Türk Ailesinde Tasarruf Anlayışı

Türk kültüründe tasarruf ya da tutumluluk anlayışı, Türk-
lerin her yaşam döneminde söz konusu olmuştur. Yani
Türk tarihinde tutumluluk her dönemde geçerli sayılmış
ve günlük yaşamın her kesiminde geniş bir uygulama alanı
bulmuştur. Ama kültür tarihimize baktığımız zaman, "aca-
ba eski Türklerde mi tutumluluk daha fazlaydı, yoksa gü-
nümüzde mi daha fazladır?" sorusunu sorduğumuzda eski
Türklerin her ne kadar belirli alanlarda tutumluğa yer ver-
mekle birlikte bolluk içinde yaşayarak, tutumlu davranış-
larının daha az olduğunu söylemek olanaklıdır. Çünkü çe-
şitli ziyafetler, uzun süreli düğünler, toylarda bol bol yiyip
içmeler yaygındı. Hatta bu konularda israfa kaçan harca-
malar çok görülmekteydi. Islamiyetin kabulü ile tasarruf
anlayışının yaygınlaştığı söylenebilir. Çünkü islam dininde
tasarruf daima teşvik görmüş ve Müslümanların israftan
kaçınmaları daima telkin edilmiştir. Anadolu'da kıtlık do-

148

Türk Ailesi Antropolojisi

nemlerinde, savaş zamanlarında zorunlu olarak tutumlu
olmaya yönelinmiştir. Özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında-
ki kıtlık, ülkemizi geniş ölçüde etkilemiş ve bu durum ta-
sarrufu oldukça yaygınlaştırmıştır. Elbiselerimize yama
yapma herhalde o zamanların daha yaygın bir geleneği ol-
muştu. Kanaatkar kişilik yapımız da tasarruflu olmayı ko-
laylaştırmıştır.

Tasarruf, insanlan cimriliğe götürebilir. Fakat iki kav-
ram aynı şey değildir. Cimrilikte, yapılması gereken tüke-
tim yapılmaz. Cimrilik, tasarrufun derecesinin aşırı duru-
ma getirilmesidir.

Tasarrufun Tanımı

Tasarrufu, gereksiz tüketimin önlenmesi anlamına kulla-
nabiliriz. O zaman hangi durumlarda tüketim söz konusu-
dur?

a) Gelirin harcanması olarak tüketim,

b) Piyasada belli malların satın alınması olarak tüke-
tim,

c) Aile üyelerinin mallardan yararlanması olarak tüke-
tim.

Tüketim, daha çok bu üç açıdan söz konudur.

Tüketim Kavramı

Tüketimi, ekonomik mallardan özel yarar elde edilmesine
yönelik davranışlar olarak tanımlayabiliriz.

Tüketim, özde bireysel bir davranıştır. Gözlenen tüke-
tici davranışlarının arkasında psikolojik motifler vardır.
Kıtlık dönemlerinde tüketimin toplumsal önemi geri plana
itilir. Refah dönemlerinde ise ön plana çıkar. Tüketimin
artması sanayi toplumlarına özgüdür. Sanayileşme ile bir-
likte tüketime yönelme artar. Sanayi ötesi toplumlarda bu

Türk Ailesinde Tasarruf Anlayışı

149

:ğilim daha çok artmaktadır. Sanayi öncesi toplumlarda
se durum değişiktir. Yani tasarruf olgusu yöneten ve yö-
ıctilenler açısından farklılaşır.

Yağmacı toplumlarda devlet, halkı haraca keser. Hazır
nal, para alır. Hizmet alır. Bunlar yüksek bürokratlara
sağlanır. Savaş arttıkça ganimet artar. Böylece onlarda ta-
sarruf olgusu yoktur ve ayıptır. Tutumluluk halk sınıfla-
rında bir değerdir. Osmanlılarda tasarruflu adam cimri
idam sayılırdı.

Tüketici davranışı, birçok etmene bağlı olarak gerçek-
leşir. Örneğin:

a) Bireylerin gereksinimlerine.

b) Satın alma koşullarına bağlı bulunmaktadır (kişinin
gelir ve serveti).

c) Genel ekonomik durum (kişinin tüketim ve tasar-
ruf eğilimleri genel ekonomik durumdan etkilenir),
ç) Kişinin toplumsal konumu, rolleri.

d) Tüketicinin yaşı (genç kuşak daha çok tüketimde
bulunur).

e) Kişinin bulunduğu toplumsal çevre. Çevrenin belir-
lediği tüketim normları, kişi tarafından benimsenir. Birey
hangi toplumsal tabakaya mensup ise o tabakatan tüketim
normlanna sahip olur.

O Bireyin girmiş olduğu belli toplumsal gruplar da
kendilerine özgü tüketim alışkanlıklarına sahiptir.

işte yukarıda belirttiğimiz tüketici davranışları sanayi
toplumlarında daha çok görülür. Bu nedenle o toplumlara
"tüketici toplum" denmiştir. Şimdi bu kavramın özellikle-
rine değinelim.

Tüketim Toplumu

Günümüzde modern sanayi toplumlarında tüketim, bir
amaç olarak belirlenmiştir. Tüketim, bir dünya görüşü ol-

150

Türk Ailesi Antropolojisi

muştur. Özellikle tüketimi artırmak için özel stratejiler ge-
liştirilmiştir.

Örneğin Batı'da reklamcılık, tüm gücüyle tüketiciliğe
göre ayarlanmış olup, tüketiciyi borç almaya, borçlanma-
ya, aklına geleni satın almaya, "şimdi al, sonra öde" formü-
lünü benimsemeye ve bütün bunları, ekonominin çarkları-
nın dönmesini sağlayarak, ülkesine hizmet olarak yapmaya
teşvik etmektedir.

Tüketim yönünden tüketici toplumun geliştirdiği bazı
özellikleri şöylece belirtebiliriz:

a) insanları fazla tüketimde bulundurmaya yönelt-
mek. Örneğin kişinin bir ev ve arabası varsa, tatil evi ve
ikinci bir arabaya sahip olmaya yöneltmek gibi.

b) Bir kez kullanımlık üretime (kullan at tüketim biçi-
mi) yöneltmek.

Kâğıt peçeteler, mendiller, havlular, şişelerin tümü,
evlerde çabucak kullanılacak ve yok edilecektir. Isıtma
kaplarıyla satılan yiyeceklerin kapları bir kullanılışta atıla-
caktır. Japonya'da bez mendiller artık çağdışı sayılıyor.
Fransa'da bile kullanılıp atılan sigara çakmakları çok yay-
gındır. Pazara sürülen kâğıttan yapma giysiler de vardır.

c) Tüketim mallarının kullanım ömrünün planlanmış
olması. Kalite yönünden daha kısa kullanım süresi olan
mallar üretimi.

ç) Moda. Modaya uygun mal alınıp eskisi atılır.

d) Müşteri kredileri verilir.

e) Maddi mallara sahip olma isteği uyandırılır.

f) Yeni gereksinimler ortaya çıkarılır.

g) Eski mallar alınarak yenilerinin satılması teşvik edi-
lir.

h) Bir başka uygulama da genç yaştakileri tüketime yö-
neltmektir. Örneğin ABD'de gençlere 16 yaşında araba kul-
lanma ehliyeti verilmektedir. Oysaki ehliyet genellikle 18
yaşındakilere verilir. Pek çok araba üretimi yapılmaktadır.

Türk Ailesinde Tasarruf Anlayışı	151

Araba tüketimini artırmak için ehliyet alma yaşı 16'ya indi-
rilmiştir.

Din ve Tasarruf

Kapitalist ekonomik sistem, Alman sosyolog Max We-
ber'in tezine göre Protestan mezhebinden doğmuştur. Yani
din kurumu ekonomik bir sistemi yaratmıştır. Kapitalist
sistemin özelliklerinden birisi de çok çalışmak, çok kazan-
mak ve kazancını biriktirip tekrar yatırıma yönelmektir.
Ayrıca tasarruf etmek de yine sistemin özelliklerinden biri-
sidir, işte Protestan ahlakı da tasarruflu olmayı teşvik et-
miş ve fert için ölçülü bir yaşamı öngörmüştür.

islamiyet de tasarrufu teşvik etmiştir. A'raf, 31'de "Ye-
yiniz, içiniz, israf etmeyiniz" der. Yine Kuranıkerim, Enam
Suresi 141. ayette, "israf etmeyin, çünkü Allah israf eden-
leri sevmez" der.

Kültürümüzden Tasarruf Örnekleri

Kültürümüzde her zaman tasarruf örneklerini görmek ola-
naklıdır. Bu örnekler hem köy hem de kent yaşantısında
geçerlidir. Buraya, gelişigüzel seçtiğimiz belli başlı tasarruf
örneklerini aldık.

• Evlerde anneler çocuklarının elbiselerini saklayarak
daha sonra olan çocuklarına giydirirler.

• Pazarcılık geleneği kültürümüzde çok yaygındır.
Manava oranla daha ucuz yiyeceklerin satıldığı pazarlar
adeta tasarruf için kurulmuşlardır.

• Ekmeklerin çöpe atılmaması. Hatta birikmiş ekmek
kırıntıları ziyan olmasın diye ayrı bir "Tirit" yemeği yapı-
lır. Kıymalı, soğanlı çorba gibi su, doğranmış ekmeklerin
üstüne dökülür. Ekmeğin yere dökülmek istenmemesi
dinsel etkidir. Ayrıca bayat ekmeklerin içini ufalayarak

152

Türk Ailesi Antropolojisi

köfte yapmak bir başka örnektir.

• Elbiselere yama yapılırdı.

• Ayakkabılara pençe yaptırmak ve ayakkabıların bo-
yanması.

• Ulaşımda "dolmuşçuluk" geleneği bizim buluşu-
muzdur. Halkımız için tasarrufa olanak sağlayan özgün bir
Türk buluşudur.

• Pilav artıklarının dökülmeyip çorba olarak yeniden
değerlendirilmesi.

• Konserve yapmak yine özgün bir Türk kültürüdür.
Yiyeceklerin bol olduğu zamanlarda onların ziyan edilme-
mesi için atılmayıp başka zamanlarda kullanılmasının sağ-
lanması. Ayrıca yazdan kurutularak kışın tüketilen tüm yiye-
cekler de yine tasarruf örneklerindendir. Her türlü meyvele-
rin, sebzelerin kurutulması gibi. Pastırmacılık da yine göçe-
be kültürümüzden kalma konserve tipi yiyeceklerimizden-
dir. Pestil, salça, reçel, pekmez gibi değerlendirmeler aynı
biçimde tasarruf örnekleridir.

• Evlerde kâğıtları, kutuları, poşetleri biriktirip yeni-
den kullanmak.

• Elbiseleri tersyüz edip yeni bir elbise yapmak.

• Ev kadınının tutumlu olması benimsenir. Kocasının
israfa kaçan harcamalarım dengelemelidir, frenlemelidir.
Kültürümüzde gelin kaynana geçimsizliklerinin bir nedeni
de, gelinin müsrif olmasıdır. Kaynana, gelini bu hususta
eğitmeye çalışır. Gelin tutumlu ise, gerek yakın çevresinde
gerekse komşularmca takdir edilir ve övülür.

• Altın bilezik, beşibirlik vs. gibi ziynet eşyaları aynı
zamanda birer tasarruf simgesidirler. Gerektiğinde bozdu-
rup gereksinimlerini kolaylıkla karşılayabilirler. Bunlar ay-
nı zamanda kadının güvencesi sayılır.

• Yakacak odun, kömür gibi maddelerin idareli kulla-
nılması hem köylerimizde hem de kentlerimizde yaygın-
dır.

Türk Ailesinde Tasarruf Anlayışı

153

• Gecekondularda yaşayan halkımız tasarrufla, zor ge-
çim koşullarına dayanabilmektedirler.

• Köylümüz kesilen hayvanın her tarafını değerlendi-
rir (örneğin koyun).

• Sebzeler de çok amaçlı olarak kullanılabilmektedir.
Bir sebzenin çeşitli parçalanndan ayrı yiyecekler yapılması
gibi. Meyve sebze artıklarının hayvanlara verilmesi de ta-
sarruf örneğidir. Hatta bazılarının yakacak olarak kullanıl-
ması da söz konusudur.

• Gecekondu kadınının küçük bez parçalarını kesip
birbirine ekleyerek "çul kilim" yaptırması.

Kuşkusuz bunlar birkaç örnektir. Kimileri unutulmuş-
tur bile. Onları yeniden canlandırmak gerekmez. Bütün bu
örneklerin içinde din, gelenekler ve tarımsal ekonomik ya-
pının etkisini görmek mümkündür.

Tasarruf, halkbiliminin bir boyutu olan atasözlerimize
de yansımıştır.

Örnekler:

Ak akça kara gün içindir.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Damlaya damlaya göl olur.

Ayağını yorganına göre uzat.

Yuvayı dişi kuş yapar.

Çok arpa, atı çatlatır.

Hesapsız harcanan para, insanı düşürür dara.

Kuşkusuz halkımız bu ilkeleri kendine örnek olarak
almış ve gerçekleştirmiştir. Ama günümüzde tasarruf gele-
neğinden sapıldığım gösteren pek çok örnek verebiliriz.
Örneğin: bir gencin evinde arkadaşıyla uzun uzun telefon
konuşmaları, cenaze düğün vs. gibi törenlere gereğinden
fazla çiçek gönderilmesi, evlerde suyun, elektriğin israf de-
recesinde kullanılması, otobüs ya da dolmuş varken gerek-
siz yere taksiye binmek, kent kesiminde binaların elli se-
neyi doldurmadan 15-20 yılda yıkılarak servet kaybına yol

154

Türk Ailesi Antropolojisi

Türk Ailesinde Tasarruf Anlayışı

155

açılması, evde temizliği yapılabilecek her elbiseyi temizle-
yiciye vermek, çalışan kadınlarımızın işe giderken her gün
değişik bir elbise giyinmesi, lüks maddeler ithali vs. gibi.

Bu örnekleri dikkate alarak bir tasarruf eğitimine olan
gereksinimimiz ortadadır.

Tasarruf Eğitimi ve Eğitimde Tasarruf

Tasarrufu teşvik ve israftan kaçınma bir eğitim konusudur.
Her yerde her fırsatta tasarruf eğitimi yapılmalıdır. Örgün
eğitim programlarında da tasarruf konularına yer vermeli-
yiz.

Çocuğun tasarrufa yöneltilmesi, erken yaşlarda aile
içerisinde olmalıdır. Ana baba bu konuda çocuğa örnek ol-
malıdır.

Bir yazardan aldığımız şu örnek ilginçtir: "Yabancı ül-
kelerin birisinde hayır kurumlarına mensup bir heyet bir
milyonerden, dernekleri için yardım istemeye giderler.
Muhteşem apartmanında heyeti misafir eden zengin zatın
çocuğu, misafirlerin sigarasını yakmak için babasına yardı-
ma koşar. Fakat iyice dikkat etmediğinden ve acelesinden
birinci kibriti hiçbir sigara yakmadan söndürür. Bunu gö-
ren milyoner, çocuğun elinden kibrit kutusunu alarak onu
azarlar ve salondan çıkarır. Bir tek kibrit için çocuğunu
azarlayan milyonerden para alma ümitleri tamamen kırılan
heyetin başkanı, ziyaret nedenlerini kısaca anlatınca, zen-
gin, çek defterinin bir sahifesine oldukça kabarık bir ra-
kam yazar ve kendini bu hayır işinde akıllarına getirdikle-
rinden dolayı heyete teşekkürlerini de ekleyerek çeki verir.
Bir kibrit çöpü için çocuğuma yaptığım muamele ile bu
halim sizleri herhalde hayrete düşürmüştür. Fakat müsaa-
de ediniz de açıklayayım.

"Ben bir kibriti dahi boş yere sarf etmeden bugünkü
servetime ulaştım. Her zaman çocuklarıma da bunu hatır-

latmaktayım. Tutumlu olmazlarsa, kazandıklarını tutamaz-
larsa ve iyi kullanamazlarsa bu kadar çalışmaları boşa gi-
der" der.

Özellikle evlerde, çocuğa tutumlu olmanın yararlan,
israfın zararları kuramsal olarak anlatılmalı. Göstererek
yaşam deneyimleriyle ve davranışlarla ona malım, zamanı-
nı hesaplı kullanma alışkanlığı verilmelidir. O halde za-
man, para, eşya ve enerjiyi gereksiz yere harcamamayı kü-
çük yaşlarda öğretmeliyiz. Çocuk, evde, ailenin sınırlı bir
bütçesi olduğunu ve her istediğini gelişigüzel her zaman
satın alınamayacağını görmeli ve bilmelidir. Ana baba da
bu konuda birlikte anlaşmış olarak hareket etmeliler. Ço-
cuğa daha okula ilk kez giderken defterini, kitabını, kale-
mini, çantasını ve üst baş gibi tüm eşyalarını iyi kullanma-
sını öğretmemiz gerekir. Kitabını bir haftada kullanılamaz
hale getiren, defterinin yapraklarını gelişigüzel kopartan
çocukların ailelerine ek masraflar açmaları çevremizde çok
rastlanan olaylardır. Çocuğa eşyalarını kullanma zamanını
da ailede önermeliyiz. Çantasını en az iki yıl kullanması
gerektiğini belirtmeliyiz.

Tasarruf eğitiminin bir yönü de evde çocuğa bazı ona-
rım işlerini öğretmektir. Bir serbest zaman etkinliği olarak
evdeki eşyaları ufak tefek onarmayı öğrenen çocuk, ilerde
o işleri kendisi yaparak tasarruf edebilir. Evin badana işle-
rini yapan, ufak onarımları kendisi yapan aile üyeleri ol-
dukça tasarruf etmiş olurlar. Çocuk çarşı pazara götürele-
rek fiyatlar, tahminler, piyasa durumu hakkında bilgi
sahibi olarak tasarrufu yaşayarak öğrenir.

Verilen harçlığın da hesaplı kullanılması için ailenin
rehber olması, denetlemesi gerekir. Harçlığın harcanma bi-
çimi, miktarı konusunda aile dikkatli davranmalıdır.

Evdeki onarım işlerini daha çok erkekler yapmaktadır.
Fakat kadınlarımızın da bazı becerilerle donatılması evde
tasarrufu sağlar. Örneğin kültürümüzde her ev kadınının

156

Türk Ailesi Antropolojisi

dikiş dikmesi istenir. Çocuklarının ve kendisinin dikişleri-
ni diken bir anne, terzi ücretinden kurtularak aile bütçesi-
ne katkıda bulunur. Aynı biçimde evde bulunan çeşitli
parçalarla çocuklarına oyuncak yapan bir anne de hesaplı
davranma alışkanlığı elde etmiştir.

Çocuğun tasarruflu yetiştirilmesinde ailenin yanında
okulun da sorumluluğu vardır. Özellikle öğretmenin ço-
cuklarda bu zihniyetin yerleşmesine katkısı ve rolü yadsı-
namaz.

Öğrenciye kazandırılması gereken amaçlar kategori-
sinde onun tutumlu bir kimse olması istenmektedir. Bu
amaçla okullarımızda "Tutumluluk Haftası" düzenlenmek-
tedir (12-18 Aralık'ta). ilkokul, Ortaokul, Lise ve Dengi
Okullar Eğitici Çalışmalar Yönetmeliği 68. maddesi şöyle-
dir: "Öğrencilerimizi tutumlu davranmaya ve Türk Malı
kullanmaya alıştırarak milli kalkınmamıza katkıda bulun-
malarını sağlamak, ferdin ve toplumun refah ve mutlulu-
ğunu artırıcı alanlarda en etkili ve verimli yatırım yapma
bilincini ve gücünü kazandırmak amacıyla her okulda
"Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" düzenlenir. Bu
maksatla okullar dövizlerle donatılır, sergiler açılır, konuş-
ma, şiir, yazı, müzik, fotoğraf, film ve benzeri yollarla haf-
tanın anlamı ve önemi kavratılır" (M.E.B. Tebliğler Dergi-
si, 6 Haziran 1983).

Okullarda işbilgisi derslerini de çocuğun evde kendi
başına bazı eşyaları onarma becerisini kazandırma biçimi-
ne dönüştürmek gerekir.

Tasarruf eğitimini dar anlamda sadece okullarda ço-
cuklara değil, kitle iletişim araçlarıyla da yetişkinlerin eği-
timi biçiminde geniş kapsamlı olarak uygulamak gerekir.

SONUÇ

Tasarruf, benimsenmesi ve yaşatılması gereken bir değer-
dir.

Şimdiye kadarki açıklamalarımızda, kültürümüzde ta-
sarruf değerinin var olduğunu belirttik. Fakat günümüzde
bu değerin giderek sarsıldığını gözlemekteyiz. Niçin? Çün-
kü tüketim toplumunda yaşıyoruz. Fakat tüketim tolumu-
nun düzenini kabul etmek zorunda değiliz. Sanayi babala-
rının, reklam şirketlerinin yarattığı bu sistemi kabule
zorunlu muyuz? Kendi kendimize yeterli bir düzen kura-
maz mıyız? Tüketim toplumu, pek çok sakıncaları berabe-
rinde getirmiştir. Örnekler:

a) Çevrde kirlenmesi aşırı boyutlara ulaşmıştır.

b) Sınırlı hammadde kaynakları giderek azalmıştır.

c) insanlar geleceklerini düşünemez olmuşlardır.

ç) Savurganlık alışkanlıkları geliştirilmiştir.

O halde halkımızda var olan bu değeri pekiştirmeye
çalışmalıyız. Fakat iktidarların da bu değere sadık kalarak
kamu kesiminde tasarruf değerini gerçekleştirmeleri gere-
kir. Tüketimde aşırılıktan kaçınıp ölçülü olmak zorunda-
yız. Hükümetler kendileri savurgan olursa halkı bu değere
î) sadık kalamaz. Planlı kalkınma, aynı zamanda tasarruf ne-
deniyle ortaya çıkmış bir kalkınma biçimidir. Kamu hiz-
meti olarak standartlara uygun mallar üretmek de tasarru-
fu sağlayan bir başka husustur. Bu konudaki denetimi
sağlayan kamu kuruluşları da etkin bir duruma getirilmeli-
dir. Enerji tasarrufu yapan, su, elektrik, doğal kaynakları
rasyonel kullanan bir hükümet çağdaş bir hükümet de-
mektir.

Çağdaş devletler de tüketim toplumunun zararların-
dan etkilendikleri için; zamandan, insandan, mallardan ta-
sarruf etmeye başlamışlardır. Böylece refah ve mutluluğu
daha etkin olarak sağlamaya çalışmaktadırlar.

158

Türk Ailesi Antropolojisi

Son zamanlarda ülkemizde resmi çevrelerin konuya
önem vermeleri sevindirici bir husustur. Bu konuda aydın-
lar, hükümet, gönüllü kuruluşlar, eğitim kurumları hep
birlikte seferber olursak başarıya ulaşabiliriz.