IV. BÖLÜM
KADIN

Eğitim Düzeyi Açısından Kocasından
Üstün Konumdaki Kadınlar

Aile antropolojisinde rastlanılan ilginç konulardan birisi
de, kadının konumu bakımından kendinden altta bulunan
bir erkekle evlenmesi olayıdır. Konu evrensel bir özellik
taşımaktadır. Dünyanın her tarafında görülen bu duruma
ülkemizde de rastlamaktayız. Kuşkusuz bu durum çeşitli
nedenlere dayanmaktadır. Antropoloji literatüründe "ter-
cihli evlilik" kategorisine giren bu evlilik türü hakkında
herhangi bir araştırmaya rastlayamadık. Görgül bir araştır-
ma için hiç de uygun bir konu değildir. Elde edilecek veri-
lerin sağlıklı olması güçtür. Bu bölümde sunulan veriler,
yazarın yakın çevresinden elde ettiği verilere dayanmakta-
dır. Daha çok örnekolay olarak nitelendirilebilecek örnek-
ler, açıklamalarımıza temel olmuştur.

I. NEDENLER

Kadın, kendinden daha alt konumda olan bir erkekle niçin
evlenmektedir? Kuşkusuz çeşitli nedenler bu konuda rol
oynamaktadır.

1. Kadının Fiziksel Özelliği

Kendisini fiziksel olarak güzel, çekici bulmayan bir bayan
mutlaka evlenmek istiyorsa, karşısına çıkan kısmetlerin
çoğunu da tercih etmemiş ve yaşı da ilerlemişse nihayet
kendisinden alt konumda birisiyle evlenmeyi tercih eder.

2. Kocanın Dinsel Rolü

Kadının evleneceği kişi eğer dinsel yönden çevrede tanın-
mış (Şeyh, tarikat reisi vs.) önemli sayılan bir kimse ise,
kendisinin altında bir konumda olmasına razı olarak
onunla evlenebilmektedir. Basına yansıyan bir olayda ilko-
kul mezunu bir tarikat reisi, üniversite mezunu bir kızla
evlenebilmiştir.

3. Akrabalık

Akraba evliliğinin sakıncalı görülmediği yörelerde evlene-
cek kişinin akraba olması da yeterlidir.

4. Çevrede Tanınmış Kişi

Eğer evlenilecek kişi çevrede önemli sayılan bir konumda
ise yine onunla üniversiteli bir bayan evlenebilmektedir.
(Ağa ya da ekonomik bir işle uğrasan, ticaret sahibi zengin
birisi ile).

5. Cemaatsal ilişkiler

Özellikle kırsal kesimde yaşayan üniversite mezunu bir
kız, ailesi kiminle evlenmesini istiyorsa onunla evlenmek
zorundadır. Kızının isteği söz konusu değildir. Çünkü ev-

Egitim Düzeyi Açısından Kocasından Üstün Konumdaki Kadınlar	197

lilik, bu tür cemaatsal ilişkilerin yaygın olduğu yerde ta-
mamen toplumsal bir özellik gösterir. Kızın isteğine pek
bakılmaz.

6. Çocuk Sahibi Olmak

Mutlaka bir çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın, alt ko-
numdaki bir erkekle evlenebilmektedir. Özellikle sanatçı
kesimindeki kadın sanatçılar bu yola sık sık başvurmakta-
dır.

7. Içgüveyliği

Kadının ailesinde bir erkek yoksa, içgüveyliğine razı ol-
muş, kendinden alt konumdaki bir kimse ile evlenebilir.
Çünkü her erkek içgüveyliğine razı olmaz. Öyle birisini
bulmuşsa, onun eğitim düzeyi kadın açısından önemli de-
ğildir.

8. Aşık Olmak

Kadının âşık olduğu birisi ise, onun konumu önemli değil-
dir. Önemli olan, kadının sevdiği bir erkekle evlenmesidir.

9. Ismarlama Damatlar

Daha önceden yurtdışına gitmiş aileler, kız çocuklarına
orada uygun bir damat bulamamışlarsa, Türkiye'den eş
dost akraba kanalıyla bir damat adayı bulup onu yurtdışı-
na istek yapmaktadırlar ve orada kızlarıyla evlendirmekte-
dirler. Bu durumda da damadın kıza göre konumuna pek
dikkat edilmemektedir.

Nedenlerin sayısı artırılabilir. Yukarıda belirttiğimiz
nedenlerin dışında başka özel durumlar da söz konusu
olabilir. Şimdi, bu tür evliliklerdeki ilişkilere değinelim.

II. iLiŞKiLER

Bu tür ailelerdeki toplumsal ilişkilerin nasıl olduğu hak-
kında veriler elde yok. Geniş kapsamlı araştırmalar yapıl-
dığı takdirde bu tür aileler hakkında bilgi elde edilebilir.

Aslında bu tür aile, sorunlu gibi görünmektedir. Çün-
kü, Türk ailesinde genellikle erkeğin egemenliği sürmekte-
dir. Gerek kırsal, gerekse kentsel kesimlerde durum böyle-
dir. Aslında geniş ailede durum böyle iken, çekirdek ailede
de bu durum kısmen devam etmektedir.

Bu tür ailelerdeki ilişkiler kadının gösterdiği tutuma
bağlı olarak değişik biçimlerde sürdürülmektedir. Buna
göre üç ayrı ilişki biçimi söz konusu olabilmektedir.

a) Uyumlu ilişkiler

Burada, evlenmeden önce erkek, kadınla anlaşma yoluna
gitmektedir. "Bak sen benden daha tahsillisin. Bu durumu
öne sürerek aile içinde ukalalık istemem, beni küçük dü-
şürücü davranışlar istemem, ona göre kabul ediyorsan ev-
lenelim." Bu koşula kadın uyduğu takdirde bu evlilik
uyumlu bir biçimde sürmektedir. Zaten uyması için baştan
söz vermiş oluyor.

Uyumlu ilişkilerin bir başka biçimi ise, kadının aile
içindeki ilişkilerde kariyerini ve öğrenim düzeyini, mesleksel
konumunu bir tarafa bırakıp aile içinde düzenli ilişkilere
girmesidir. Aile içinde önemli olan kendi rolleri ne ise on-
ları layıkı ile yerine getirmesidir. Normal bir evlilikte top-
lumca tanınan kadının rollerini yerine getirdiği sürece ai-
lede hiçbir sorun kalmıyor. Ben kocamdan üstünüm deyip
üstünlük taslamıyor. Aile başka, kariyer başka deyip, her
yerde rollerini oraya uygun bir biçimde yerine getirir. Böy-
lece aile içi roller düzenli bir biçimde yerine getirildiği za-
man ilişkiler bozulmamaktadır.

Eğitim Düzeyi Açısından Kocasından Üstün Konumdaki Kadınlar

199

b) Kadın Egemenliğinin Erkek Tarafından Kabulü
Bu durumda kadın birinci plandadır.

Bu tür ilişkide erkek, ikinci plana düşmüştür. Bütün
yetki ve sorumluluklar kadının üzerindedir. Erkek silik bir
konumda kalmıştır. Her şeyi kadın çözümlemekte ve er-
kek bir şeye karışmamaktadır. Erkek isteyerek kendi yetki
ve sorumluluklarını kadına devretmiştir. Kadın da bunu
kabul etmişse sorun olmamaktadır. Çocukların eğitimi, ai-
le bütçesinin düzenlenmesi, dış ilişkiler vs. gibi her konu-
da kadının sözü geçmektedir. Bu aile de uyumludur.

c) Kadın ve Erkeğin Sürekli Çatışması

Bu tür ailede ilişkiler sorunludur. Kadınla erkek sürekli
olarak çatışmaktadırlar. Erkek, aile içi ilişkilerde kadının
kendisinden daha üstün durumda oluşunu bir türlü haz-
medememektedir. Yani bütün yetki ve sorumlulukları ken-
di üzerine almak istemektedir. Bu yüzden kadınla sürekli
çatışmaktadır. Bu çatışma bazen zaman zaman ortaya çık-
makta, bazen de ailenin çözülmesine yol açmaktadır.

Yurtdışına ısmarlama damat olarak giden erkeklerin
durumu böyledir. Kadın yabancı dil biliyor, toplumda ege-
men roldedir, çevreyi iyi tanıyor. Böylece karısını kıskanan
erkek, ya Türkiye'ye geri dönmek istiyor, yahut boşanıyor,
yahut da zaman zaman çatışmalara girerek bu evliliği sür-
dürüyor. Çocuklar olmuşsa kolay kolay boşanmak istemi-
yor. Fakat çocuklar da otorite olarak anneyi tanıdıkları
için, babalarını pek önemsemiyorlar. Erkek, çocukların bu
tutumunu da hazmedemeyip, ailede bocalayıp durmakta-
dır. Kadınla küsüyor, evden ayrılıyor, tekrar barışıyor.
Tekrar çatışıyor.

SONUÇ
O halde bu tür bir aile kurulmalı mıdır? En iyisi, konumla-

200

Türk Ailesi Antropolojisi

rın denkliğidir. Ama denklik olmayınca yaşamda bu tür
olasılıkları da göz önüne almak gerekir. Hem bu tür evli-
likler, yukarıda değinildiği gibi her zaman sorunlu da de-
ğildir. Eşler karşılıklı oturup bu konuda nasıl bir strateji
takip edeceklerini önceden konuşmalıdırlar.