Aynanın Diğer Tarafı

    Anlatılanlara bakılırsa, fen bilgisi öğretmenlerinin, örneklerini günlük hayattan değil de ders kitaplarından aldığı o geçmiş kötü günlerde, aynada elde edilen ters görüntü, derslerde ve sınavlarda çokça üzerinde durulan bir konuymuş.
    Sınavlarda öğrencilerden, bir nesnenin sol tarafının, aynada nasıl sağ tarafı gibi göründüğünü açıklamaları isteniyormuş. Aslında bu soruya yıllar boyunca çeşitli yanıtlar verilmişti ve konuyla ilgilenenlerin çoğu, sorunun barındırdığı mantık dışı şeylere kafa yormamıştı.
    Optik yasalarının yatay ve dikey doğrultuda değişmeyeceğini kabul etmek akla yakın bir şey olduğundan, zeki bir çocuk çıkıp, aynadaki görüntünün neden baş aşağı olmadığını da sorabilirdi pekâlâ. Sadece birkaç cüretkâr ders kitabı, aynada elde edilen ters görüntünün bir aldanma olduğunu kabul etmeye yanaştı, oysa kuşaklar boyunca öğrencilere bunun gerçek olduğu öğretildi.
    Bu aldanmayı ortadan kaldırmak için aynadaki görüntü ile ne demek istediğimizi düşünmemiz gerekiyor. Işık sert bir yüzeye, örneğin bir duvara çarptığında, büyük bir kısmı soğurulur (ve sonunda da ısıya dönüştürülür), geri kalanı ise, belirli bir doğrultuda olmasa da, yansıtılır. Çok parlak bir yüzey, örneğin bir ayna ise, ışığın çok az bir kısmını soğurur ve geri kalanını yansıtır, yansıma, duvarla karşılaştırıldığında daha düzenlidir.

    Bir aynanın ününde küçük hır ışık kaynağı, örneğin küçük bir ampul olduğunu düşünün. Işık kaynağından aynaya doğru, ışığın yayıldığı pek çok yönden yalnızca ikisini gösteren çizgiler (veya ışınlar) çizin. Bu ışınların her biri geri yansıtılır. Bir aynanın önemli özelliği, yansımanın simetrik olması, başka bir deyişle, yansıtılan ışının ayna ile yaptığı açının gelen ısının ayna ile yaptığı açıya eşit olmasıdır. Bu nedenle, yansıyan iki ışın (aynanın karşısından bakan birine) ampulün görüntüsünün oluştuğu yerden, yani aynanın arkasından bir yerden geliyormuş gibi görünür. Eukleides geometrisi konusunda bilgisi olanlar için, bir şey aynanın ne kadar uzağındaysa, görüntüsünün de aynanın o kadar gerisinde olacağını açıklamak güç değildir.
    Şimdi daha karmaşık bir şeyi ele alalım. Bir kağıt parçasına bir sözcük yazın, aynaya doğru tutun ve nasıl bir görüntünün oluştuğuna bakın. Sözcük tersten yazılmış gibi görünür ve okumak kolay olmaz. Bu değişikliğin aslında ayna ile bir ilgisi yok. Üzerine sözcük yazdığınız kâğıdı aynaya doğru tutarken 180 derece çevirdiğinizi unutmayın. Görüntünün ters görünmesinin nedeni budur. Daha önce yazdığınız sözcüğü bu kez saydam bir kâğıda yazın ve kâğıdı çevirmeden (sözcük size bakacak biçimde) aynaya tutun; aynada görünen sözcüğün yazdığınız sözcükle tıpatıp aynı olduğunu göreceksiniz.

    Yine de, aynanın önünde kravat bağlamaya çalışan insanlar, aynadaki görüntüde sağ ve sol taraf yer değiştirdiği için işin zorlaştığından yakınabilir. Gerçekte olan şey bu değil.
    Bir şey aynanın ne kadar uzağındaysa, aynadaki görüntüsünün de o kadar geride olduğunu görmüştük. Bir boy aynasının önünde durun ve görüntünün nasıl oluştuğuna bakın. Burun, çene ve ayak uçları (varsa kolunuzduki saat) aynaya en yakın şeylerdir ve bu yüzden, ters tarafta da olsa, görüntüleri de aynaya en yakındır. Kulaklar ve kollar biraz daha geridedir ve görüntüleri de bununla bağlantılı olarak aynadan daha uzaktır. Sol elinizi kaldırarak olursanız, aynada sol elinizin tam karşısında görünen el de kalkacaktır. Sağ elinizde bir yüzük varsa, yüzüğün görüntüsü yüzüğün tam karşısındaki bir noktada görünecektir.
    Öyleyse neden sağ ve sol tarafların yer değiştirdiğini düşünüyoruz? Aynanın kuzeye bakan bir duvarda olduğunu düşünelim. Yüzünüz aynaya dönük durduğunuzda, başınızın arkasından burnunuzun ucuna doğru çizilen bir çizgi kuzeyden güneye doğru uzanır. Oysa aynadaki görüntünüzde başınızın arkasından burnunuzun ucuna doğru çizilen bir çizgi güneyden kuzeye doğru uzanır.
    Yansımanın yaptığı şey aslında, aynaya dik bir çizgi üzerinde yer alan noktaların göreli konumlarını ters çevirmektir. Burnun yüzün ön tarafında bulunduğu herkesçe bilindiğinden, gözlerimiz ve beynimiz, görüntüyü, aynanın önündeki cisime karşı taraftan bakan bir insanmış gibi algılar. İki insanın el sıkışırken birbirlerine sağ ellerini çaprazlama uzattığı düşünülürse bu yanılsama daha iyi anlaşılır. Oysa aynadaki görüntünüzle el sıkışmak istediğinizde bunu yapmanız gerekmez; sadece sağ elinizi kaldırmanız ve aynaya yapıştırmanız yetecektir, görüntüdeki elin her noktada elinizle kavuştuğunu göreceksiniz.