III. BÖLÜM

YENi YAPILANMALAR

Ülkemizde Aileye ilişkin

Yeni Yapılanmalar:
"Parçalanmış Çekirdek Aile"

Parçalanmış çekirdek aile, ülkemizde hızlı toplumsal de-
ğişmeler sonucu ortaya çıkmış yeni bir aile türüdür. Çekir-
dek aile, esasen ana, baba ve çocuklardan oluşan dar aile-
dir. Ele aldığımız bu aile türü ise, çekirdek ailenin daha da
daralmasıdır. Bu aile türü esasen çağdaş toplumlarda sana-
yi sonrası toplumun bir aile türü olarak nitelendirilmekte-
dir. Sosyolog Toffler'in açıklamalarına göre Kuzey Avrupa
ülkeleri, ABD gibi ülkelerde bu tür ailenin yaygınlaştığı be-
lirtilmektedir. Yani postmodern toplumun aile yapısı dene-
cek bir nitelik kazanmıştır. Ülkemizdeki toplumsal değiş-
meler de özellikle kentlerde bu tür bir aile yaratmıştır.
Fakat henüz çok yaygın değildir.

Aslında bu aile, günümüzde çok yeni bir olay değildir.
Özellikle 1970'lerde yurtdışı göçlerin yoğunlaşmasıyla yay-

168

Türk Aile Antropolojisi Araştırmaları

gınlaşmaya başlamıştır. Kırsal kesimden yurt dışına giden-
ler geniş aile tipinden, daralmış aileye dönüşmüştür. Oysa
kentlerde çekirdek aile iken yurt dışına gidişler çekirdek
aileyi daraltmıştır.

Olay, yurt dışına göçler nedeniyle başlamakla birlikte,
yurt içinde de görülmektedir. Özellikle büyük kentlerdeki
eşlerin bir kısmı birbirinden oldukça uzaklarda çalışmak-
tadır. Yani farklı yörelerde çalışma (iş) nedeniyle de çekir-
dek aile parçalanmaktadır. Kadın bir yerde, kocası başka
yerde çalışmaktadır, işte bu durum, konumuz olan değiş-
me, toplumsal katılım, demokratik değerler ve eğitim yönün-
den ilginç sonuçlar doğurmaktadır. Bu bölümde bu yeni
aile türünün ortaya çıkış nedenleri, işlevleri ve ilişkileri
üzerinde durulacaktır.

Bu çalışmadaki veriler yazarın yakın çevresindeki öğ-
retim üyelerinin bu tür aileye mensup olanlarından elde
edilmiştir.

Bu tür ailelerdeki meslek grupları, yurt dışında ve yurt
içinde oluşlarına göre farklılaşmaktadır. Yurt dışında daha
çok işçi kesiminde yaygındır. Oysaki yurt içinde daha çok
bürokratik kesimde görülmektedir. Yani, memuriyet, öğre-
tim üyeliği, işletme sahipliği, ticaret vs. gibi kesimlerde gö-
rülmektedir.

Yurt dışındaki işçiler, her ne kadar aile birleşmesi gibi
yasal olanaklarla ailelerini yanlarına almış olmakla birlik-
te, hâlâ eşleri yurt içinde kalmış, yıllarca dışarda çalışan iş-
çilerimiz vardır. Bunlar sadece yıllık izinlerinde ailelerinin
yanına gelebilmektedirler. Uluslararası işçi göçü, aileyi
parçalamıştır. Örneğin petrol ülkelerinde yabancı işçiler
çoğunluktadır. Oralarda da bu tür yapılanmalar söz konu-
sudur. Gerçi bu durum, geçici bir bölünmedir. Fakat süre-
si belli olmadığı için ailenin bütünleşmesi uzun zaman al-
maktadır. Böylece genellikle kadın terk ediliyor. Resmen
boşanma olmasa da erkek bir yıl ya da daha fazla süreyle

Ülkemizde Aileye tlişkin Yeni Yapılanmalar

169

ailesinden uzakta kalıyor. Erkek bulunduğu yerde başka
bir kadınla ilişki kuruyor.

Sorunlar

a) Çocuk eğitiminde ortaya çıkan sorun başta gelmektedir.
Anne, çocuğun eğitiminden sorumlu olmakta, tek başına
birçok güçlüklerle karşılaşmaktadır. Çocuğun okul yaşa-
mı, gereksinimleri her şey kadının üstündedir. Bu da ka-
dın için ağır bir yük olmaktadır. Yani kadının rollerindeki
artış, onun yükünü artırmaktadır.

b) Çocuk baba sevgisinden uzak kalmaktadır. Çocuğun an-
ne sevgisinden başka baba sevgisine de gereksinimi varken
çocuk bu gereksinimini yeterince karşılayamamaktadır.

c) Ailede tüketim sorunları ortaya çıkmaktadır. Kocasın-
dan yeterli para gelmeyen kadın güç durumda kalmaktadır,
ç) Ailenin geçim sorunlan tamamen kadının üstünde oldu-
ğu için onun geçim yükü ağır gelmektedir.

d) Çevrede kadın hakkında dedikodular çıkmakta, kadın
bunlarla yıpranmaktadır. Çevre, yalnız kadına olumsuz
bakmaktadır.

e) Eğer üyeler arasındaki bağlar güçlü değilse kuşkusuz bu

tür ailede boşanma oranı daha yüksek olmaktadır. Çocuk

olmayışı da boşanmayı yükseltmektedir.

O Bazı giderlerde olağanüstü artışlar olmaktadır. Yurtdışı

uzun telefon konuşmaları, uçak masrafları önemli oranlara

varmaktadır.

O halde aile açısından yeni yapılanma,

a) Anne-çocuk birlikteliği ortaya çıkmakta,

b) Karı kocanın aynı yerde iş bulamayarak farklı yer-
lerde çalışmaları. Özellikle Batı ülkelerinde bu yapılanma
daha yaygındır.

Nedenler

Bu yapılanmaların temel nedenleri,

a) Kan kocanın aynı yerde iş bulamamaları,

b) Koca ya da kadının başka yere tayini,

c) Başka yere göç.

işlevleri

Bu tür aile, aynı zamanda birtakım işlevleri yerine getir-
mektedir.

a) Ailede tekdüzeliliği (monotonluğu) önlemektedir.
Baba, uzun bir ayrılıktan sonra eve geldiğinde ailede deği-
şik durumlar yaşanmaktadır. Özellikle kutlamalar artmak-
tadır. Babanın sevdiği yemekler pişirilmekte, ailece eğlence
yerlerine gitme, dışarda yemek yeme, çeşitli ziyaretler ya-
pılmaktadır. Yani babanın eve geldiği kısa zamanda çok
şey yaşanmaktadır. Adeta olağanüstü bir durum olmakta-
dır. Bu kısa süreli mutluluktan sonra tekrar babanın ayrıl-
masıyla burukluk olmaktadır.

b) Kadının bağımsız olarak aileyi yönetmesi ve hare-
ket etmesi. Bu durum bazı hanımlar için olumlu, bazıları
için olumsuz görülmektedir. Her kadının bu ağır yüke kat-
lanması kolay olmamaktadır.

SONUÇ

Bu tür aileyi yürütenler büyükgüçlüklerle fedakârlıklarla kar-
şılaşmaktadırlar. Yani güç bir evlilik. Çünkü evlilik, birlik-
teliktir. Evlilikte en önemli öğe olan birliktelik bu tür aile-
de uzun süre ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle eşler
arasında iletişimin sürdürülmesi gerekmektedir. Gerçek-
ten evliliğin sürmesi isteniyorsa tatillerde ve her fırsatta eş-

Ülkemizde Aileye îîijfein Yeni Yapılanmalar

171

lerin iletişimi sıklaştırması gerekir. Aksi durumda ailenin
çözülmesi söz konusudur. Yani çözülmeye müsait bir aile-
dir.

Eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve güven duyması da
bu tür aileyi yaşatan en önemli öğeler arasındadır.

Apartnerlik

Değişen koşullar, kadın-erkek ilişkilerine yeni boyutlar ge-
tirmektedir. Post-modern bir ilişki biçimi olan Apartnerlik
de bunlardan birisidir. Apartner, tanım olarak, ayrı ayrı
ilişki olarak ifade edilebilir. Birbirlerini seçtikleri halde or-
tak bir evde değil, kendi evlerinde olmaya devam eden,
birbirlerinin evinde buluşup ayrılması tercih eden çiftlere
apartner denmektedir (Milliyet, 23.8.1997, s. 18). Bu iliş-
ki, gelişmiş ülkelerin megapolislerinde görülmektedir. Ül-
kemizde de görülmeye başlandığı söylenmektedir. Kuşku-
suz bu ilişki, Batı tipi bir yaşam biçimi. Kadın ve erkeğin
ayrı ayrı ev ya da dairesi olup, ikisi de iş güç sahipleridir
ve birbirlerini seçmişlerdir. Yalnız bu ilişki ülkemizde dost
tutmak ya da metreslik ya da jigololukla ilgili değil. Bura-
da çiftler, birinden birinin evine gidip bir süre birlikte ol-
duktan sonra, yeniden kendi evlerine dönmektedirler. Ya-
ni aynı çatı altında sürekli birliktelik yok. Eşler, isteğe
bağlı olarak ayrı yaşamaktadırlar. Ortaklaşa bir mekânda
birliktelik yoktur. Bunlar da mutlu evli çiftlerdir, birbirle-
rine bağlıdırlar. Fakat eşler, bağımsızlıklarına düşkün ol-
dukları için bu yolu tercih etmişlerdir. Normal evliler, bu
yaşamı bencillik olarak görmektedir. Aralarında özel ya-
kınlık, güvenlik var, istedikleri yalnızlığı da yaşıyorlar.

Onlara göre en sağlıklı ilişki, sevdikleriyle aralarına fi-
ziki uzaklık koymaktr. Fakat bu iş, tek yanlı değil, karşı-
lıklı danışarak yapılmaktadır. Haftada belki bir iki gün bir-
likte oluyorlar. Yalnız kalmak istediklerinde kendi özel

172

Türk Aile Antropolojisi Araştırmaları

mekânlarına çekilmektedirler. Bu yoldan, seksin de bir
alışkanlığa dönüşmediğini, heyecan ve yeniliği koruduğu-
nu belirtmektedirler. Hatta bunun bir sürekli balayı oldu-
ğunu söylüyorlar. Ortak bir evde sürekli bir arada yaşamak
biçimindeki klasik evlilik onlara zor gelir. Mekânlarını
başkası ile bölüştürmek istemezler. Mekânlar kendilerine
aittir. Bir süre partneri gelip o mekânı onunla paylaşır ve
gider. Böylece derli toplu, titiz birisi ile savruk birinin bir-
likteliğim sürdürmek kolaylaşır. Eğer birlikte yaşarlarsa,
birinden biri öbürüne uymak zorunda kalır. Klasik evliler,
apartnerleri bencillikle itham ederler.

Apartnerlik, bir başka açıdan da klasik evliliğe doğru
ilk adım sayılmaktadır. Birbirini deneyip birlikte yaşayabi-
leceğini anlayan çiftler, daha sonra apartnerliği bırakıp
klasik evliliğe dönüşebilirler. Fakat aksine, gelişmiş ülkele-
rin megapolislerinde apartnerlik giderek artıyor. Özellikle
yazarlar, sanatçılar, yaratıcı işlerde çalışanlar arasında bu
tür evlilik daha sık. Burada, iki ayrı evin masrafı, ortak bir
evin masrafından daha fazla. Fakat apartnerler için bu bir
sorun değil. Onlar için önemli olan, psikolojik rahatlık.