
   Din Sahtekârlığı, İkiyüzlülük
   Hazreti Muhammet "Aleyhisselâm"
   Ehli Beyt, Eshap
   Hatice

DİN DERSLERİ
MÜFREDAT PROGRAMI
Beşinci Sınıf

   İslam Dininde Akıl Her Şeyden Üstündür
   Müslümanlıkta Saçma Şeylere İnanç Yoktur
   Cumhuriyet Devrinde Müslümanlık
   Din İşleri, Dünya İşlerinden Ayrıdır
   Müslümanlıkta Allah'la Kul Arasına Kimse Giremez
   Dünyadaki Müslümanlar
   Müslüman Milletlerin İçinde En Kuvvetli Millet Türklerdir
   Her Millet, Allah'a Kendi Dili ile Hitap Eder
   Kur'an'ı Kerim'deki Sözlerden
   Müslümanlar Allah'ı Nasıl Tanır?

ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ


www.1001Kitap.com


7

HAZRETİ MUHAMMET


    İslam dinini insanlara öğreten Hazreti Muhammet, Arabistan'da "Mekke" şehrinde doğdu. Kendisi doğmadan babası "Aptullah" ölmüştü.

    Mekke'nin havası sıtmalı ve hastalıklı olduğundan, annesi "Amine", Muhammet'i sütanneye verdi. Muhammet'in sütannesi, havası sağlam köylerden birinde oturuyordu. Çocuğu kendi köyüne götürdü.

    Minimini ve sevimli çocuk, güzel meralarda, havası sağlam köylerde sağlıklı ve gürbüz bir şekilde büyümeye başladı. Sütannesi bu güzel yavruyu çok sevdiğinden, annesinden izin alarak tam dört yaşına kadar Mekke'ye yollamadı.

    Muhammet, sağlam ve temiz hava sayesinde hiç hastalık görmeden büyüdü. Mekke'ye gelince, dedesi, çocuğa yetimlik acısı duyurmamak için onu yanına aldı.

    Muhammet, yedi yaşına gelince annesi de öldü. Çocuk, dedesinin, bu mübarek ihtiyarın yanında öksüzlük acılarını unutuyordu. Dedesinin vefatından sonra amcasının yanına gitti. Artık Muhammet büyümeye başladı. Muhammet'in kabilesi Mekke'nin en şerefli bir kabilesiydi. Amcası da ticaretle uğraşıyordu. Muhammet, amcasının kervanları ile civardaki şehirlere gidip gelmeye başladı. Bu seyahatler Muhammet'in fikrini açıyordu. O vakitlerde Araplar hiç medeniyet bilmezlerdi; cahil, vahşi bir haldeydiler. Taşlara, putlara taparlar, kızlarını diri diri toprağa gömerlerdi.

    Açık fikirli Muhammet bu hallerden çok sıkılır, milletini doğru yola götürmeyi kendi kendine düşünürdü.

    Artık tamamıyla büyümüş olan genç Muhammet'i milleti çok severdi. O hiç yalan söylemezdi, düşünceleri daima doğruydu. Muhammet de amcası gibi ticaretle uğraşmaya başlamıştı. Bu sıralarda çok zengin ve iyi huylu bir kadın olan "Hatice" ile evlendi. Görüyorsunuz ya çocuklar, Peygamberimiz öksüz olarak büyüdü. Fakat çok çalışkandı. Hiçbir şeyden yılmazdı. Ticarete atıldı, doğruluğu ile kendini milletine sevdirdi. Kendi ekmediğini kendi çıkardı. Kimseye boyun eğmedi.

    Yetimler, öksüzler de hiç mahzun olmamalı. Ne yapalım, herkes analı babalı büyümez ya; onlar da Peygamberimiz gibi hiç yılmadan çalışırlarsa muhakkak kazanacaklardır. Gördünüz ya yavrularım, Peygamber'e dedesi, amcası da küçükken yardım ettiler. İşte biz de bu mübarek kimseler gibi kimsesiz yavrularımıza yardım etmeliyiz. Daha önce gördüğünüz "Çocukları Koruma Cemiyeti"ne üye olur, bağışta bulunursak, bu yardımı iyi bir şekilde yapmış oluruz.


<< Önceki Sayfa - Ana Sayfa - Sonraki Sayfa >>